888888

888888

Üye
13.08.2010
Astsubay
8.550
Hakkında

  • siyaset bilimi test soruları ve cevapları - bürokrası kavramı - demokrasi - siyaset bilimci1.) Gelişmiş ülkelerde bürokrasi kavramı yerine aşağıdakilerden hangisi gelişmiştir?

    A) Kurallar sistemi

    B) Bürokrasi

    C) Demokrasi

    D) Bürokratların diktatörlüğü

    E) Teknokrasi

    AÇIKLAMA: Gelişmiş ülkelerde bürokratların yerini teknokratlar almıştır.

    2.) Toplumlarda oluşan küçük yönetici grubunun zaman içinde bir oligarşi oluşturma eğiliminde olduğunu savunan kimdir?

    A) Dahl

    B) Thomas Hobbes

    C) Pareto

    D) Freud

    E) Rinechais

    AÇIKLAMA: Küçük yönetici grup bir süre sonra topluluk içinde oligarşiyi yaratır.

    3.) Çağdaş ordular güçlerini nereden alırlar?

    A) Silah – disiplinli örgütlenmesi

    B) Silah

    C) Sayıca çokluk

    D) İleri teknoloji

    E) Örgüt düzeyi – silah

    AÇIKLAMA: Çağdaş ordu gücünü silah gücünden ve disiplinli örgüt yapısındandır.

    4.) İdeolojiler ve dini görüşlerin sınıf çatışmaları sonucu ortaya çıktığını savunan düşünür kimdir?

    A) K. Marx

    B) Durkheim

    C) M. Weber

    D) Cmana

    E) Manheim

    AÇIKLAMA: Marx’a göre sınıf çatışmaları tarihin itici gücüdür. Ve dinide ideolojileri yaratan, çatışmadır.

    5.) Eski Türklerde gelişmiş bir ulus bilincinin bulunduğu ile ilgili en önemli kanıt nedir?

    A) Orhun anıtları

    B) Kutad gubilig

    C) Göktürk anıtları

    D) Tanzimat fermanı

    E) İslahat fermanı

    AÇIKLAMA: Orhun anıtları eski Türklerdeki ulus bilincinin kanıtıdır.

    6.) Ekonomiye karşı siyasetin önceliğin savunan, siyasetin ekonomiye yön verdiğini öne süren kuramların en önemlisi kime aittir?

    A) K. Marx

    B) R. Aron

    C) Manheim

    D) Mosca

    E) Prudhan

    AÇIKLAMA: R. Aron bu düşünceleri savunan kişidir.

    7.) Aşağıdakilerden hangisi Jean-Morie Domenach’a göre propagandanın kurallarından değildir?

    A) Basitleştirme ve tek düşman kuralı

    B) Tekrar kuralı

    C) Kabaca, genel ifadelerle anlatma kuralı

    D) Sevileni kullanma kuralı

    E) Bütünleşme kuralı

    AÇIKLAMA: Böyle bir kural yoktur.

    8.) Çağdaş siyasal propaganda tekniklerinin gelişmesinde en büyük katkıyı kim yapmıştır?

    A) Hitler ve Göbbels

    B) Hitler ve Kant

    C) Lenin ve Hitler

    D) Lenin

    E) Hitler

    AÇIKLAMA: Çağdaş siyasal propaganda tekniklerinin gelişiminde Hitler ve Göbbels’in katkıları büyüktür.

    9.) Aşağıdakilerden hangisi geri kalmış ülkelerin yapısal özelliklerinden değildir?

    A) Nüfus çoğunluğunun kırsal bölgede yaşaması

    B) Kitle iletişim araçlarının yetersizliği

    C) Eğitimin çok düşük düzeyde oluşu

    D) Dil birliği olmayışı

    E) Toplumsal örgütlenmenin güçlülüğü

    AÇIKLAMA: Tam tersi toplumsal örgütlenme zayıftır.

    10.) Ekonomik demokrasinin amacı aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Demokratik düşünceyi yaymak

    B) Verimliliği arttırmak ve yabancılaşmayı gidermek

    C) Siyasal partileri güçlendirmek

    D) Gelir farklılıklarını törpüleme

    E) Siyasi katılımı arttırmak

    AÇIKLAMA: Verimlilik artışını sağlamak ve yabancılaşmayı gidermek ekonomik demokrasinin amaçlarıdır.

    11.) Aşağıdakilerden hangisi sosyal demokrasi anlayışıyla bağdaşmaz?

    A) Çoğulcu demokrasi

    B) Sosyal devlet anlayışı

    C) Karma ekonomi anlayışı

    D) Sanayileşme ve kitle örgütlenmesi

    E) Kapitalist sınıfın gereksinmelerine yanıt verme eğilimi

    AÇIKLAMA: Bu ifade sosyal demokrasi ile bağdaşmayan bir özelliktir.

    12.) Dikta rejimlerini; sosyolojik diktatörlükler ve teknik diktatörlükler olarak ayıran kimdir?

    A) Lenin

    B) Cromwell

    C) Duverger

    D) Mills

    E) Kont

    AÇIKLAMA: Bu ayrımı Duverger yapmıştır.

    13.) İşçi sendikaları hangi baskı gruplarına en iyi örneği oluşturmaktadır?

    A) Otoriter baskı grupları

    B) Totaliter baskı grupları

    C) Kamusal baskı grupları

    D) Özel baskı grupları

    E) Kitle baskı grupları

    AÇIKLAMA: İşçi sendikaları kitle baskı gruplarına örnek teşkil etmektedir.

    14.) Baskı grubu oluşturma yoluna giden ilk partiler hangi partilerdir?

    A) Faşist partiler

    B) Kadro partileri

    C) Kitle partileri

    D) Sosyalist ve komünist partiler

    E) Totaliter partiler

    AÇIKLAMA: Baskı grubu oluşturma yoluna giden ilk partiler sosyalist ve komünist partilerdir.

    15.) Komünizme bakış açısı proleterya diktatörlüğündendir diyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Karl Marx

    B) Max Weber

    C) Duverger

    D) Rousseau

    E) Popper

    AÇIKLAMA: Bürokratların diktatörlüğünden bahseden Max Weber’dir.

    16.) “Toplumun uyumlu olması orkestra şefi görevini alacak siyasal şeçkinlerle mümkün olur” ifadesi hangi toplumbilimciye aittir?

    A) Riesman

    B) Dahl

    C) Sartori

    D) Aron

    E) Loswell

    AÇIKLAMA: Bu düşünce Laswell’e aittir.

    17.) Aydın seçkinlerin kısmen sınıfsız bir tabaka olduğundan bahseden toplumbilimci kimdir?

    A) Sartori

    B) Manheim

    C) Laswell

    D) Aron

    E) Mills

    AÇIKLAMA: Bu ifade Mannheim’a aittir.

    18.) “İnsan insanın kurdudur” ifadesi hangi toplumbilimciye aittir?

    A) Manheim

    B) Rousseau

    C) Hobbes

    D) Fromma

    E) Marx

    AÇIKLAMA: Bu ifade Habbes’e aittir.

    19.) Dinin toplumdan çok insanın birey olarak bazı ruhsal ihtiyaçlarını karşıladığı inancını taşıyan toplumbilimci aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Calwin

    B) Weber

    C) Marx

    D) Thomas

    E) Durkheim

    AÇIKLAMA: Bu inanç Weber’e aittir.

    20.) Toplum ve devlet yaşamının akla ve bilime dayatılması hangi kavramı ifade etmektedir?

    A) Siyaset

    B) Toplumsal sınıf

    C) Kültür

    D) Mezhep

    E) Laiklik

    AÇIKLAMA: Toplum ve devlet yaşamının akla ve bilime dayatılması laiklik kavramı ile açıklanır.

    21.) Kurduğumuz rejim kusursuz olduğu için, muhalefete gerek yoktur diyen ünlü siyasetçi kimdir?

    A) Fühler

    B) Hitler

    C) Mussolini

    D) Franco

    E) Lenin

    AÇIKLAMA: Bu ifade Mussolini’yey aittir.

    22.) Fransız, Amerikan ve Sovyet devrimlerini inceleyerek sonuçları belli noktada toplayan siyaset bilimci aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Tacqueville

    B) Brinton

    C) Decoufle

    D) Mosca

    E) Dahrendorf

    AÇIKLAMA: Amerikan, Sovyet ve Fransız devrimlerini inceleyerek sonuçları belli noktalarda toplayan siyaset bilinci Brinton’dur.

    23.) İçinde bulundukları toplumlardaki karar alma süreçlerinde önemli bir ağırlığa sahip olan kesim aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Aristokrat

    B) Kentsoylu

    C) Burjuva

    D) Seçkinler

    E) İşçi sınıfı

    AÇIKLAMA: Toplumlarda karar alma süreçlerinde önemli bir ağırlığa sahip olan kesim seçkinlerdir.

    24.) Siyasetin ekonomiye önceliğinin çok açık olduğunu savunan siyaset bilimci aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Rostow

    B) Dahrendorf

    C) Aron

    D) Pavlantzas

    E) Musca

    AÇIKLAMA: Siyasetin ekonomiye önceliğinin olduğunu belirten Aron’dır.

    25.) “Karşı devrim yıkmanın kendisinden başka bir şeyi yıkmaz” ifadesi hangi siyaset bilimciye aittir?

    A) Decoufle

    B) Mostre

    C) Manheim

    D) Arun

    E) Masco

    AÇIKLAMA: Bu ifade Mastre’e aittir.

    26.) Bir kanının halk arasında yayılmasını sağlamak baskı rejimlerinde mümkün olur ifadesi hangi siyaset bilimciye aittir?

    A) Muscona

    B) Sortori

    C) Michel

    D) Manheim

    E) Simon

    AÇIKLAMA: Bu ifade Sartori’ye aittir.

    27.) Tarihte ilk demokrasi nerede ortaya çıkmıştır?

    A) Roma

    B) Mısır

    C) Eski Yunan

    D) Sümer

    E) Mezopotamya

    AÇIKLAMA: Tarihte ilk demokrasi Eski Yunan da ortaya çıkmıştır.

    28.) Silah zoruyla ele geçirilen ve sömürge durumuna sokulan ülkelerdeki yönetim biçimi hangi çeşit dikta rejimine uygun düşmektedir?

    A) Teknik diktatörlük

    B) Faşist diktatörlük

    C) Sosyolojik diktatörlük

    D) Dure diktası

    E) Fühler diktası

    AÇIKLAMA: Bu örnek Teknik diktatörlük’e uygun düşmektedir.

    29.) Aşağıdakilerden hangisi geri kalmış ülke tek partilerinin özelliklerinden biri değildir?

    A) Parti içi demokrasinin olmaması

    B) Yaygın halk kitlelerine dayanmaya çalışması

    C) Önderin otoritesini güçlendirmek ve ona destek olma amacında olması

    D) Partideki değişmelerin tabandan değil tavandan kaynaklanan kararla sonucu ortaya çıkması

    E) Yapı olarak komünist ve faşist tek partiye yakın olması

    AÇIKLAMA: Geri kalmış ülkelerde tek partiler yaygın halk kitlelerine dayanmaya çalışmazlar.

    30.) Demokrasinin yaşama şansı az gelişmiş ülkelerde hangi toplumsal sınıfın güçlenmesine bağlıdır?

    A) Alt

    B) Orta

    C) Üst

    D) Emekçi

    E) İşçi

    AÇIKLAMA: Az gelişmiş ülkelerde orta sınıfın gelişmesi demokrasinin yaşama şansını arttırır.



    alıntı
#18.09.2011 02:32 0 0 0
  • aöf genel işletme test soruları ve cevapları - örgüt içi iletişim1.) Herhangi bir konuda çalışanları aydınlatmak amacıyla geniş bir dinleyici kitlesine sözlü bilgi akışını sağlayan araç aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Seminer

    B) Görüşme

    C) Toplantı

    D) Tanıtım

    E) Konferans

    AÇIKLAMA: Herhangi bir konuda çalışanları aydınlatmak amacıyla geniş bir dinleyici kitlesine sözlü bilgi akışını sağlayan araç konferanstır.

    2.) Aşağıdakilerden hangisi sözel olmayan iletişim araçlarından biri değildir?

    A) Baş hareketleri

    B) El hareketleri

    C) Ses tonu

    D) Gazeteler

    E) Giyim-kuşam

    AÇIKLAMA: Gazeteler, yazılı iletişim araçlarındandır.

    3.) Grup içinde bir role ve rol sahibine, gruba sağladığı katkının önemine göre verilen değere en ad verilir?

    A) Norm

    B) Statü

    C) Baskı

    D) Yetki

    E) Rol

    AÇIKLAMA: Grup içinde bir role ve rol sahibine, gruba sağladığı katkının önemine göre verilen değere statü denir.

    4.) Üyelerin fazla benzer özelliklere sahip olmadığı gruplar aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Heterojen gruplar

    B) Homojen gruplar

    C) İkincil gruplar

    D) Üyelik grupları

    E) Çıkar grupları

    AÇIKLAMA: Üyelerin fazla benzer özelliklere sahip olmadığı gruplar heterojen gruplardır.

    5.) Aşağıdakilerden hangisi iletişim sürecinde, kişisel engellerden biri değildir?

    A) Alıcının hisleri

    B) Alıcının duyguları

    C) Alıcının ön yargıları

    D) Alıcının değer yarıgıları

    E) Bireyin ekonomik durumları

    AÇIKLAMA: Bireyin ekonomik durumları, iletişim sürecinde kişisel engellerden biri değildir.

    6.) Bir kişinin amirine onur duymak istediklerini aktarması örneğinde olduğu gibi bilginin bilinçli olarak değiştirilmesi, organizasyonlarda ne tür bir iletişim engelidir?

    A) Süzgeçten geçirme

    B) Kanalların karışıklığı

    C) Organizasyonel ortam

    D) Aşırı bilgi yükü

    E) Algıda seçicilik

    AÇIKLAMA: Bir kişinin amirine onur duymak istediklerini aktarması örneğinde olduğu gibi bilginin bilinçli olarak değiştirilmesi, organizasyonlarda süzgeçten geçirme türü bir iletişim engelidir.

    7.) Aşağıdaki sunuşa hazırlık aşamalarından hangisine sunuşun kimlere yapılacağı unsuru üzerinde durulur?

    A) Amacın belirlenmesi

    B) Bilgi toplanması

    C) Konunun planlanması

    D) Görsel-işitsel malzemenin hazırlanması

    E) Sunuş yapılacak yerin düzenlenmesi

    AÇIKLAMA: Amacın belirlenmesi aşamasında sunuşun kime yapılacağı unsuru üzerinde durulur.

    8.) Bir insanın bir dakikadaki dinleme kapasitesi ortalama kaç sözcüktür?

    A) 250

    B) 500

    C) 750

    D) 1000

    E) 1250

    AÇIKLAMA: Bir insanın bir dakikadaki dinleme kapasitesi ortalama 1000 sözcüktür.

    9.) Aşağıdakilerden hangisi toplantı yerinin belirlenmesi ve hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken düzenlemelerden biri değildir?

