Aöf Sosyoloji Dersleri - Türk Siyasal Hayatına ait sorular ve cevapları
1. 1945 yılında Meclis’te hakiki ve uzun süreli ihtilaf çıkmasına neden olan yasanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
a. Toprak reformu
b. ilköğretimin yaygınlaşması
c. Sanayi teşvikleri
d. Seçim usulü
e. Dış politika
2. 1949 yılında demokrasiye geçiş sürecindeki son engeller hangi başbakan döneminde kaldırılmıştır?
a. Şemsettin Günaltay
b. Hasan Saka
c. Recep Peker
d. Fethi Okyar
e. Fuat Köprülü
3. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de demokrasiye geçiş sürecinin başarılı olmasını sağlayan etkenlerden biri değildir?
a. Hükümetin, muhalefetten güçlü olması
b. Ilımlıların, aşırılardan güçlü olması
c. Reformcuların, tutuculardan güçlü olması
d. DP liderliğinin ılımlı olması
e. MP’nin uzlaşmacı bir politika izlemesi
4. Aşağıdakilerden hangisi, inönü’nün reform süreci başlatmasında rol oynayan güdülerle ilgili ileri sürülen görüşlerden biri değildir?
a. Demokratik rejimlerin II. Dünya Savaşındaki zaferi
b. Türkiye’nin Sovyet tehdidine karşı Batı ile yakınlaşma ihtiyacı
c. Türk toplumundaki sosyo-ekonomik dönüşümler
d. Tek parti sisteminin baştaki şahısa dayandığı düşüncesi
e. Amerika Birleşik Devletleri’nin siyasal değişim lehindeki baskısı
5. Aşağıdakilerden hangisi DP’nin muhalefeti boyunca vurgulanan sloganlarından biri değildir?
a. Serbest ve dürüst seçimler
b. Kapsamlı sivil özgürlükler
c. Keyfi ve otoriter yönetime son verme
d. Bürokrasinin güçlendirilmesi
e. Ekonomik liberalleşme
6. Türkiye’deki tek parti rejiminin "liberal, demokratik geleneğe" komünist ve faşist tek parti rejimlerinden daha yakın olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
a. CHP’nin pozitivist-rasyonalist düşünceye sahip olması
b. Kemalist reformların etkisini kaybetmesi
c. CHP’nin sosyal ve ekonomik değişimlerle aşırı ilgili olması
d. CHP doktrinin değişmez bir karakterde olması
e. CHP’nin kadro partisi olması
7. Aşağıdakilerden hangisi 12 Mart 1971 askeri müdahalesinin amaçlarından biridir?
a. TBMM’yi dağıtmak
b. Siyasal partileri yasaklamak
c. Anayasayı yürürlükten kaldırmak
d. Sivil toplum kuruluşlarını yasaklamak
e. Demokrasiyi yeniden dengelemek
8. Aşağıdakilerden hangisi 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinin özelliklerinden biri değildir?
a. Orta rütbeli askerler tarafından yapılması
b. Milli Birlik Komitesi ile üst rütbeli subaylar arasında ihtilaf yaşanması
c. Milli Birlik Komitesinin ana muhalefet partisi ile sıkı ilişki içinde olması
d. Milli Birlik Komitesinin yasama faaliyetlerinin sınırlı olması
e. Sosyal, ekonomik ve siyasal yapıların tüm aşamalarını etkileyecek 600 den fazla kanun çıkarılması