    A) Toplantı yerinde koyu renklerin kullanılması

    B) Toplantı yerinin akustik açıdan iyi ayarlanması

    C) Toplantı yerinin gürültüden uzak olması

    D) Toplantı yerinde oturma biçimlerine dikkat edilmesi

    E) Toplantı yerinin gürültüden uzak olması

    AÇIKLAMA: Toplantı yerinde açık renkler tercih edilmelidir.

    10.) Bir organizasyonda aşağıdaki durumların hangisinde toplantı yapılmasına gerek vardır?

    A) Bir olayın açıklığa kavuşturulmasının istenmesi

    B) Tartışmaya değer bir konunun olmaması

    C) Verilerin yetersiz olması

    D) İyi hazırlık yapılmaması

    E) Konunun kısa bir notla halledilmesi

    AÇIKLAMA: Bir olayın açıklığa kavuşturulmasının istenmesi ile toplantı yapılır.

    11.) Aşağıdaki toplantı türlerinden hangisinin amacı, organizasyonun politika ve programlarını ilgili kişilere aktarmak ve programda değişiklik varsa katılanlara bilgi vermektir?

    A) Odak grup toplantısı

    B) Sorun çözme toplantıları

    C) Rapor ve bilgi sunma toplantıları

    D) Bilgi sunma toplantıları

    E) Tepki ve değerlendirme toplantıları

    AÇIKLAMA: Rapor ve bilgi sunma toplantılarının amacı, organizasyonun politika ve programlarını ilgili kişilere aktarmak ve programda değişiklik varsa katılanlara bilgi vermektir.

    12.) Bir işletme, yeni bir iş ya da yatırıma girişmeden önce, bu yatırımın yapılabileceğini, uygunluğunu ve karlılığını tahmin amacıyla hangi tür raporu hazırlatabilir?

    A) Fizibilite raporu

    B) Danışmanlık raporu

    C) Gelişme raporu

    D) Teklif raporu

    E) Yıllık faaliyet raporu

    AÇIKLAMA: Bir işletme, yeni bir iş ya da yatırıma girişmeden önce, bu yatırımın yapılabileceğini, uygunluğunu ve karlılığını tahmin amacıyla Fizibilite raporu hazırlatabilir.

    13.) Aşağıdakilerden hangisi iyi bir rapor yazmayı kolaylaştıran unsurlardan biridir?

    A) Aşırı iş yükü

    B) Ekip çalışmasının olmaması

    C) Bilgi kaynaklarının yeterli olması

    D) Amacın belirgin olmaması

    E) Kullanılan dile yeterince hakim olmaması

    AÇIKLAMA: Bilgi kaynaklarının yeterli olması, iyi bir rapor yazmayı kolaylaştıran unsurlardan biridir.

    14.) Aşağıdakilerden hangisi biçimsel olmayan gruplardır?

    A) Çıkar grupları

    B) Görev grupları

    C) Emir komuta grupları

    D) Üyelik grupları

    E) Danışma grupları

    AÇIKLAMA: Çıkar grupları biçimsel olmayan gruplardandır.

    15.) Grupların oluşum aşamaları aşağıdakilerden hangisi değildir?

    A) Karşılıklı kabul

    B) İletişim ve karar verme

    C) Motivasyon ve üretkenlik

    D) Organizasyon ve kontrol

    E) Emir – komuta zincirinin oluşması

    AÇIKLAMA: Emir – komuta zinciri grupların oluşum aşamalarından biri değildir.

    16.) Aşağıdaki iletişim şebekelerinden hangisi merkezkaç iletişim şebekelerindendir?

    A) Tekerlek tipi – Y tipi

    B) Tekerlek tipi – Zincir tipi

    C) Daire – Tüm kanal

    D) Y tipi – Daire

    E) Tüm kanal – Zincir tipi

    AÇIKLAMA: Daire ve Tüm kanal tipi iletişim şebekeleri merkezkaç iletişim şebekelerindendir.

    17.) Aşağıdakilerden hangisi iletişimi iyileştirmenin yollarından biri değildir?

    A) Geriye bilgi akışı

    B) Süzgeçten geçirme

    C) Alıcının dünyasına karşı duyarlılık

    D) Tekrar

    E) Dilin sadeleştirilmesi

    AÇIKLAMA: Süzgeçten geçirme organizasyonlarda iletişimi etkileyen faktörlerdendir.

    18.) Ortalama bir insanda, 1 dakikada dinleme kapasitesi aşağıdakilerden hangisidir?

    A) 2000 sözcük

    B) 1500 sözcük

    C) 1000 sözcük

    D) 500 sözcük

    E) 100 sözcük

    AÇIKLAMA: Dakikada dinleme kapasitesi 1000 sözcüktür.

    19.) Etkin dinleme yolları aşağıdakilerden hangisi değildir?

    A) Konuşmacıyı rahatlatmak

    B) Konuşmacılara anlayış göstermek

    C) Soru sormak

    D) Konuşmayı kesmek

    E) Göz temasını sürdürmek

    AÇIKLAMA: Göz teması sunuşla ilgili bir kavramdır.

    20.) Aşağıdakilerden hangisi konusuna tarzıyla ilgili değildir?

    A) Ses tonu

    B) Konuşma hızı

    C) Sözcük seçimi

    D) Jestler

    E) Cümle yapısı

    AÇIKLAMA: Kesintileri önleme, sorular ve cevaplarla ilgilidir.

    21.) Konunun planlanması safhasını iyi bir biçimde geçmek, konuşmacıya aşağıdakilerden hangisini kazandırır?

    A) Konya hakim olmayı

    B) Jest ve mimikleri kullanmayı

    C) Ses tonunu kullanmayı

    D) Konunun özümsenmesini

    E) Beden duruşunu

    AÇIKLAMA: Konunun özümsenmesini kazandırır.

    22.) Bir işletmede almış oldukları kararların sonuçlarının ne olacağını ve nasıl tepki göreceğini anlamak için düzenlenen toplantılara ne ad verilir?

    A) Karar verme toplantıları

    B) Sorun çözme toplantıları

    C) Bilgi sunma toplantıları

    D) Tepki ve değerlendirme toplantıları

    E) Bileşik toplantılar

    AÇIKLAMA: Tepki ve değerlendirme toplantıları.

    23.) Aşağıdakilerden hangisi etkileşimci bir toplantıdaki temel rollerden değildir?

    A) Yönetici

    B) Servis elemanları

    C) Aracı

    D) Kayıt tutucu

    E) Grup üyeleri

    AÇIKLAMA: Servis elemanları toplantılarda yer olan temel rollerden değildir.

    24.) Toplantı yöneticisi, çok konuşan bir katılmaya karşı nasıl bir yol izlenmelidir?

    A) Kolay sorular yöneltilmelidir.

    B) Yaptığı ise yönelik sorular yönetilmelidir.

    C) İstekleri doğrultusunda sorular yöneltilmelidir.

    D) Saygılı davranarak, kendisini kırmadan konuşmasını kesmeye çalışmalıdır.

    E) Tartışmaya yapacağı katkı için imkan tanınmasına çalışılmalıdır.

    AÇIKLAMA: Saygılı davranarak, kendisini kırmadan konuşmasını kesmeye çalışılmalıdır.

    25.) Aşağıdakilerden hangisi raporun amaçlarından biri değildir?

    A) Bilgi vermek

    B) Muhatabı etkilemek

    C) Rakiplere sunmak

    D) Kayda geçirmek

    E) Bilgiyi sağlamak

    AÇIKLAMA: Rakiplere sunmak, raporun amaçlarından biri değildir.

    26.) Organizasyon içinde yer alan işgörenler, yöneticiler, danışmanlar ile organizasyon dışı (danışman) kişi veya kuruluşlarca hazırlanan raporlara ne ad verilir?

    A) Analiz raporları

    B) Bilgi veren raporlar

    C) İkna edici raporlar

    D) Üretim raporları

    E) Pazarlama raporları

    AÇIKLAMA: Bilgi veren raporlar.

    27.) Aşağıdaki rapor türlerinden hangisi hedef kitlesine göre raporlardandır?

    A) Araştırma geliştirme raporları

    B) Yönetim organizasyon raporları

    C) İstisnai raporları

    D) Analiz raporlar

    E) Organizasyon dışına yönelik raporlar

    AÇIKLAMA: Denetim raporlarıdır.

    28.) İlgili yasal düzenlemeler gereği “yetkili” denetçilerce gerçekleştirilen mali ve idari incelemelerin sonuçlarının yer aldığı raporlara ne ad verilir?

    A) Denetim raporları

    B) İsteğe bağlı ve zorunlu raporlar

    C) Gelişme raporları

    D) Danışmanlık raporları

    E) Yıllık faaliyet raporları

    AÇIKLAMA: Denetim raporlarıdır.

    29.) Organizasyonlarda bireylerin rapor hazırlama ve sunma nedenleri aşağıdakilerden hangisi değildir?

    A) Üstlerinden, bir rapor hazırlamaları yönünde bir emir, talep ve ya isteğin gelmesi

    B) Bir ihtiyacın, gerekliliğin, bir talebin veya isteğin var olması

    C) Belirli raporları hazırlama ve sunmanın bireylerin görevlerinin bir parçası olması

    D) Verilerin toplanması

    E) Kişilerin, kendilerinin rapor hazırlama ve sunma ihtiyacı veya isteği duymaları

    AÇIKLAMA: Verilerin toplanması rapor hazırlama süreci ile ilgilidir.

    30.) İyi bir rapor yazmayı engelleyen etmenler aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Ne istendiğinin tam olarak anlatılmaması

    B) Uygun uslüp

    C) Olumsuz çevre koşulları

    D) Aşırı iş yükü

    E) Dile hakimiyet derecesi

    AÇIKLAMA: Uygun üslup raporun taşıması, gereken etmenlerdendir.

    alıntı
#18.09.2011 02:23 0 0 0
  • kukuk dersi konuları - danıştay - sayıştay - askeri yüksek mahkeme - idari yargıda dava türleriDANIŞTAY :
    Temyiz yeri olarak ilk derece idari ve vergi mahkemelerinin nihai olarak verdikleri ve aleyhine itiraz yolu ile bölge idare mahkemesine gidilemeyen ve danıştayın ilk derece mahkeme olarak verdikleri nihai kararları inceler ve karar bağlar.
    İlk derece mahkemesi olarak belirlenen konularda iptal ve tam yargu davalarını karara bağlar.
    Uyuşmazlık yeri olarak idari yargı yerleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözümler.
    Danıştay gerektiğinde ihtihatı birleştirme kararları alır.

    BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ
    İdari ve vergi mahkemelerinde tek hakim tarafından verilen kararları itiraz üzerine inceler ve karara bağlar.
    Yargı çevresinde idari ve vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözümler.
    Diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirir.

    İDARİ VE VERGİ MAHKEMELERİ

    İdari mahkemeleri; vergi mahkemelerinin görevlerine giren konularda ilk derece mahkemesi olarak danıştayda çözümlenecek olanlar dışında iptal ve tam yargı davalarını çözer.
    Vergi mahkemeleri vergi resim, harç, vb. Diğer mali yükümlülükler ve bunlara ait zam ve cezalara ilişkin AATUK un uygulanmasına ilişkin davaları çözümler.

    ASKERİ YÜKSEK MAHKEME

    Asker kişileri ilğilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. İlğili kişinin asker olma şartı aranmaz.
    SAYIŞTAY

    Özel bir yagı yeridir. Sayman hesaplarını yargılayan hesap mahkemesidir. Sayıştayın kesin hükümlerine karşı idari yargı yoluna gidilemez.


    İDARİ YARGIDA DAVA TÜRLERİ

    İPTAL DAVASI : idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden dolayı hukuka aykırı olduklarından için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılır.
    Özellilleri.

    hukuka aykırılık durumda açılır.
    davanın açılması için menfaatin zarar görmesi yeterlidir.
    idarenin tek yanlı ve yürütülmesi gerekli işlemleri iptal davasının konusuna girer.
    ital davası ile sadece işlemin iptali sağlanır. Yerine uyghun olan konulmaz.
    dava sonucunda iptal kararından sadece davalı değil bu kararla ilğili olanlar da yararlanır.

    İptal davasının ön koşulları

    görevli yarı yerinde açılmış olmalıdır.
    uyuşmazlık konu bakımından dava edilebilecek nitelikte olmalıdır. İptal davasının açılabilmesi için ortada bir idari işlemin olması ve idari başvuru yöntemlerinin tüketilmiş olması gerekir.
    davacını menfaatinin ihlal edilmiş olmalıdır.
    ortada bir davalı olmalıdır. Davalı daima idaredir.
    dava açma süresine uyulmalıdır. Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün vergi mahkemelerinde 30 gündür.
    davanın yasanın öngördüğü biçim kurallarına göre açılması gerekir.

    İptal nedenleri : yetki, şekil sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırılık dolayısıyla iptal edilebilir.

    TAM YARGI DAVASI

    İdari işlemlerden, idari eylemlerden ve idari sözleşmelerden doğan hak ihlali ile ilğili davalar girer.

    Tam yargı davası ile iptal davası arasındaki en büyük benzerlik hakkın ihlalidir.

    Tam yargı davası ile iptal davası arasındaki farklılıklar.

    iptal davasında konu sadece idari işlemlerdir, tam yargı davasında idari işlem, idari eylem ve idari sözleşmeler konu olur.
    iptal işleminde idari işlemin iptalı istenir, tam yargı davasında davacıya bir hakkın yerine getirilmesi, saldırının durdurulması, eski durumun yerine getirilmesi veya uğranılan zazarın tazmini imkanı tanınır.
    iptal davasının doğurduğu sonuçlardan taraflar dışında ilğili diğer kişilerde yararlanırken tam yargı davasında sadece taraflar yararlanır.

    İlamsız icra : para ve teminat alacakları için sözkonusu olur. Alacaklı doğrudan mahkeme ilamına gerek kalmaksızın icra dairesine başvurarak ilamsız icra yuluyla takibe başlar. Ancak bunun başarılı olması için borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi gerekir. Ödeme emrine itiraz ederse alacaklının dava açmaktan başka çaresi yoktur.

    İlamlı icra : konusu para ve paradan başka şeyler olan alacakların cebri icra yoluyla takip edilebilmesi için, mahkeme ilamına gerek vardır. Bu tür alacakların ilamsız icra yoluyla takibi mümkün değildir.

    Genel haciz yolu : rehinle temşn edilmiş ve bir kambiyo senedinede dayanmayan, bütün para ve teminat alacakları için baş vurulabilen bir ilamsız icra yoludur. Genel hacız yolunun iki aşaması vardır.

    1) Takip talebi:
    2) Ödeme emri ve kesinleşmesi: ödeme emrine itiraz sebepleri; borca itiraz veya imzaya itirazdır. Bunun üzerine icra takibinde itirazın giderilmesi için alacaklı harekete geçer. Burada alacaklının iki imkanı vardır.itirazın iptal davası veya itirazın icra tetkik merciince kaldırılması. Bu nedenle itiraz kaldırılırsa ödeme emri kesinleşir.
    3) Haciz:
    4) Paraya çevirme satış:

    İHTİYATI HACİZ : alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak amacıyla mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyatı haciz konulduktak sonra ilamsız icra takibi yapılır. Açılan dava kazanılır veya ilamsız icra kesinleşirse ihtiyaten haczedilen mallar paraya çevrilerek alacak tahsil edilmiş olur. Bunun için alacağın muaccel olması gerekir. Eğer alacak muaccel değilse kural olarak ihtiyatı haciz konulamaz. Ancak şu durumlarda alacak muaccel olmasada ihtiyatı haciz konulur.

    borçlunun belli bir ikametgahının bulunmadığı
    borçlunun borçlarından kurtulmak için mallarını gizlemeye kaçırmaya hazırlandığı veya borçlunun kendisinin kaçmaya hazırlandığı anlaşılırsa.


    HİZMET AKDİ SÖZLEŞME TÜRLERİ

    sürekli ve süreksiz işlerdeki hizmet akitleri : ( 30 gün)
    belirli süreli ve belirsiz süreli hizmet akitleri
    deneme süreli hizmet akitleri
    takım sözleşmesi ile oluşan hizmet akitleri

    Hizmet akdi sözleşme sınırlamaları

    hizmet akdi yapma yasakları : çocuk ve kadınların bazı işlerde çalışmaları
    hizmet akdi yapma zorunluluğu: eski hükümlü, sakat , askeri ve kanuni işten dolayı işten ayrılanlar tekrar işe alınmak zorundadır


    alıntı
#16.09.2011 21:05 0 0 0
  • ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması - ticari defterlerin sahibi lehine delil olması - şirketler hukuku - kollektif şirketler - komandit şirketlerTicari defterlerin sahibi aleyhine delil olması : taraflardan biri iddiasını sadece karşı tarafın defterleri ile ispat etmek istediğini öne sürerse bu durumda bazı şartların varlığı halinde ticari defterler sahibi aleyhine delil olur. Ancak bunun için karşı tarafın tacir olması gerekir.

    Mahkeme iddiaa sahibine iddiasının sıhhati hakkında yemin verir. Eğer karşı taraf ibrazdan kaçınırsa mahkeme bu yeminle bağlıdır. Eğer karşı taraf defterlerini ibraz ederse, bu durumda iki ihtimal vardır birincisi iddia hakkında hiçbir kayıt yoksa, iddia sahibi iddiasını başka delillerle kanıtlayamaz. İkinci iddia hakkında kayıt varsa, burada sahibi aleyhine ve lehine olan kayıtlar kanuna uygun tutulmasa bile kesin delil sayılır.

    Ticari defterlerin sahibi lehine delil olması : kural olarak bu mümkün değildir. Ancak bazı kuralların varlığı ile defterler sahibi lehine delil sayılır. Bunlar

    heriki taraf tacir olmalıdır.
    Uyuşmazlık her iki tarafın defterlerine geçmesi gereken ticari işten kaynaklanmalıdır.
    Ticari defterler kanuna uygun tutulmalıdır.
    Defter kayıtları birbirini doğrulamalıdır.
    Karşı taraf ileri sürülen iddiayı kendi defterleri veya diğer geçerli kanıtlarla çürütmemiş olmalıdır.
    Defter sahibi yemin etmiş olmalıdır.

    ŞİRKETLER HUKUKU

    Ticaret şirketleri iki grupta toplanır.

    şahıs şirketleri : kollektif ve adi komandit şirketlerdir. Bu şirketleede işler karşılık güven üzerine bizzat ortaklar tarafından yürütülür. Ve ortaklar üçüncü kişilere karşı tüm mal varlıkları ile sorumludur.
    Sermaye şirketleri : bu şirketlerde ortaklar ikinci plandadır bu şirketlet A.Ş.-LTD. VE Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketlerdir.

    KOLLEKTİF ŞİRKETLER:

    bir ticari işletmeyi bir ticaret ünvanı altında işletmek amacıyla kurulan ve ortaklardan hiç birinin alacakları şirket alacaklarına göre sınırlandırılmamış olan şirkettir.başlıca unsurları şunlarıdır.

    ticari işletme amacı
    ticaret ünvanı varlığı
    ortakların şirket alacaklarına karşı sınırsız sorumluluğu

    ortaklardan her biri ayrı ayrı idare yetkisine sahiptir. Ancak bu hak ansözleşme ile ortaklardan birine veya birkaçına verilebilir. Ancak şirket konusuna girmeyen işlerde fevkalede işlem ve işlerin yapılması için tüm ortakların ittifakı şarttır. Şirket ortakları şirket alacaklarına karşı müteselsilen ve bütün malları ile sınırsız sorumludurlar. Şirket borçlarından birinci derecede şirket borçludur. Ortaklar ikinci planda kalmaktadırlar.

    KOMANDİT ŞİRKETLER:

    ticari bir işletmeyi bir ticaret ünvanı altında işletmet amacıyla kurulan ve şirket alacaklarına karşı ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlandırılmamış ve diğer ortak ve ortakların sorumluluğu belli bir sermaye ile sınırlandırılmış olan şirkettir. Sorumluluğu sınırlandırılmamış olan ortaklara komadite sınırlandırılmış olan ortağa kamanditer ortak denir. Komandite ortakların gerçek kişi olmaları şarttır. Özel hükümler hariç kollektif şirketlerle ilişkin hükümler uygulanır.

    ANONİM ŞRKETLER :

    bir ünvana sahip esas sermayesi muayyen ve paylara bölünmüş ve borçlarından dolayı yanlız malvarlığı ile sorumlu bulunan şirkettir. Ortaklar sermaye payları oranında sorumluluk sahibidir. Pay sahipliği kolayca devredilebilir. Yönetim bir veya birkaç kişiye bırakılabilir. Başlıca özellikleri şunlardır.

    Şirketin amaç ve konusu ekonomik olmalıdır. Ve şirket anasözleşmesinde açıkca belirtilmelidir.

    Sermayesi muayyen ve paylara bölünmüştür. Şirket ortaklarının paylarını temsil etmek için ortaklara hisse senedi verilir.

    Şirketin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu malvarlığı ile sınırlıdır. Ortakların sorumluluğu ise sermaye payları oranındadır.


    Anonim şirketler iki şekilde kurulurlar. Ani kuruluşta şirket ortakları sermayenin tamamını taahhüt etmesiyle olur. Tedrici kuruluşta ise bir kısım payların ortaklar tarafında taahhüt edilmesiyle geri kalan kısım içinse halka müracaatla olur. Anonim şirketin kurulması için en az 5 ortağın olması gerekir.

    A.Ş kuruluş aşamaları

    Anasözleşmenin hazırlanması ve notere tasdik ettirilmesi
    Sanayi ve ticaret bakanlığına başvurarak izin alınması
    Kuruluşun ticaret siciline tescili ve ilanı


    alıntı
#16.09.2011 20:59 0 0 0
  • hukuk ders notları - hukuk davaları - haksız rekabet davaları - haksız rekabet davaları kimlere açılırAldatıcı hareket ve iyiniyet kurallarına aykırı diğer davranışlarla ekonomik yarışmanın her türlü kötüye kullanılmasıdır. İyiniyet kurallarına aykırı davranışlar, şunlardır.

    Başkalarının mallarını, iş ürünlerini faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı vfeya gereksiz yere inciltici beyanlarla kötülemek.

    Başkalarının ahlaki ve mali durumları hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak.

    kendi mali ve ahlaki durumu hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgi vererek üstünlük sağlamak.

    paye. Şahadetname veya mükafat almış gibi davranma veya buna müsait olan yanlış unvan yahut mesleki adlar kullanmak.

    iltibasa meydan verecek malları satışa sunmak, elinde bulundurmak, yada bu suretle ad, marka, ünvan ve işaretler kullanmak.

    üçüncü kişilere menfaat sağlayarak onları kandırmak ve rakipler hakkında imalaat ve ticaret sırlarını öğrenmek.

    kötüniyetle elde ettiği imalaat ve ticaret sırlarından yararlanmak ve onları başkalarına yaymak.

    iyiniyet sahibi kişileri yanıltacak tarzda gerçeğe aykırı şehadetnameler vermek

    rakipler hakkında geçerli olan ve yasalarla belirlenmiş olan iş hayatı koşullarına uymamak.

    HAKSIZ REKABET DAVALARI

    Hukuk davaları
    fiilin haksız olup olmadığının tesbit davası
    Haksız rekabetin meni davası
    maddi tazminat davası
    manevi tazminat davası
    ceza davalarıda açılabilir.

    Hukuk davalarında taraflar. Haksız rekabet dolayısı ile dava açabilecek kişiler şunlardır.

    haksız rekabet dolayısı ile ekonomik menfaatler zarar gören yada zarar görme tehlikesi içinde bulunanlar.rakipler

    Haksız rekabet dolayısı ile ekonomik menfaatleri zarar gören Müşteriler
    tazminat davaları haricindeki davalar için üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili olan mesleki ve ekonomik birlikler.

    Haksız rekabet davalarının açılabileceği kimseler

    Haksız rekabet fiilini işleyenlere

    Haksız rekabet fiilini işleyenler mustahdem veya işgörenler tarafından işlenmişse istihdam edenlere karşı ( tazminat davası hariç)

    Haksız rekabet basın yolu ile işlenmişse yazıyı yazana yada ilan edene karşı açılır ( tazminat davası hariç )

    Haksız rekabet davalarında zamanaşımı süresi 3 yıldır ancak ceza davalarında yasa daha uzun bir süre belirlemişse buna uyulur.


    alıntı
#16.09.2011 20:53 0 0 0
  • ticari işletmeler - ticaret sicili nizamnamesi - ticari işletmenin unsurları - tacir olma unsurlarıTicaret sicili nizamnamesine göre ticari işletmenin unsurları:

    Gelir sağlamanın amaç edinilmesi
    Faaliyetlerinin devamlılık arzetmesi
    Esnaf faaliyetlerinin sınırının aşılması
    Faaliyetlerinin bağımsız olması

    TK’na göre şunlar ticari işletme sayılır.

    Ticarethane
    Fabrika
    Ticari şekilde işletilen ve faaliyetleri esnaf sınırları aşan diğer müesseseler.

    Ticari işletmenin merkezi idari ve ticari faaliyetlerinin yürütüldüğü yerdir. Şubenin ise belli başlı unsurları şunlardır.

    Şube merkezle aynı ve gerçek tüzel kişiliğe sahip olmalıdır.
    Şube iç ilişkilerinde merkeze bağlıdır.
    Şube dış ilişkilerinde bağımsızdır.
    Şube ile merkez arasında mutlaka mekan farklılığı vardır.

    Şube olmanın hukuki sonuçları şunlardır.

    Her şube kendi merkezinin ünvanını şube olduğunu belirterek kullanır.
    Merkezi Türkiyede bulunan şubeler de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olur.
    Her şube ticaret ve sanayi odasına kaydolur.
    Şubenin taahhütleri açısından şubenin bulunduğu yer ifa yeri sayılır ve burada dava açılır.

    TACİR: bir ticari işletmeyi kısmende olsa kendi adına işleten kimsedir. Tacir olmanın başlıca unsurları şunlardır.

    Bir ticari işletmenin varlığı: Ancak kanun bazı durumlarda üçüncü kişilerin korunması açısından ticari işletmesi olmayan kimseleri de tacir gibi sorumlu tutar.
    Ticari işletmenin işletilmesi: işletmenin kurulup açıldığı ilan yolu ile veya ticaret siciline kayıt ile ilan etmiş kişi tacir sayılır.
    Ticari işletmenin kısmende olsa o kişi adına işletilmesi: kanuni temsilciler tacir sayılmaz. Tacir sıfatı temsil edilen kişinindir. Ancak cezai sorumluluk kanuni temsilciye aittir.

    TACİR OLMANIN SONUÇLARI

    İflas tabi olmak
    Ticaret ünvanı kullanma zorunluluğu
    Tescil zorunluluğu
    Ticari defter tutma zorunluluğu
    Basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü
    Tacirler arasında ihtar ve ihbarların şekle bağlı olması
    Ticaret karinesi
    Ücret ve faiz isteme hakkı
    Fatura ve teyit mektubu
    Ücret ve cezanın indirilmesini isteme hakkının olmayışı
    Tacirler hakkında ticari örf ve adet kurallarının uygulanması

    TESCİL: kural olarak talep üzerine yapılır. Tescil talebi, ilğililer veya temsilcileri yahut hukuki halefleri tarafından yetkili sicil memurluğuna yapılır. Tescil talebi dilekçe ile olur. Tescil talep süresi onbeş gündür. Ticaret sicil memurluğunun yetki çevresi sınırları dışında oturanlar için 1 aydır.

    Sicil memurun görevleri: tescil için aranan gerekli koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmakla yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde şirket ana sözleşmesinin emredici kurallara aykırı olup olmadığını ve yasanın zorunlu kıldığı hususları içerip içermediği araştırılır. Ayrıca tescil edilecek konuların üçüncü kişileri yanıltmaması ve kamu düzenine aykırı olmamalıdır.

    Aleniyet kamuya açıklık: herkes ticaret sicilin içeriğini ve dairede saklanan tüm senet ve evrakları inceleyebileceği gibi, bunların onanmış suretlerini de isteyebilir.

    Tescilin üçüncü kişiler hakkında etkisi

    Tescil ilan tarihinden sonra üçüncü kişiler kendilerine karşı hüküm ifade eden bu kayutları bilmediklerini yönünde iddiada bulunamazlar. Olumlu etki.
    Tescil gerektiği halde tescil edilmemiş veya tescil edildiği halde ilan edilmemiş olan bir husus, ancak bunu bildiklerini kanıtlamak şartıyla üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. Olumsuz etki.

    Tescil ve kayıt için kötüniyetle gerçege aykırı beyanda bulunanlar hakkında cezai hükümler vardır. Ayrıca aykırı tescilden dolayı zarar görenlerin tazminat davası açma hakkı vardır.

    Üçüncü kişiler tescille ilğili uğradıkları zararlar dolayısı ile hazineye karşı tazminat davası açabilirler. Hazine daha sonra kusuru oranında sicil memuruna rücu eder.

    Ticaret Ünvanı: tacirin ticari işlerinde kullandığı addır.her tacir ticari işletmesine ait işlemleri ticaret ünvanı ile yapmak ve bu ünvan altında imzalamak zorundadır. Her tacir ticari işletmesini açtığı günden itibaren enaz 15 gün içinde ticari işletmesinin seçtiği ticaret ünvanını işletmenin bulunduğu yerdeki ticaret siciline tescil ve ilan ettirmelidir. Ticaret ünvanı bir çekirdek birde ek kısımdan oluşur. Çekirdek kısmı örnek: ali koç ( çekirdek) tuhafiye magazası (ek) kollektif şirketlerde çekirdek kısmında en az bir ortağın adı ve soyadı yer alır. Ali koç ( çekirdek) yayıncılık (ek) koll.şrkti (çekirdek).

    Komandit şirketlerde çekirdek kısmında okamandite ortaklardan en az birinin adı ve soyadı yazılır. Fakat komanditer ortakların ad ve soyadlarının bulunması yasaktır.

    Ltd şti.inde çekirdek kısmı şriketin konusu ve ltd şti dir.
    A.Ş.lerde çekirdek kısmı şriketin konusu ve A.Ş dir.
    Kooparatiflerde çekirdek kısmı şriketin konusu ve Kooparatif kelimesidir.

    Ticaret ünvanının korunması: usulen tescil ve ilan edilmiş olan tic.ünvanını kullanmak hakkı münhasıran sahibine aittir. Gerçek kişilerde bu hak sicilin tescil edildiği iş çevresiyle sınırlıdır. Yanı bu hak sicil dairesi içinde korunur. Gerçek kişilerde tescil yapılırken aynı sicil dairesi içinde daha önce tescil edilen ünvanlardan ayurt edici ibarelerin kullanılması zorunludur. Sicil daireleri farklı olursa gerekmez. Oysa tüzel kişilerin ticaret ünvanları ülke düzeyinde korunur.


    alıntı
#16.09.2011 20:48 0 0 0
  • közlenmiş biberden konservesi yapımı - kırmızı biber turşusu - közlenmiş biber konservesi nasıl yapılırMalzemeler,

    1 kg tatlı kırmızı biber
    Yarım su bardağı üzüm sirkesi
    Yarım su bardağı zeytinyağı
    2 diş sarımsak
    Yarım demet maydanoz
    Yarım çay bardağı toz şeker
    Yarım çay bardağı tuz


    Hazırlanışı,

    Kırmızı biberleri ocağın üzerinde ya da fırında közleyin.
    Pişen biberlerin kabuklarını soyup orta büyüklükte doğrayın.
    Derin bir kapta; sirke, zeytinyağı, tuz, toz şeker, maydanoz ve sarımsağı karıştırın.
    Orta boy bir cam kavanoza sirkeli karışımın yarısını dökün.
    Üzerine biberlerin yarısını dizin.
    Kalan sirkeli karışımı biberlerin üzerine dökün.
    Kalan biberleri sirkeli karışımın üzerine dizin.
    Üzerine zeytinyağı gezdirin.
    Kavanozun kapağını sıkıca kapatın.
    1 hafta serin ve karanlık ortamda bekletin.
    Turşunuzu afiyetle yiyebilirsiniz.

    Püf Noktası: Biber ve patlıcanın közlenmenin en pratik yolu fırın poşetine koyup fırında pişirmektir.

    alıntı
#14.09.2011 22:33 0 0 0
  • yeni türk dili ve edebiyatı test soruları ve cevapları1-) Yapısalcılığın edebiyat alanındaki çalışmalarından biri değildir
    A) Yapısal üslup incelemesi
    B) Yapısalcı kurama uygun sanat eserlerinin belirlenmesi ve incelenmesi
    C) Yapısalcı bir edebiyat kuramı ve Poetika ortaya koyması
    D) Yapısal eleştiri
    E) Yapısalcı yazar tahlili

    2-) Aşağıdakilerden hangisi metinlerarasılık için söylenemez
    A) Her metnin kendisinden önce veya aynı dönemde yazılan başka metinlerin yeni bir sentezi olduğu görüşüne dayanır
    B) Her metin çok sayıda metnin kesiştiği yerde bulunur.
    C) Julia Kristeva tarafından 1960’ların sonlarında ortaya atılmıştır.
    D) İki ya da daha çok metin arasında bir karşılıklı konuşma olarak algılanır ve bir tür yeniden yazma işlemi olarak nitelendirilir.
    E) Özel bir yöntem önermek yerine edebi metni temel alan her yolu olumlu görürler.

    3-) Aşağıdakilerden hangisi metin çözümlemesinde biçimsel özellikleri bulmak için sorulan sorulardan biri değildir
    A) Anlatımın, yani hikâye ediş tarzının anlatılan olaya bir şey katıp katmadığı, ek bir anlam verip vermediği
    B) Olayların içinde geçtiği zaman ve mekân öğeleri, olay örgüsü ve kişilerin özelliklerine nedensel bağlarla bağlı mı
    C) Zaman, mekan öğeleri ne derecede işlevsel bir yer tutuyor
    D) Hikaye kahramanlarının olayların içindeki rolleri nelerdir
    E) Yazarın niyeti hangi biçimsel öğelerle nasıl yansıtılmıştır

    4-) Metin tahlili konusunda aşağıdakilerden hangisi söylenemez
    A) Bir metnin yazarın metin içerisinde oluşturduğu hayal, duygu, düşünce dünyası gibi özelliklerden söz edilebilir.
    B) Metni esas alacak şekilde kullanılır.
    C) Tahlil bir edebi metni tahlil edeni metnin estetik değerlendirilmesine götürür
    D) Merkezde olan ve asıl anlaşılmak istenilen şey, yazarın hayal dünyasını çözmektir.
    E) Şerh ile eleştiri arasında konumlanır.


    5-) Yeni Türk edebiyatı alanında metin çözümleme yöntemini ilk uygulayan araştırmacı kimdir
    A) Mehmet Fuat Köprülü
    B) Mehmet Kaplan
    C) İnci Enginün
    D) Ahmet Hamdi Tanpınar
    E) Bilge Ercilasun

    6-) Sarma kafiyeli nazım şekline Türk edebiyatında ilk olarak kim kullanmıştır
    A) Abdülhak Hamit (Sarma kafiyeli nazım şekline Türk edebiyatında ilk olarak Abdülhak Hamit kullanmıştır. )
    B) Edip Ayel
    C) Tevfik Fikret
    D) Cenap Şehabeddin
    E) Ahmet Haşim

    7-) Yeni Türk edebiyatında Tanzimat sonrasında yer alan yeni temalar arasında yer almaz
    A) Köy
    B) Doğa
    C) Yokluk
    D) İnce hastalık
    E) Pozitivizm

    8-) İlk kez İtalyan edebiyatında Dante tarafından kullanılan Türk edebiyatında ise ağırlıklı olarak Servet – i Fünun ve Fecr – i Ati şairleri tarafından tercih edilen nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir
    A) Terner
    B) Terze rima
    C) Ottava rima
    D) Balad
    E) Rondo

    9-) Aşağıdakilerden hangisi serbest nazım şekilleri arasında yer almaz
    A) Eşit Düzenli Serbest Şekiller
    B) Karışık Düzenli Serbest Şekiller
    C) Serbest Müstezat
    D) Tam Serbest Müstezat
    E) Tamamen Serbest Nazım

    10-) Nazım birimleri üçlükler halinde düzenlenen, bizde ilk kez Tanzimat Döneminde uygulanmaya başlayan, Abdülhak Hâmid’in “Zühre-i Hindi”, “Rakkase” gibi şiirlerinden sonra yaygınlaşan nazım şekilleri arasında sayılamaz
    A) Vilanel
    B) Terza Rima
    C) Terner
    D) örüşük üçlü
    E) Sone

    11-) Şiirde en az iki dizenin sonunda anlam ve işlev bakımından farklı, ses bakımından aynı olan sözcüklerin kullanılmasına ne ad verilir
    A) Ritim
    B) Kafiye
    C) Aliterasyon
    D) Redif
    E) Asonans

    12-) Yeni Türk edebiyatında tamamen hece vezniyle şiir yazan ilk kentli ve aydın şair olan şair aşağıdakilerden hangisidir
    A) Rıza Tevfik
    B) Mehmet Emin Yurdakul
    C) Enis Behiç
    D) Ziya Gökalp
    E) Faruk Nafiz

    13-) Köy ve dolayısıyla Anadolu hayat Türk edebiyatında tema olarak hangi eserlerle işlenmeye başlar
    A) Bahtiyarlık – Karabibik
    B) Karabibik – Vatan yahut Silistre
    C) İçli Kız – Vuslat
    D) İntibah – Cezmi
    E) Şair Evlenmesi – Araba Sevdası


    14-) Namık Kemal’in ince hastalığı Türk edebiyatında ilk kez işlediği Zavallı Çocuk eserinin sonu hangi yazarın eseri ile benzerlik gösterir
    A) Victor Hugo - Hernani
    B) Shakespeare – Romeo ve Juliet
    C) Moliere – Cimri
    D) Aleksandre Dumas Fils – Kamelyalı Kadın
    E) Abbe Prevost – Manon Lescaux

    15-) Recaizade Mahmut Ekrem’in Vuslat’ı, Abdülhak Hamid’in İçli Kız yazması konusunda ilham veren eser Namık Kemal’in hangi eseridir
    A) Celaleddin Harzemşah
    B) Zavallı Çocuk
    C) Kara Bela
    D) Gülnihal
    E) Vatan yahut Silistre


    Cevaplar:

    1-) E
    2-) E
    3-) E
    4-) D
    5-) B
    6-) A
    7-) E
    8-) B
    9-) D
    10-) E
    11-) B
    12-) B
    13-) A
    14-) A
    15-) B


    alıntı
#13.09.2011 19:47 0 0 0
  • yeni Türk edebiyatı deneme testi - yeni türk edebiyatı test soruları ve cevapları1-) Aşağıdakilerden hangisi Platon’un görüşlerine paralellik göstermez
    A) Görülen alemin ötesinde bir gerçeklik alemi (idealar alemi) var olduğun düşünmüştür.
    B) Bir tek insanı anlatırken genel olarak insanlık durumunu anlatmaya çalışır.
    C) Sanatçı, dış dünyadaki nesneyi (obje) aslına en çok benzer biçimde eserine aktarabilme çabası içerisindedir.
    D) Dış dünyadaki nesne ile eser arasındaki benzerlik ne kadar fazla ise sanatçının başarısı o derece yüksek kabul edilir.
    E) Gerek sanat eseri, gerekse taklit ettiği taklit ettiği dış dünya Platon’a göre duyular dünyasına aittir ve değişkendir.

    2-)
    İçerik yönünde yaklaştığımızda şiirin konusu nedir
    A) Ramazan
    B) Türkler
    C) Şairin Yalnızlığı
    D) Toplumun fakirliği
    E) Şairin anlamlandırma problemleri

    3-) Şiirin duygu katmanı konusunda hangisini söyleyemeyiz
    A) Şiirde önce karamsar bir his olarak “gurbet” ve “yalnızlık” duygusu dışa vuruluyor; ancak daha sonra bu, iyimser bir duygu olan “ümide” dönüşüyor.
    B) Şair, farklı, modern bir yaşam tarzıyla sosyal anlamda mensubu bulunduğu milletinin hayat tarzının dışında kaldığından, iftar vakti herkes evine çekildiğinde kendini ortada kalakalmış, yalnız bir adam olarak hissediyor.
    C) Milletinin ortak hissiyatında, coşkusunda, fiiliyatında eriyip millî bir kişiliğe ulaşamamanın verdiği bir acı (gam) hissediyor.
    D) Milletinin yüzyıllar boyu yaşayageldiği Türk-İslâm hayat tarzının dışında kalmışlık, onu rahatsız ediyor
    E) Pişmanlık duyarak bugüne kadar o gruba dahil olamadığını ve artık olmayacağını söylüyor.

    4-) Aşağıdakilerden hangisi şairin kullandığı nesnel görüntü unsurlarından biri değildir
    A) “Sokakların sessizliği”
    B) “semtin oruçlu halkının süzülmüş benizli olması”
    C) “meydanda kimsenin kalmaması”
    D) “bir top gürültüsüyle sahilde günün bitmesi”
    E) “gözlediği âlemin ferahlı ve temiz olması”


    5-) Şiirin nazım şekli ile ilgili hangisi söylenebilir
    A) Beyit esasına göre birleştirilmiş dörtlüklerden kuruludur.
    B) Aruzun “Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün vezniyle yazılmıştır.
    C) 6+5 duraklı, 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
    D) Aruzun “Mef’ûlü / Fâ’ilâtü / Mefâ’îlü / Fâ’ilün” vezniyle yazılmıştır.
    E) Şekil ve içerik paralellik göstermez.

    6-) Şiirin ahenk unsurları ile ilgili hangisi söylenemez
    A) Zengin kafiyelerin bulunuşu
    B) Tam kafiyelerin bulunuşu
    C) Kelime Tekrarlarına yer verilmesi
    D) Vezne önem vermek yerine kelime seçimine dikkat edilmesi
    E) İkilemelerin bulunuşu

    7-) Aşağıdakilerden hangisi Milli Edebiyat dönemi için söylenemez
    A) Servet-i Fünûn dönemindeki Mehmet Emin’in Türkçe Şiirler kitabından sonra ilk çıkışını Genç Kalemler dergisindeki “Yeni Lisan” makale dizisiyle yapar.
    B) Bu hareketin etkisiyle yazan yazarlar dilde sadeleşmeyi sağlamış, konuşma diliyle yazı dili arasındaki mesafeyi kapatmışlardır.
    C) Tarih ve gelenekler ilgi çeken konular arasındadır.
    D) Hece vezni, milli vezin olarak savunulmaya başlanır.
    E) Eserlerin konu ve tiplerinde genişleme görülse de kişi kadrosu hala İstanbul ve çevresine aittir.

    8-) Yeni Türk edebiyatında nesir konusundaki aşağıdakilerden hangisi söylenemez
    A) Türk edebiyatında Avrupai anlamda nesrin ortaya çıkışı Tanzimat’la birliktedir.
    B) Bu türün ortaya çıkışında diğer yeni ürerinde olduğu gibi öncülük görevini gazeteler üstlenir.
    C) Nesir dilinin gelişip zenginleşmesinin arka planında hikâye ve roman vardır.
    D) Hem kendilerine hem de tabiata gerçekçi bir gözle bakmaya başlayan Tanzimat Dönemi sanatçıları, nesir dillerine de geliştirmek ve zenginleştirmek zorunda kaldılar.
    E) Batı tarzındaki hikâyelerle romanı kesin çizgilerle birbirinden ayırmak kolaydır.

    9-) İlk defa bir Türk gazetesi yayınlanmış ve Türklere “gazetecilik” kapısını açan gazete aşağıdakilerden hangisidir
    A) Ceride-i Havadis
    B) Tercüman – ı Ahval
    C) Muhbir
    D) Basiret
    E) Terakki

    10-) Tanzimat dönemi şiiri için aşağıdakilerden hangisi söylenemez
    A) Şiirde içerik alabildiğine genişler. İnsanın iç âlemiyle dış dünya bütün gerçekçiliğiyle şiire girer
    B) Tanzimat edebiyatında kafiye eski önemini kaybeder ve kafiyesiz şiirler yazılır.
    C) Tanzimat dönemi şiiri temalar bakımından birlik gösterir.
    D) Şiiri, halk diline yaklaştırma çabalarında başarılı olamazlar
    E) Değişen sosyal ve kültürel hayatın etkisiyle yeni düşünce ve kavramlar şiirde işlenmeye başlanır.

    11-) Parçalar üzerinde yoğunlaşarak bütünü dikkate almayan, belgelerle ispatlama, anlamaya çalışma ve nesnel olma kaygısı bakımından tahlil ile benzeşen çalışma aşağıdakilerden hangisidir
    A) Metin incelemesi
    B) Metin analizi
    C) Eleştiri
    D) Metin şerhi
    E) Metin çözümleme

    12-) Aşağıdakilerden hangisi metin kavramının Türkçedeki kullanımındaki anlamlarından değildir
    A) “herhangi bir eserin aslı”
    B) “bir yazı parçasının orjinali”
    C) “yazarın elinden çıkmış ilk nüshası”
    D) “incelemeye veya çeviriye konu olan eserin kendisi”
    E) “dokunmuş veya örülmüş şey”

    13-) Aşağıdaki şairlerden hangisi divan şiiri nazım şekillerine ilgi göstermemiştir
    A) Behçet Necatigil
    B) Attila İlhan
    C) Turgut Uyar
    D) Edip Cansever
    E) Mehmet Çınarlı

    14-) Aşağıdaki tanımlardan hangisi terza-rimaya aittir
    A) Bent sayısı genellikle 4,6 veya 8’dir. Biri açık diğeri kapalı iki kafiye kullanılır. Mısraların hece sayısı genellikle 7 ile 10 arasındadır. İlk üçlükteki ilk ve son mısra diğer üçlüklerde nakarat gibi tekrar edilir.
    B)
    C)
    D) 8 mısralık bir bentten oluşan nazım şeklidir. Ancak birden çok bentlerden oluşan şekilleri de vardır. Kafiye düzeni şöyledir: abababcc.
    E)

    15-) Aşağıdaki Kuram – Kuramcı eşleşmelerinden hangisi yanlıştır
    A) İzlenimci Eleştiri - Anatole France
    B) Duygusal Etki Kuramı - I.A. Richards
    C) Biçimcilik - R. Wellek
    D) Anlatımcılık - Döblin
    E) Arketip Eleştiri - Saint Beuve


    Cevapları:

    1-) B
    2-) A
    3-) E
    4-) E
    5-) D
    6-) D
    7-) E
    8-) E
    9-) B
    10-) C
    11-) D
    12-) E
    13-) D
    14-) B
    15-) E




    alıntı
#13.09.2011 19:42 0 0 0
  • Yeni Türk dili ve edebiyatı sınav soruları ve cevapları - Yeni Türk dili ve edebiyatı çalışma soruları ve cevapları1-) Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat kuşağının eserlerine yansıyan kavramlar arasında yer almaz
    A) Akıl
    B) Demokrasi
    C) Vatan
    D) Medeniyet
    E) Savaş

    2-) Aşağıdakilerden hangisi divan edebiyatının reddedilme sebepleri arasında sayılamaz
    A) Toplumsal konulara ilgi duymaması
    B) Ahlaka uygun bulunmaması
    C) Abartılı imgeler kullanılması
    D) Batıda tanınmıyor olması
    E) Mazmunların yıpranmış olması

    3-) Fransız ihtilalinin üç temel kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir
    A) Akıl - Kardeşlik - Bağımsızlık
    B) Hürriyet – Eşitlik – Kardeşlik (Fransız ihtilalinin üç temel kavramı: hürriyet, eşitlik ve kardeşlik)
    C) Kardeşlik – Eşitlik – Egemenlik
    D) Hak – Hukuk – Kanun
    E) Hürriyet - Sanayileşme – Eşitlik

    4-) İkinci özel gazete Tasvir – i Efkar kim tarafından çıkarılmıştır
    A) ŞinasiNamık Kemal
    B) Agah Efendi
    C) Ahmet Vefik Paşa
    D) Ziya Paşa


    5-) Aşağıdakilerden hangisi Genç Osmanlılar örgütü üyeleri arasında yer almaz
    A) Ali Suavi
    B) Namık Kemal
    C) Şinasi
    D) Ziya Paşa
    E) Mithat Paşa


    6-) Aşağıdakilerden hangisi Türk halk edebiyatı biçimlerine “Bizim asıl şiirimiz” olarak nitelendirmiş ve bu konuda ilk teorik görüşleri ortaya koymuş şahsiyettir
    A) Namık Kemal
    B) Recaizade Mahmut Ekrem
    C) Muallim Naci
    D) Ziya Paşa
    E) Şinasi


    8-) Dizede vurgu, uzunluk, kısalık, açıklık-kapalılık, dura yerleri, ses tekrarları gibi bilinçli bir biçimde kurulan ses düzenine ne ad verilir
    A) Ses
    B) Aliterasyon
    C) Asonans
    D) Ritim
    E) Kafiye

    9-) Türk edebiyatında ilk defa ister aruz ister hece olsun şiirin vezin bağından kurtulması gerektiğini ileri süren şair aşağıdakilerden hangisidir
    A) Nurettin Ferruh
    B) Agah Efendi
    C) Behçet Necatigil
    D) Nazım Hikmet
    E) Namık Kemal

    10-) Aşağıdakilerden hangisi Yeni Türk şiirinde kullanılan kafiye türleri için söylenemez
    A) Abdülhak Hâmid, Makber kitabının önsözü olarak yazdığı “Birkaç Perişan Söz” adlı yazısında kafiyenin şiiri sınırlandırdığından yakınır.
    B) Recaizâde Mahmut Ekrem koyarak kafiyenin göz için değil kulak için yapılması gerektiğini belirtti.
    C) Önemli bir değişme, eski edebiyatta kafiye yapılacak kelimelerin aynı türden olması anlayışının terk edilmesi konusunda olmuştur.
    D) Yeni Türk Edebiyatında, divan ve halk şiirinde kullanılan kafiyelerin ortak özellikleri birleştirilerek oluşturulan beş çeşit kafiye kullanılmıştır.
    E) Kafiye bir oyun, bir çağırışım öğesi olmaktan çıkıp şiir içerisinde derin bir ahenk sağlayan doğal bir unsur haline gelmiştir.


    12-) Ahmet Haşim’in “O Belde” şiiri aşağıdaki nazım şekillerinden hangisine örnektir
    A) Eşit Düzenli Serbest Şekiller
    B) Karışık Düzenli Serbest Şekiller
    C) Serbest Müstezat
    D) Sone
    E) Tamamen Serbest Nazım

    13-) İki dörtlük ve iki üçlükten oluşan 4 bent ve 14 mısralık nazım şekline ne ad verilir
    A) Sone
    B) Rondo
    C) Balat
    D) Terze rima
    E) Ottova rima

    14-) Şiirin en temel birimine ne ad verilir
    A) Nazım şekli
    B) Vezin
    C) Mısra
    D) İzlek
    E) Üslup

    15-) Namık Kemal’in vatan kavramının işlemesinin arka planında bulunan serhat şehri, aşağıdakilerden hangisidir
    A) Sofya
    B) Edirne
    C) Gelibolu
    D) Kars
    E) Magosa


    Cevaplar:

    1-) E
    2-) D
    3-) B
    4-) A
    5-) C
    6-) D
    8-) D
    9-) A
    10-) D
    12-) C
    13-) A
    15-) C
    15-) D

    alıntı
#13.09.2011 19:33 0 0 0
  • yeni türk dili edebiyatı test soruları ve cevapları - türk dili ve edebiyatı sınav soruları ve cevapları1-) Aşağıdakilerden hangisi Marksist eleştiri kuramının özelliklerinden biri değildir
    A) Sanat eseri özel bir gerçekliği yansıtma biçimidir.
    B) Sanat bir yansımadır, gerçeğin bir taklididir.
    C) Estetiğin gerçeklikten algıladığı şey doğal ve kendiliğinden, önceden hazır bulunan gerçeklik değil; toplumsal bir varlık olarak insan tarafından değer yüklenmiş bir nesnedir.
    D) Bir eser yazarın mensup olduğu ulusun özelliklerinden, çevrenin ve dönemin koşullarından etkilenir. Bütün bu koşullar eserin niteliğini belirler.
    E) Sanat ile ekonomik yapı arasında sıkı bir bağ vardır.

    2-) Aşağıdakilerden hangisi arketip eleştiri için söylenmez
    A) Metnin değerlendirilmesinde izlenecek yol özellikle eski metinler için dönemin kendine özgü dil ve sözlük yapısının dönemini etkileyen olayların ve kişilerin, eseri etkilemiş olması olası geleneklerin belirlenmesidir.
    B) Amaç edebi eserin aracılıyla insanlığın ölümsüz sembollerini ortaya çıkarmaktır.
    C) Jung’un görüşlerini temel alır ve bu görüşler doğrultusunda ilkeleri düzenlenmiştir.
    D) Arketipleri kullanan sanatçı kendi kişisel kültürüne eklemiş olur.
    E) Edebiyatta karşılaşılan birçok tema da aslında insan ırkının yüzyıllarca kuşaktan kuşağa aktara geldiği derinlerde ortak duygu ve istekleri tensil eden bu sembollerin az çok değişikliklere uğramış biçimleridir.

    3-) Aşağıdaki tanımlardan hangisi soneye aittir
    A) Bent sayısı genellikle 4,6 veya 8’dir. Biri açık diğeri kapalı iki kafiye kullanılır. Mısraların hece sayısı genellikle 7 ile 10 arasındadır. İlk üçlükteki ilk ve son mısra diğer üçlüklerde nakarat gibi tekrar edilir.
    B)
    C)
    D) 8 mısralık bir bentten oluşan nazım şeklidir. Ancak birden çok bentlerden oluşan şekilleri de vardır. Kafiye düzeni şöyledir: abababcc.
    E) Kurgusu simetriktir. İki dörtlük ve iki üçlükten oluşan 4 bent ve 14 mısralık bir nazım şeklidir.Kafiyeleri bir açık bir kapalıdır.Her sonede 5 cins kafiye vardır.“heksametron” adı verilen bir vezin ile yapılır.Bu vezin 7+7, 6+6, 5+5 vb vezinlere tabidir.

    4-)
    A) Eşit Düzenli Serbest Şekiller
    B) Karışık Düzenli Serbest Şekiller
    C) Serbest Müstezat
    D) Sone
    E) Rime – Plat

    5-) Aşağıdakilerden hangisi Aristoteles’in görüşleri ile paralellik göstermez
    A) Yazar hayatı, insanları, tabiatı anlatırken aslında bunları aynen yansıtma peşinde değildir.
    B) Sanatın insan duygularını olumlu yönde etkilediğini, dolayısıyla yararlı olduğunu ileri sürer.
    C) Yazar bir tek insanı anlatırken genel olarak insanlık durumunu anlatmaya çalışır.
    D) Yazar, belli bir bakış açısı ile seçmeler yapar.
    E) Şairi gerçek alem olarak düşündüğü idealar dünyasından uzaklaştırdığı için eleştirilir.


    6-) Kuram – Kuramcı eşleşmelerinden hangisi yanlıştır
    A) Yapısalcılık - Ferdinand de Saussure
    B) Post – yapısalcılılık - Derrida
    C) Yeni Eleştiri - T.S. Eliot
    D) Metinlerarasılık - Julia Kristeva
    E) Biçimcilik – Greimas

    7-) Edebi metni temel dayanak noktası alan biçimcilik, yapısalcılık ve yeni eleştiri arasındaki benzerlik ve farklılıklar arasında aşağıdakilerden hangisi sayılamaz
    A) Biçimciler edebi metindeki önemli öğenin “biçim”, yapısalcılar metinde bulunan biçim ve içerikle ilgili bütünü oluşturan “yapı” yeni eleştiriciler ise estetik değer olduğunu düşünürler.
    B) Biçimciler eserin biçiminden hareketle onu anlamaya çalışırken, yapısalcılar bir göstergeler sistemi olarak düşündükleri eserin derin yapısını ve bu yapıyı oluşturan özellikleri anlamaya çalışırlar.
    C) Her üç anlayış da metinden hareket ettiği gibi metin dışı bazı öğelere yer ve değer verir.
    D)
    E)

    8-) Düşünce yazılarının tahlilinde üzerinde durulması gereken sorulardan biri değildir
    A) Zaman, mekan öğeleri ne derecede işlevsel bir yer tutuyor
    B) Metnin, her paragrafı bir düşünce adımına mı uygun düşüyor
    C) Kullanılan terimler, söz dizimi özellikleri yararlanılan edebi sanatlar
    D) Yazıda hangi tonalite kullanılmıştır
    E) Tez açıkça ortaya konularak mı yoksa dolaylı yoldan mı aktarılmaktadır

    9-) Aşağıdakilerden hangisi bir metinde içeriği oluşturan başlıca öğeler arasında yer almaz
    A) Bir edebi akıma bağlı estetik ve ideolojik tercihler
    B) Yazarın niyeti
    C) Metnin konusu
    D) Temel ve yardımcı fikirler
    E) Edebi sanatlar

    10-)
    A) Eşit Düzenli Serbest Şekiller
    B) Karışık Düzenli Serbest Şekiller
    C) Serbest Müstezat
    D) Sone
    E) Rime – Plat

    11-) Aşağıdakilerden hangisi edebî değişmelere etki eden etkenlerden biri değildir
    A) Edebiyatın oluşmasını ve değişmesini belirleyen etken öncelikle insanî iletişim ihtiyacıdır.
    B) Yazarın ait olduğu milletin dünyaya bakışı, din ve medeniyet değişmeleri, milletin tarihindeki önemli olaylar, yeni topluluklarla karşılıklı iletişim içerisine girilmesi ve medeniyet dairesidir.
    C) Rus biçimcileri edebiyattaki değişmelerin tarihî, sosyal ve ekonomik değil biçimsel bazı nedenlere dayandığını ileri sürerler.
    D) Edebiyat hareketlerinin merkezinde çoğu zaman bir yayın organının bulunması yayıncılık faaliyetlerinin de edebî değişmelere etki eden etkenler arasında sayılması gerektiğini göstermez. Yayıncılık bu bağlamdan uzaktır.
    E)

    12-) Batı tarzı hazırlanmış ilk edebiyat teorisi kitabı kime aittir
    A) Namık Kemal
    B) Muallim Naci
    C) Mehmet Fuat Köprülü
    D) Recaizade Mahmut Ekrem
    E) Refik Halid Karay

    13-) Tanzimat sonrası 1859’daypılan ilk iki edebî çeviri aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir
    A) Muhaverat-ı Hikemiyye/Tercüme-i Manzume
    B) Atala/Hikâye-i Mağdurin
    C) Tercüme-i Manzume/Hikâye-i Robenson
    D) Muhaverat-ı Hikemiyye/Atala
    E) Tercüme-i Manzume/ Hikâye-i Robenson

    14-) Aşağıdakilerden hangisi yenileşme döneminde yayınlanan dergidir
    A) Servet – i Fünun
    B) Mecmua – ı Fünun
    C) Türk Yurdu
    D) Genç Kalemler
    E) Diyojen

    15-) Türk edebiyatında yeni bir tür olan ottova-rimanın ilk örneği aşağıdaki eserlerden hangisinde kullanılmıştır
    A) Tercüme - i Manzume
    B) Telemak
    C) Atala
    D) Tıfl - ı Naim
    E) Volter Yirmi Yaşında


    Cevaplar:

    1-) D
    2-) A
    3-) E
    4-) C
    5-) E
    6-) E
    7-) C
    8-) A
    9-) E
    10-) A
    11-) D
    12-) D
    13-) A
    14-) B
    15-) D


    alıntı
#13.09.2011 19:21 0 0 0
  • halk edebiyatı test soruları ve cevapları - halk edebiyatı sınav soruları1-)Aşağıdakilerden hangisi tekke ve tasavvufî halk edebiyatı şiir geleneğini meydana getiren şiirlerin toplandığı ana başlıklardan biri değildir
    A) Allah hakkında yazılan türler
    B) Peygamber hakkında yazılan türler
    C) Tarikatlar hakkında yazılan türler
    D) Din ve tasavvuf büyükleri hakkında yazılan türler
    E) Dinî inançlar ve tasavvufî düşünceler hakkında yazılan türler

    2-) Ozan-baksı, tekke-tasavvuf ordu şairleri ve divan edebiyatına mensup insanların kahvelerde icralara yönelenleri oluşturdukları yeni tarza ne ad verilir
    A) Tekke tasavvuf edebiyat geleneği
    B) Halk edebiyatı geleneği
    C) Âşık tarzı edebiyat geleneği
    D) Divan edebiyatı geleneği
    E) Anonim halk edebiyatı geleneği

    3-) Aşağıdakilerden hangisi âşık tarzı şiir geleneğinde kullanılan aruzlu tür ve nazım şekillerinden biri değildir
    A) Divanî
    B) Bayatı
    C) Selis
    D) Semaî
    E) Kalenderi

    4-) Âşık edebiyatına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanıştır
    A) Şiirde koşma, semaî, varsağı gibi nazım biçimlerini kullanmışlardır.
    B) Şiirde aruz özentisi görülmez ama dinin etkileri gözlenir.
    C) Şiirler irticalen söylenir.
    D) Şiirlerin son dörtlüğünde şairin mahlası geçer.
    E) Şiirlerin nazım birimi dörtlüktür.

    5-) Âşık Tarzı Halk Edebiyatı Geleneği’nin icracılarına ne ad verilir
    A) Ozan
    B) Baksı
    C) Âşık
    D) Kam
    E) Türkücü

    6-) Aşağıdakilerden hangisi aşık tarzı şiir geleneği için söylenemez
    A) İslamiyet sonrası Türk edebiyatının mensur ilk dini tasavvufi örnekleri arasında Kuran tefsirleri, hadis kitapları, evliya menkıbeleri, halk kitapları, fütüvvetnameler, menakıpnameler, fetifhnameler, gazavatnameler gibi eserler ver alır.
    B) Bu dönemde ozanın yerini âşık, kopuzun yerini saz almıştır.
    C) Amaç, din dışı bir ortamda hoşça vakit geçirmek ve sosyalleşmektir.
    D) Genellikle zengin kafiye ve redife yer verilmiştir.
    E) 16.Yüzyıl ortalarından itibaren ortaya çıkıp yaygınlaşan bir Türk-Müslüman kurumu olan kahvehanelerde teşekkül etmiş bir gelenektir.

    7-) Emrah, Dertli Bahyburtlu Zihni, Develili Seyrani, Âşık Ali, Devami, Sururi, Figani, Remzi, Kemali, Meydani, gibi şairlerin yaşadığı ve eser verdiği dönem aşağıdakilerden hangisidir
    A) 14. yüzyıl
    B) 15. yüzyıl
    C) 17. yüzyıl
    D) 18. yüzyıl
    E) 19. yüzyıl

    8-) Aşağıdakilerden hangisi âşık tarı şiir geleneğinde aruzlu türlerden biri değildir
    A) Nefes
    B) Divan
    C) Kalenderî
    D) Selis
    E) Vez-i âher

    9-) Âşıkların yaptıkları karşılaşmalarda, âşıklardan biri tarafından ilk dörtlüğün ikinci mısraında şiire ayak olabilecek kafiyeli söz söyleme”ye ne ad verilir
    A) Muamma
    B) Ayak açma
    C) Mahlas tapşırma
    D) Meydan açma
    E) İcazet alma

    10-) Âşık edebiyatı sanatçıları genel olarak nerelerde sanatlarını icra ederler
    A) Kahvehaneler
    B) Tekkeler
    C) Şölenler
    D) Köy meydanları
    E) Düğünler


    11-) Aşağıdakilerden hangisi Türk masal kahramanlarının özellikleri arasında yer almaz
    A) Kötü masal tipleri, iyi masal kahramanı tiplerinin iyiliklerini iyice ortaya çıkaracak şekilde karşıtlık veya zıtlıklar sağlarlar.
    B) Masallarda her kesimden ve her meslekten insan yer alır.
    C) Türk masallarındaki iyi tip Köse’dir.
    D) Masallarda kadın tüpleri erkeklerden çoktur.
    E) Toplum tarafından olumsuz görülen düşünce ve davranışlar kötü tiplerle verilir.

    12-) “Gerçek olduğuna inanılmaması” tür belirleyici özelliği olan ve kalıplaşmış bir anlatım tekniğiyle anlatılan anlatılar aşağıdakilerden hangisidir
    A) Masal
    B) Hikâye
    C) Efsane
    D) Mit
    E) Memorat

    13-) Aşağıdakilerden hangisi Türk halk hikâyelerinin ele alıp işlediği konulara göre teşekkül ettiği kabul edilen kaynaklardan biri değildir
    A) Dinî-içtimâî, ahlakî hikâyeler: Kesik Baş, Deve, Güvercin Hikâyesi, Ejderha Hikâyesi
    B) Halk kitapları konulu hikâyeleri: Battal Gazi, Ebu Müslim Cenkleri
    C) Aşk hikâyeleri: Kerem ile Aslı, Âşık Garip, Tahir ile Zühre, Emrah ile Selvihan
    D) Kahramanlık hikâyeleri: Köroğlu hikâyesi ve kolları, Celâlî Bey, Kirmanşah, Eşref Bey vb.
    E) Dinî-hamâsî hikâyeler: Hz. Ali Cenkleri, Battal Gazi, Hamzanâme, Ebu Müslim Cenkleri

    14-) Aşağıdakilerden hangisi diğer Türk lehçelerinde masalın karşılığı olarak kullanılan bir sözcüktür
    A) nagıl
    B) halk dessanı
    C) liro epos
    D) gaşıktık cır
    E) aşk destanı

    15-) Aşağıdakilerden hangisi masal kahramanının özellikleri arasında yer almaz
    A) Türk masallarının en önemli erkek tiplerinden Keloğlan kötülerle savaşması ve güçlüklerle mücadele etmesinde beklenmeyen başarılar elde etmesi bakımından iyi bir tiptir..
    B) İyi tipin kazanması her masalda esastır. Keloğlan, Köse’ye karşı hazırladığı zekice oyunlarla onu her zaman alt eder.
    C) Belki de masalcıların çoğunun erkek olmasından dolayı, masallarda erkek tipleri kadınlardan çoktur.
    D) Kadın tiplerin masallara yansıttığı alın yazısı kavramsallaştırması, kadın-erkek eşitsizliği kavramlarının ön plana çıkarılması anlamlıdır.
    E) Masallardaki iyi kadın tipi; vefalı, sağduyulu, uysal, iyi yürekli, çalışkan, doğru, güzel ve sabırlıdır. Masallardaki kötü kadın tipi ise; cadı, zalim kaynana, üvey ana, kıskanç kardeş olarak yer alır.


    Cevaplar:

    1-) C
    2-) C
    3-) B
    4-) B
    5-) C
    6-) D
    7-) E
    8-) A
    9-) B
    10-) A
    11-) C
    12-) A
    13-) B
    14-) A
    15-) C


    alıntı
#13.09.2011 19:10 0 0 0
  • közlenmiş kırmızı biber turşusu yapımı - biber turşusuMalzemeler:

    3 kg kırmızıbiber
    1/2 litre zeytinyağı
    1 litre elma sirkesi
    2 yemek kaşığı tuz
    Sarımsak

    Yapılışı:

    Kırmızıbiberleri közleyin. Daha sıcak iken buzdolabı poşeti içine koyun. Ağzını kapatıp soğumasını bekleyin. Bu işlem biberlerin üzerindeki zarların kolay soyulmasını sağlar.

    Soğuyan biberlerin üzerindeki zarları soyun, içinden tohumlarını çıkarıp enine üç parçaya bölün. Sarımsakları ayıklayıp az tuz ilavesi ile havanda dövün. Ayıklanmış biberleri kavanoza yerleştirin.

    Üzerine dövülmüş sarımsak, zeytinyağı, aldığı kadar sirke ve tuz ekleyin. Kavanozun kapağını sıcak suda kaynatın. Havlu ile tutarak ağzını sıkıca kapatın. Ters çevirip 2-3 saat bu şekilde bekletin.

    alıntı
#11.09.2011 17:54 0 0 0
  • saf bal nedir - saf bal üretimi - gerçek bal nasıl üretilirÇoğumuz önce çocuklarımız, sonra kendimiz için saf bal arayışı içerisindeyiz. Aldığımız balların üzerinde yazar “%100 Saf Bal” , ya da “saf bal kristalize olabilir.” Peki hiç paketlenmiş balların kristalize olduğunu gördük mü? Neden saf ise kristalize olmuyor ? Çünkü bu balların kristalize olmasını önleyecek (bununla ilgili bir yazımız olacak) işlem yapılır. Peki her “%100 Saf Bal” yazan gerçekten saf mıdır?

    Soruya şöyle yanıt verebiliriz, %100 saf olan bir bal 15-20 TL ‘den satılabilir mi ? Sadece bu yanıt dahi yeterli olmakla birlikte açıklaması şöyledir;

    Balda 2 temel şekilde haksızlık yapılır. Birincisi üretim aşamasında arıya katkı verilerek (şeker, kek vs) yapılan üretimdir. İkincisi ise süzme balın paketlenmesi aşamasında içine mısır şurubu ve benzeri reçelimsi maddelerin katılması. (Normal olarak petekli ballarda ikinci durum sözkonusu olmaz. ) Sorumuzun cevabı burada, paketlenen süzme bal %100 bal içeririyorsa ve paketleme sırasında bir katkı yapılmıyor ise %100 saf bal denilmesi pek yanlış olmaz. Peki süzme yapılan bal gerçekten üretim aşamasında saf mı üretilmiş ? Aldığınız balın üzerinde “%100 saf bal” yazması bunu ifade etmez.

    Arıcılık yaptığımız civarda da çok sayıda arı kolonisi bulunmaktadır ve kg’mı 8-12 TL arasında temin etmek mümkündür. Ancak hiç bir saf bal üreticisi (ticari olarak yapıyor ise) bu fiyatlara bal veremez. Neden ? Kendimizden örnek vermek gerekirse, saf bal üretebilmek için öncelikle doğru yeri bulmak gerekir (bu işin en zor kısmıdır) . Sonra mevsim şartları çok önemlidir ve saf bal üreticisi için kaç kg bal üretimi yapacağını önceden tahmin etmesi mümkün değildir. Eğer bir arıcı ben yıllık x kadar bal üretim kapasitesine sahibim diyor ise mutlaka bir yanlışlık vardır. Zira isterse 1000 kovan arınız olsun, mevsim şartları uygun olmaz ise hiç ama hiç bal üretimi yapamayabilirsiniz. Bu şartlarda bu işten geçimini sağlayan saf bal üreticilerinin yukarıda bahsettiğimiz fiyatlara bal satarak geçimini sağlaması mümkün olamaz.

    Bizim “saf bal” ve “geçek bal” tanımımız şöyledir ; Üretim aşamasında ve tüketiciye sunulurken asla ve asla hiç bir suretle katkı verilmeden yapılan baldır. Yani 500 yıl önce nasıl üretiliyor ise şu anda da öyle üretilen baldır. Diğer yazılarımızda da belirttiğimiz üzere balın saf olması da aslında tek başına yeterli değil. Çiçek florası (hangi tür ve kaç çeşit çiçek içerdiği) , tarım arazilerine mesafesi gibi içeriğini etkileyen önemli faktörler mevcuttur.


    Kaynak
#11.09.2011 13:14 0 0 0
  • aöf sosyoloji dersleri - sosyolojinin modernite ile ilişkisi - modern toplumların özellikleri - endüstrileşme ve kapitalizmModern toplumlarda
    1. Metaların piyasalar için geniş ölçekli üretim ve tüketimine yaygın özel mülkiyet sahipliği ve sermaye birikimi,
    2. Ücretli emeğin kullanımına dayalı parasal değişim ekonomisi,
    3. Endüstrileşme süreci ve kentleşme ile işbölümü, uzmanlaşma ve standartlaşma artmıştır,
    4. Toplumsal ve cinsiyete dayalı işbölümü, yeni sınıfların oluşumu, kadın ve erkek arasında ataerkil ilişkiler, modern kapitalist toplumlar
    ' nitelenmektedir, s. Ulaşım ve iletişim teknolojileri hızlı gelişmektedir.
    6. Dinsel kurumlar ve öğretiler etkisini yitirmiştir.
    7. Sekülerleşme ve rasyonelleşme modern toplumların göstergeleri olmuştur.
    odern toplumlara gecis sürecinin toplumsal değişmenin
    temel ölçütü ve hatta içeriği olarak değerlendirilmesinin temeli:
    Batı ülkelerinin geleneksel toplumlarının bulunduğu birçok bölgede sömürgeler oluşturmasıdır.

    15 ve 16 yy'larda büyük coğrafi keşifler sonucunda ulaşılan toplumların, doğal zenginliklerin ve değerli maden kaynaklarının ele geçirilmesine dayanmaktadır. 18. yy'ın sonlarından itibaren sömürgecilik anlayışı fabrika sisteminde üretilen ürünler için bir taraftan hammadde sağlarken diğer taraftan pazar halindedir. Sömürgeleştirme süreci bugünkü dünya haritasının toplumsal olarak şekillendirilmesinde merkezi rol
    oynamaktadır.

    Birinci Dünya ülkeleri kendi sömürgelerini oluşturmuş Batı ( Avrupa ülkeleri, ABD, Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda İkinci Dünva Ülkeleri SSCB ülkeleri, Polonya, Doğu Almanya, Çekoslovakya, Macaristan (sosyalist devletler) Üçüncü dünya ülkeleri Hindistan, Afrika ülkelerinin çoğu, Güney Amerika ülkeleri
    İkinci dünya ülkeleri özel mülkiyete dayalı sermaye ve rekabetçi bir piyasa sistemine dayalı sisteme kaymıştır. Batı toplumlarını izleyerek demokratik politik kurumları oluşturmaya çalışmaktadır.
    Üçüncü dünya kavramı ile de azgelişmiş toplumlar ifade edilmektedir.

    ENDÜSTRİLEŞME VE KAPİTALİZM
    Endüstrileşme, kapitalizmin bir alt biçimi olarak görülebilir.
    Kapîtalizm; merkezinde özel mülkiyete dayalı sermaye ve ücretli emek arasındaki ilişkinin yer aldığı bir meta üretim sistemidir. Kapitalist girişim ve buna bağlı olarak parasal ilişkilerle Pazar ağları, modern toplumlarda büyük ölçüde egemenlik kurmuştur.

    Endüstrileşme; modern toplumlarda muazzam derecede büyük bir servet yaratma kapasitesi sağlamış üretim yöntemleridir. Endüstrileşme insan faaliyetini, makineleri, lammadde ve ürünleri birlikte ele alan üretimin, belirli kurallara göre toplumsal olarak örgütlenmesini gerektirmektedir.

    Kapitalist toplumların sahip oldukları özellikler:
    1. Kapitalist girişimciliğinin katı rekabetçi doğası, teknolojik yenilenmenin sürekliliğini ve aynı zamanda yaygınlaşma eğilimi,
    2. Ekonomik alan, diğer alanlardan özellikle politik alandan uzak tutulmaktadır. Ekonomik ilişkiler diğer kurumlar üzerinde önemli ölçüde egemenlik kurmuştur.
    3. Özel mülkiyet sahipliği üretim araçları üzerinde baskın konumdadır. Sermaye=özel mülkiyet Emek=mülksüzlük. İşgücü (emek) metalaştırılmıştır.
    4. Devletin özerkliği.

    SOSYOLOJİ VE MODERNİTE İLİŞKİSİ
    Modernleşme, toplumsal, politik, ekonomik alanda büyük dönüşümleri içerdiğinden dolayı sosyal bilimler ortaya çıkmıştır. Eski düzenin yok olarak yerine yeni ve modern bir dünyanın kuruluyor olması bu değişimleri anlama gereksinimini ortaya çıkarmıştır.
    G. Simmel: Modernite olarak adlandırılan durumun temel özelliği olarak sürekli değişmek akış ve havatın sonsuz kaygısı üzerindeki vurgusundan ötürü modernitenin ilk sosyologu olarak görülmektedir. Simmel hakkında detaylı bilgi için Sosyoloji Sözlüğü. Gordon Marshall. Bilim ve sanat yayınları svf. 658-660)

    Simmel, Metropol ve Zihinsel Yaşam adlı çalışmasında modernist düşünce ve pratik arasındaki ilişkiyi ele almıştır.

    Marks: Kapitalist modernleşmenin en erken ve en bütünsel açıklamalarından birini sunmuştur. Kapitalist gelişmenin sınıflara bağlı ve çelişkili mantığını vurgulayarak bu durumun nasıl insanlığın evrensel kurtuluşu olabileceğini göstermiş ve ütopik düşünceyi materyalist bir bilime dönüştürmeyi başarmıştır.
    Özgürleşmenin öznesi ve insanlığın kurtuluşu işçi sınıfının elindedir.

    Weber: Weber'e göre anahtar kavram teknoloji ve insan eylemlerinin bürokratik biçimde örgütlenmesini ifade eden rasyonalizmdir. Rasyonelliğin ilerlemesinin evrensel özgürlüğün somut olarak gerçekleşmesini sağlamanın aksine içinden kaçılması imkânsız bürokratik rasyonelliğin bir demir kafesinin yaratılmasına yol açtığını söylemiştir.

    Durkheim: Saint Simon geleneği doğrultusunda modern kurumların doğasını endüstrileşmenin etkisi temelinde incelemiştir. Ona göre, endüstriyel merkez kapitalizm değildir. Kapitalist bir düzende değil "Endüstriyel bir düzende yaşadığımızı ifade etmiştir.


    alıntı
#11.09.2011 13:00 0 0 0
  • aöf sosyoloji dersleri - devrimlerin toplumsal değişmeye etkileri - geleneksel toplumlar - modern toplumlar - modernite kavramıBilimsel Devrim:
    Fizik alanında evreni düzenleyen yasaların değiştiğine ilişkin bilinçlenmeye dayalıdır. İsaac Newton, evrensel yerçekimi yasasının keşfedilmesi ile başlamıştır. Tanrı tarafından yönetilen bir doğadan, kendini düzenleyen bir doğa anlayışına geçilmiştir. Bilimsel devrim ile insanın ve onun dünyasının olgusal ve yetkin bilgisine ancak bilimin yanılmaz ilerleyişi ile ulaşılacağı kabul edilmiştir.

    Endüstri Devrimi:
    18 yy'ın sonlarında İngiltere'de ortaya çıkmıştır. Endüstri devrimi genelde teknik yenilikler dizisi olarak sunulmaktadır. Bu süreç sonunda üretimde yaygınlaşan makineleşme nedeniyle işgücünün büyük bir kısmı tarımdan sanayiye kaymıştır. Bu süreç kentlerin genişlemesine yol açmıştır. En temel özelliği, emeğin soyutlanması olarak tanımlanabilir. Emeğin soyutlanması insan ile doğa arasında aracı konumda bulunan teknik yapının gittikçe daha büyük bir özerklik kazanmasını ifade etmektedir. Emek süreci makineye bağlı hale gelmiştir. Ağır çalışma koşullarında gösterilen yoğun çabalar işçilerin yabancılaşmasına neden olmuştur.

    Fransız Devrimi:
    Kendinden önceki ve sonraki devrimler içinde kitlesel nitelikte tek toplumsal devrim olarak görülmektedir. Dünyayı kapsayan tek devrim olarak kabul edilir. 1789 Fransız Devrimini hazırlayan unsurlar; eşitlik, özgürlük, güçlerin ayrılığı, hoşgörü gibi aydınlanmanın ilkeleri olmuştur. Fransız Devrimi, geleneksel toplum düzenini yıkarak yeni bir toplum düzeni kurmayı hedeflemiştir. Tarihte ilk defa evrensel özgürlük, eşitlik gibi dünyevi ideallerin öncülüğünde gerçekleşen bir hareket tarafından toplumsal düzen kaldırılmıştır. Otorite radikal biçiminde değişmiş ve iktidar halkın onayı ile meşrutiyet kazanabilmiştir. Demokratik rasyonalite içinde kurulması ve uygulanması gerekmektedir. En önemli yenilik demokrasinin sadece bir yönetim biçimi olması değil, devletin tek rasyonel biçimi haline gelmesidir. Modern devletin kaçınılmaz olarak demokrat olması gerekmektedir.

    MODERNİTE
    Aydınlanma düşünürlerinin nesnel bir bilim, evrensel bir ahlak ve yasa geliştirme amacı taşıyan çalışmalarıyla biçimlenmiştir. Modernite, aydınlanma düşüncesi ve devrimlerle Avrupa'da başlayan toplumsal, politik ve ekonomik değişimi ifade etmektedir. Bu anlamda temeli, geleneksel dünya görüşünden kopuşla tanımlanan bilim, ilerleme, nesnellik ve evrensellik unsurlarını içeren modern düşünceye dayanır. Modernite genel olarak, endüstrinin, kentlerin, Pazar kapitalizminin, burjuva ailesinin doğuşunun, sekülerleşmenin, demokratikleşmenin ve toplumsal yasa koyuculuğunun güç kazanmasıdır.

    Modernitenin Kurumsal Boyutları
    Anthony Giddens tarafından modernite dört temel kurum aracılığı ile tanımlanmaktadır: Kapitalizm; meta üretimi, mülksüz emek ve özel mülkiyete dayalı üretim biçimi, endüstrileşme; malların üretimi için makineleri ve cansız güç kaynaklarının kullanımını içermektedir. Gözetim; gözetime konu olan toplulukların siyasal alandaki^fl ^ faaliyetlerinin denetimini ifade etmektedir. Askeri güç ya da şiddet araçlarının kontrolü; savaşın endüstrileşmesini ifade etmektedir. Modernite öncesi uygarlıkların her zaman merkezi özelliğini oluşturmuştur. Ayrıca Giddens, modernite çözümlemesinde ulus devlet üzerinde odaklanmaktadır ve ulus devleti, modern öncesi toplumların özelliklerinden farklı görmektedir.

    MODERNİZM
    Modernizm, 19. yy'ın sonlarında ortaya çıkan bir harekettir. Modern düşüncenin edebiyat, şiir, müzik, resim ve mimari gibi özellikle sanatsal ve kültürel alanlardaki etkileri sonucunda meydana gelen değişimi ifade eder. Modernizm, sadece sanatla ilgili değildir. Dönemin teknolojik, politik ve ideolojik değişimleriyle bu alanlardaki gelişmeleri etkileyen ve onlar tarafından etkilenen, geniş kapsamlı entelektüel bir harekettir.

    Modernizm, sanatsal ve kültürel anlamda ortaya çıkmışken modernite, bu değişim sürecine ait felsefi, politik ve toplumsal düşünce sistemidir. 1848 yılından sonra modernizm, büyük ölçüde kentsel bir olgu haline gelmiştir. Hızlı bir kentsel büyüme, kırdan kente göç, sanayileşme ve makineleşmeyle birlikte mimari çevrede çok büyük bir değişimle ve kentsel politik hareketlerle karmaşık bir ilişki içinde varlığını sürdürmüştür.

    MODERNLEŞME
    Bir taraftan yaşamın devam eden pratiklerini örgütleyen gizemli, tanrısal düzenler, derebeylik hakları, dinden doğan haklara ve bunların yarattığı eşitsizlik ve zenginliğe karşı bir tavrı ifade etmektedir. Modernleşme, bireyi, bireyin kurtuluşunu ve özgürlüğünü, onun akılcılığına bağlamaktadır.
    Modernleşme bu bağlamda düşünüldüğünde ilerleme ve genişleme olarak tanımlanmıştır. Modernleşme kavramı ağırlıklı olarak gelişim aşamaları olarak kullanılmaktadır. Kapitalist ekonomik sistemin getirdiği bir aşama olarak atfedilebilir. Pazarın büyümesi ile gelişen sosyo-ekonomik ilerlemeler teknolojik keşifler anlaşılmaktadır.

    Geleneksel ve Modern Toplumlar
    Rönesans ve reformasyon hareketleri, Fransız Devrimi, Endüstri Devrimi ve kitle toplumlarının yükselişi modernleşmenin alt yapısıdır. 19. yy'da modern toplumlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Modernite kavramı, Batı Avrupa'da Aydınlanma düşüncesinin akla ve bilimsel bilgiye dayalı olarak geliştirdiği seküler fikirlerin etkisiyle ortaya çıkmıştır. Modern kavramı niteliksel olarak modernleşmeyi takip eden toplumlar ı ifade ederken, geleneksel ya da modern öncesi, modernleşme öncesi toplumları ifade eder.

    Geleneksel toplumlar: kırda yaşar, tarımsal üretim yapar, otoriter ve dini toplumlar olarak tanımlanabilir. Fazla nüfusu olmayan, homojen yapıda ve kapitalizm öncesi dönemde görülen toplumlardır. Modern Toplumlar: kentsel alanlarda görülen artış ya da gelişme, kapitalizmin çeşitli biçimleri, demokrasi, bilim ve teknoloji, nüfus artışı ve yoğunlaşması, heterojen bir kültürel, politik ve dini yapı özelliklerini taşımaktadırlar.

    Modernleşme, geleneksel toplumların modern toplumlara dönüşme sürecinde, toplumsal politik ve ekonomik aşamaları ifade etmektedir.
    Modern toplumları geleneksel toplumlardan ayıran özellikler politik, ekonomik, toplumsal ve kültürel süreçler arasındaki etkileşim sonucunda meydana gelmiştir.



    alıntı
#11.09.2011 12:55 0 0 0
  • aöf sosyoloji dersleri - modernite nedir - kapitalizm nedir - aydınlama dönemi - aydınlanma düşünceleri - aydınlanmanın tarihiDeğişme belirli bir dönem içinde, toplumsal ve doğal yaşam ile insan tutum ve davranışlarında gerçekleşen farklılaşmayı ifade eden kavrama değişme denir. Toplumsal değişme ise sosyolojik açıdan, toplumun yapısını oluşturan toplumsal ilişkiler ağının ve bunları belirleyen kurumların, tarihsel süreç içinde değişmesini kapsamaktadır. Bu anlamda toplumsal değişme toplumlararası ilişki ve etkileşimlerin niteliğini ve içeriğini belirlemektedir. Toplumsal değişme kavramı genellikle ilerleme, kalkınma ve gelişme kavramları ile ilişkili şekilde kullanılmasına rağmen anlam açısından farklılıklar vardır. Toplumsal değişme herhangi bir değer yargısı içermemektedir. Dolayısıyla; toplumun yapısını oluşturan, toplumsal ilişkiler ağının, toplumsal kurumların birev ve grup davranışlarının, birey ve grup davranışlarının, toplumsal norm ve değerlerin tarihsel olarak geçirdiği farklılaşma ve dönüşüm sürecidir.
    Ayrıca evrim, başkalaşma, devrim gibi kavramlar toplumsal, siyasal ve kültürel anlamda ele alındığında değişmenin özel biçimleri olarak ele alınabilir.
    Toplumsal değişmeyi etkileyen unsurlar
    Fiziksel çevre: coğrafi yapıda görülen toprağın verimliliği, doğal felaketler, iklim değişikliği gibi
    Kültürel faktörler: Coğrafi keşifler, yayılma gibi
    Teknolojik faktörler: Pusulanın, matbaanın, buharlı
    makinelerin icadı, elektrik, telefon, bilgisayar kullanımı gibi
    Demografik faktörler: Hızlı nüfus artışı, göç gibi Bu faktörler ve aralarındaki ilişkiler itibariyle toplum durağan değil tarihsel süreç içinde değişken bir özelliktedir. Dolayısıyla toplumsal değişme, toplumların farklı bölgelerinde, farklı toplumsal unsurlar üzerinde farklı hız ve zamanda gerçekleşmektedir. Toplumsal kurum ya da unsurların bazıları değişmeden diğerlerine göre daha az etkilenirken bazıları ise çabuk ve köklü biçimde etkilenmekte ve aynı zamanda ilişkide bulunduğu diğer kurum ve unsurları da değişime sürüklemektedir.

    AYDINLANMA
    Aydınlanma, doğa ve toplum hakkında bir düşünce biçimi sağlayan, birbirleriyle ilişkili değerler ve düşüncelerden oluşmaktadır. Aydınlanma, 17. Ve 18 yy.'larda ortaya çıkan Fransa'da başlayan ve Batı Avrupa'ya sıçrayan, toplumsal düşünce tarihinde önemli bir dönüm noktasını ifade eden ve kökleri önceki yy'larda oluşan Rönesans ve reformasyona dayanan bir düşünce hareketidir. Aydınlanma, Hıristiyanlığın hakimiyetindeki geleneksel dünya görüşü temelinde kökleşmiş olan anlayışa karşı gelişen bir harekettir. Batıl inanç ve doğaüstü inancını reddeden aydınlanma düşüncesi insan, toplum ve doğa hakkında yeni bir düşünce çerçevesinin yaratılmasını ifade etmektedir.

    Aydınlanma, cehalet ve batıl inancın insanlığın bütün sefaletinin kaynağı olduğunu ifade etmiş bu durumun ancak bilgi, akıl ve bilim ile ortadan kaldırılabileceğini ileri sürmüştür. Cehaletin yerine bilimsel bilginin, sınırsız insani ilerlemenin önünü açacağını savunmuştur. Dolayısıyla rasyonel düşünce, egemen geleneğin ve dinsel sistemlerin otoritesini sorgulamış bu otoritenin geliştirdiği kurumlara karşı yeni bir düşünce biçimini ileri sürmüştür. Toplumsal düzen fikrinin, metafizik sisteme göre değil akla ve gözlem yolu ile üretilen verilere dayanan bir süreç içinde açıklanmasını savunmuştur.
    Aydınlanma düşüncesi, "insanları zincirlerinden kurtarmak amacıyla bilginin ve toplumsal örgütlenmenin mistik ve kutsal kabuğunu kırmayı" amaçlayan laik harekettir.

    Aydınlanmanın temel ilkeleri:
    • Epistemolojik birliğin sağlanması:
    • Evrensel akıl ve moral ilkeleri
    • Sadece bilim ve evrensel değerlere dayanan toplum
    • Bilginin önemi (mutsuzluğun ve ahlaksızlığın nedeni bilgisizliktir. Gerçek bilgi insanı özgür kılacaktır.)

    Aydınlanma Düşünürleri
    Aydınlanmanın temeli, dünyanın eğer doğru bir biçimde resmedilir ve temsil edilebilirse kontrol altına alınabileceği ve akılcı bir biçimde düzenlenebileceği varsayımına dayanmaktadır. Aydınlanma bu doğru tarzı keşfederse hedeflerine ulaşmış olacaktır. Voltaire, D'Alembert, Hume, Saınt Sımon, Augusto Comte aydınlanma düşünürlerindendir.

    Thomas Hobbes; insan doğası ile ilgilenmiş ve insanların birlikte yaşama eğilimlerinin olmadığını "insan insanın kurdudur' sözleri ile belirtmiştir. Zenginlik, saygınlık ve iktidar için sürekli bir rekabet içinde bulunan insanlar bu mücadele sürecini kendi yaşam ve çıkarları ile aynı yönde oluşmadığını kavramış, karşılıklı görev ve sorumluluğa dayanan toplumsal bir sözleşmenin gerekliliğini belirtmişlerdir. Bu sözleşme ihtiyacı onları devlet düzeyinde örgütlemiştir.
    John Locke; ona göre bireyler doğal hakları olan eşitlik, özgürlük içerisinde ve barış ortamında yaşamaktadırlar. En temel doğal hak ise mülkiyet hakkıdır. Jean Jacgues Rousseau; Hobbes'un ifade ettiği sözleşmenin farklı oluştuğunu söylemiştir. Ona göre, bireyin doğanın değil toplumun bir ürünü olması nedeniyle davranışlarının toplumsal kökenli olduğunu ileri sürmüştür. Bir toplulukta insanın kendi çıkarlarından önce ortak bir çıkar aracılığı ile bir arada bulunduğunu, toplumun sözleşmenin bir ürünü olduğunu söylemiştir. Birey ve toplum arasındaki bu eylem toplumsal sözleşme adını alır.

    Davıd Hume: aydınlanma düşüncesi ile yeniden tanımlanan insan doğasının kuramını oluşturan düşünürdür. İnsan doğasının insanın içinde şekillenen toplumsallık biçimlerini incelemiş ve insanın eylemini sürekli başkalarının eylemine yönelik olması sebebiyle toplumsal özellikli olarak tanımlamıştır. Baron De Montesaue: toplum yapısı ve yönetim biçimleri ile ilgilenmiştir. Toplum yapısal bir bütündür. Yönetim biçimlerini ise ideal tipler olarak ele almıştır. Toplumu, temel unsurları iklim ve coğrafya olarak görmüş bu unsurların toplumsal yapıya katkılarını çözümlemeye çalışmıştır.

    Voltaire: bilim, düşünce özgürlüğü ve adalet konusunda yazmıştır. Akıl ve bilim konusunda toplumsal ilerlemeler üzerinde çalışmıştır.

    Adam Ferguson: emeğin yabancılaşması kavramını ilk kez kullanmıştır. Sanayiye dayalı gelişimin olduğunu ileri sürerek bu gelişmenin yabancılaşmaya neden olduğunu ifade etmiştir.

    DİKKAT: Aydınlanma düşünürleri düşüncelerini Ansiklopedi adlı çalışmalarda 18. yy.'da yayınlamaya başlamıştır.


    alıntı
#11.09.2011 12:51 0 0 0
  • aöf sosyoloji dersleri - sosyal politika test soruları ve cevapları1-) UÇÖ’nün yürütme organı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Uluslararası konferans
    B) Yönetim Kurulu
    C) Uzmanlar komitesi
    D) Konferans komitesi
    E) UÇÖ bürosu

    2-) Aşağıdakilerden hangisi Uluslararası Çalışma Bürosu’nun görevlerinden biridir?
    A) Konferans gündemini belirlemek
    B) Üye ülkelerle ilişkileri sürdürmek
    C) Örgüt bütçesini hazırlamak
    D) Alınan kararların yerine getirilebilmesi için gerekli önlemleri almak
    E) Sekreterlik ve bürokratik hizmetler sunmak

    3-) Uluslararası Çalışma Örgütü’nün üzerinde yeterli bir uzlaşma sağlanamamış ve gelişmemiş konuları ne tür kararlar arasındadır?
    A) Tavsiye
    B) Mevzuat
    C) Sözleşme
    D) İlan
    E) Doktrin

    4-) Uluslararası Konferans Komitesi Konferans tarafından, üçlü katılım ilkesine uyularak seçilen kaç üyeden oluşur?
    A) 20
    B) 28
    C) 36
    D) 105
    E) 150

    5-) Aşağıdakilerden hangisi Uluslararası Çalışma Örgütü’nün genel denetim yetkisi çerçevesinde oluşturduğu kurallardan birisidir?
    A) Konferans Komitesi
    B) Guvernörler Kurulu
    C) Uluslararası Antlaşmalar Enstitüsü
    D) Uluslararası Araştırmalar Merkezi
    E) Adalet Kurulu

    6-) İşsizlere belirli bir ekonomik güvence sağlayarak onları korumaya yönelik politikalara ne ad evrilir?
    A) Aktif istihdam politikaları
    B) Pasif istihdam politikaları
    C) Toplumsal istihdam politikaları
    D) Ekonomik istihdam politikaları
    E) Geliştirici istihdam politikaları

    7-) Aşağıdakilerden hangisi, iş arayanlar ile işgücü gereksinimlerini güçleştiren etkilerden biri değildir?
    A) Çalışma koşullarındaki farklılıklar
    B) İşgücü gereksinimlerindeki farklılıklar
    C) Gelir düzeyindeki farklılıklar
    D) Sayısal farklılıklar
    E) Coğrafi dağınıklıklar

    8-) Aşağıdakilerden hangisi işsizliğin önlenmesine yönelik olan nüfus politikaları ile ilgili bir uygulama değildir?
    A) Aile planlaması
    B) Doğum kontrollerinin yaygınlaştırılması
    C) Çocuk yardımlarının sınırlandırılması
    D) İşgücünün başka ülkelere gönderilmesi
    E) Girişimciliğin desteklenmesi

    9-) Aşağıdakilerden hangisi esnek çalışma biçimlerinden biri değildir?
    A) Evde çalışma
    B) Part-time çalışma
    C) Fazla çalışma
    D) Çağrı üzerine çalışma
    E) Yoğunlaştırılmış çalışma

    10-) Aşağıdakilerden hangisi gereğinden uzun tutulan iş sürelerinin beraberinde getireceği sakıncalardan birisi değildir?
    A) İş kazaları ve meslek hastalığı riskinin çoğalması
    B) Sosyal yaşama katkı ve katılımın sınırlandırılması
    C) İşletme giderlerinin artması
    D) İşsizlik oranlarının yükselmesi
    E) Üretim düzeyinin azalması

    11-) Haftalık iş süresinin haftanın çalışılan günlerine eşit olarak dağıtılmasına ne ad verilir?
    A) Belirli süreli iş sözleşmesi
    B) İş süresinde yeknesaklık
    C) Süresiz iş süresi
    D) Sürekli iş süresi
    E) Fazla iş süresi

    12-) Bir işyerinde sürdürülen faaliyet kesintisiz olarak günde en çok ne kadar olabilir?
    A) 8 saat
    B) 16 saat
    C) 24 saat
    D) İşgörenlerin normal çalışma süresi kadar
    E) Normal ve fazla süreli çalışmaların toplam süresi kadar

    13-) İşverenin işçisini belirli ve geçici bir süre ile bir başka işverenin emrine verebilmesine olanak tanıyan çalışma biçimine ne ad verilir?
    A) Ödünç çalışma
    B) Yoğunlaştırılmış çalışma
    C) Çağrı üzerine çalışma
    D) İş paylaşımlı çalışma
    E) Tele çalışma

    14-) Aşağıdakilerden hangisi, sosyal politikalarca günümüzde uygun iş süresi uzunluğu olarak kabul edilir?
    A) Günde 7, haftada 36 saat
    B) Günde 7, haftada 42 saat
    C) Günde 7.5, haftada 42 saat
    D) Günde 8, haftada 40 saat
    E) Günde 8, haftada 45 saat

    15-) Bir işyerinde ard arda ya da ayrı zamanlarda, iş sürelerinin başlama ve bitiş zamanları birbirinden farklı işgören gruplarına ne ad verilir?
    A) Posta
    B) Ekip
    C) Tim
    D) Takım
    E) Grup


    Cevaplar:


    1-) B
    2-) E
    3-) A
    4-) E
    5-) A
    6-) B
    7-) C
    8-) E
    9-) C
    10-) E
    11-) B
    12-) C
    13-) A
    14-) D
    15-) A


    alıntı
#11.09.2011 12:06 0 0 0
  • aöf sosyoloji dersleri - sosyal politika test soruları ve cevapları1-) Sanayi Devrimi’nin yaşandığı dönemle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
    A) Klasik liberal ekonomi felsefesi hâkimdir.
    B) Hukuki eşitlik ve sözleşme serbestisine dayalı bir hukuk düzeni vardır.
    C) Ağır ekonomik koşullar vardır.
    D) İşveren güçlü, işçi zayıf durumdadır.
    E) İşçi ücretleri yükselerek refah artmıştır.

    2-) Aşağıdakilerden hangisi sosyal politikaların araçlarından biri değildir?
    A) Devlet bütçesi
    B) Endüstri ilişkileri
    C) Eşel-mobil sistemi
    D) Toplu iş sözleşmeleri
    E) Kooperatifler

    3-) Sosyal politikaların başlıca finansman kaynaklarından biri olan devlet bütçelerinin en önemli kalemi hangisidir?
    A) Sosyal sigorta fonları
    B) Özel sigorta fonları
    C) Şans oyunları
    D) Vergiler
    E) Krediler

    4-) I. İşsizliğe yol açan nedenleri, işsizliğin türlerini ve boyutlarını inceler.
    II. İşsizlik sigortası, iş/iş gücü sağlama ve işsizlikle mücadeleyi ele alır.
    Yukarıdaki bilgiler ışığında aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
    I II
    A) Endüstri ilişkileri Çalışma Ekonomisi
    B) Ekonomi İnsan Kaynakları Yönetimi
    C) Ekonomi Ekonomi Politikası
    D) Sosyal Politika Endüstri İlişkileri
    E) Çalışma Ekonomisi Sosyal Politika

    5-) Çalışma yaşamının aktörleri kimlerdir?
    A) Bağımlı statüler altında çalışanlar ile işverenler
    B) İşçi, işveren ve konfederasyon
    C) Bağımlı statüler altında çalışanlar ile işveren
    D) Sendika, federasyon ve devlet
    E) Örgütlü işçi, işveren ve devlet

    6-) Sanayi Devrimi, hangi enerji gücünün üretim sürecine uyarlanması ile başlamıştır?
    A) Buhar
    B) Kömür
    C) Gaz
    D) Nükleer enerji
    E) Elektrik

    7-) Aynı meslek ve sanatı sürdürenlerin, birbirlerine yakın bir ortamda toplanarak kurdukları düzene ne ad verilir?
    A) Korporasyon
    B) Kollektivizm
    C) Merkeziyetçilik
    D) Feodalizm
    E) Dernekçilik

    8-) Aşağıdakilerden hangisi Sanayi Devrimi’nin üretim süreci üzerinde oluşturduğu değişikliklerden birisi değildir?
    A) Üretim sürecinin hızlanması
    B) Üretim tekniğinin basitleşmesi
    C) Üretimin çeşitlenmesi
    D) Üretim birim maliyetinin yükselmesi
    E) Üretimin çoğalması

    9-) Sanayi Devrimi’nin yaşanıldığı dönemde hangi ekonomik görüşün hakim olduğu söylenebilir?
    A) Klasik liberal
    B) Sosyalist
    C) Korporasyon
    D) Sosyal devlet
    E) Yeni liberal

    10-) İlk sosyal nitelikteki politikaların konusu kimlerdir?
    A) Çocuk işçiler
    B) Esnaf
    C) Sakatlar
    D) Tüketiciler
    E) Yoksullar

    11-) Türkiye’de ilk önce hangi sosyal sigortalar koluna işlerlik kazandırılmıştır?
    A) İşsizlik
    B) Malullük
    C) Meslek hastalığı
    D) Ölüm
    E) Yaşlılık

    12-) Ülkemizin ilk Medeni Kanunu aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Türk Ticaret Kanunu
    B) Türk Ceza Kanunu
    C) Mecelle
    D) Dilaver Paşa Nizamnamesi
    E) Borçlar Kanunu

    13-) Türkiye’de 1960’lı yıllarda sosyal politikalarda gözlenen gelişmelerin temelinde hangi etken bulunur?
    A) Ulusal sanayinin gelişip, yaygınlaşması
    B) 1961 Anayasasında yer alan hükümler
    C) Uluslararası Çalışma Örgütü üyelliğinden doğan yükümlülükler
    D) İşçi sendikalarının mücadeleleri
    E) Demokratik bir yönetim biçimine geçilmesi

    14-) Yeni Türk Devletinin kurulmasının hemen ardından, izlenilecek ekonomi politikalarının belirlenmesini düzenleyen iktisat kongresi, hangi ilimizde yapılmıştır?
    A) Ankara
    B) İstanbul
    C) İzmir
    D) İzmit
    E) Antalya

    15-) Uluslararası Çalışma Örgütü’nün yönetim kurulunda kaç hükümet temsilcisi delege bulunur?
    A) 10
    B) 12
    C) 28
    D) 25
    E) 30


    Cevaplar:

    1-) E
    2-) A
    3-) D
    4-) E
    5-) E
    6-) A
    7-) A
    8-) D
    9-) A
    10-) A
    11-) C
    12-) C
    13-) B
    14-) C
    15-) C


    alıntı
#11.09.2011 11:58 0 0 0