9. Aşağıdakilerden hangisi bürokratik otoriter rejimlerin ortaya çıkmasında etkili olan faktörlerden biri değildir?
a. Yüksek enflasyon oranı
b. Ara mallar ve tüketici mallarının eksikliği
c. Döviz kurlarındaki düşüşler
d. Ödemeler dengesi açığı
e. işsizlik
10. Aşağıdakilerden hangisi DP iktidarının, 1960 askeri darbesine neden olan uygulamalarından biri değildir?
a. Basın yasasının sertleştirilerek çok sayıda gazetecinin hapsedilmesi
b. Devlet radyosunun iktidar lehine tek taraşı kullanılması
c. Siyasal toplantıların yasaklanması
d. Devlet memurlarının erken emekliliğe zorlanması
e. Seçimlerin askıya alınması
kabarcık nasıl yapılır - kızartma kabarcık - kabarcık kızartması - yoğurtlu kabarcık tarifi
Malzemeler:
- 2 su bardagi yogurt
- 1 yumurta
- un
- kabartma tozu
- kirmizi pul biber
- tuz
- susam
- kizartmak icin sıvı yağ
Yapılışı:
Bi kabin icine: yogurt, yumurta, kabartma tozu, tuz, koyuyoruz karisdirip aldigi kadar unumuzu ekliyoruz . iyice yuguruyoruz . Pul biberide ekleyip birazdaha yuguruyoruz:
Bunu iki beze yapiyoruz, ve merdane yardimiyla biraz aciyoruz, uzerine susam serpiyoruz birazdaha aciyoruz bi yarim milimlik kalinliginda aciyoruz . bi cay bardagiyla bastirarak kesiyoruz,
Aralarindaki kalan hamurlari tekrar beze yapip tekrar aciyoruz ,kizdirilmis bol yagin icin de kizartiyoruz . sicak veya soğuk , servis yapiyoruz .
NOT: hamur yogurt'lu oldugu icin fazla yag almiyor hafif oluyor , cayla iyi bi musafir ikrami oluyor
gebelikte diş sağlığı - hamilelikte diş bakımının önemi - hamilelikte diş dolgusu yaptırmak - hamilelikte diş çürükleri - gebelikte diş çürükleri neden artar - gebelik kusmalarının dişlere etkisi - gebelikte diş hijyeni
Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sevil Gürgan, gebelik süresince yemek yeme arzusunun, sık ve abur cuburla beslenmenin artmasının, ağızda asitli bir ortam hazırladığını, bunun da diş çürüklerinin artmasına yol açtığını belirterek, ''Gebeler şişliklerden dolayı diş etlerinde acı hissetseler bile mutlaka dişlerini fırçalamalıdırlar'' dedi.
Gürgan, yaptığı açıklamada, hamilelik döneminin diş çürüklerinin artış gösterdiği periyotlardan olduğunu söyledi.
Hamilelik süresince hormonal dengede bir değişim yaşandığını, progesteron hormonunun gebelik boyunca yüksek seyretmesinin diş ve diş etlerini hassaslaştırdığını anlatan Gürgan, bu dönemde şişme, kızarıklık ve kanamayla seyreden diş eti rahatsızlığı görüldüğünü bildirdi.
Gürgan, bu yüzden hamilelik boyunca diş bakımına her zamankinden daha çok özen gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
Gebeliğin ilk aylarında görülen kusmalar nedeniyle mide asitlerinin ağza gelmesinin diş çürüklerinin hızlanmasına ve artmasına zemin hazırladığını anlatan Gürgan, hamilelik döneminde beslenme alışkanlığının değişmesinin de gebelerin diş sağlığı üzerindeki olumsuz faktörlerden birisi olduğunu dile getirdi.
Gürgan, ''Gebelik süresince yemek yeme arzusunun, sık ve abur cuburla beslenmenin artması, ağızda asitli bir ortam hazırlar. Bu da diş çürüklerinin artmasına yol açar. Bu durumdan diş etleri de olumsuz etkilendiği için çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıkar'' diye konuştu.
Hamilelik boyunca diş hijyenine çok dikkat edilmesi gerektiğini belirten Gürgan, şu uyarılarda bulundu:
''Gebeler şişliklerden dolayı diş etlerinde acı hissetseler bile mutlaka dişlerini fırçalamalıdırlar. Ayrıca, bol bol su içip, ağızlarının kuru kalmamasına dikkat etmeliler. Ağızlarında asitli ortamın oluşmaması için zaman zaman suyla çalkalamalılar. Beslenmede protein ağırlıklı besinlere ağırlık verip, abur cuburdan uzak durmalılar.''
Hamileliğin ilk 3 ayında radyasyon uygulamasından mümkün olduğunca kaçınmak gerektiğini belirten Gürgan, ''Zorunlu durumlarda gebelerin kurşun önlük giymek kaydıyla diş filmi çektirmelerinde sakınca yoktur. Diş filmi için kullanılan radyasyon zaten çok düşük dozlardadır'' diye konuştu.
Gebelerin gerekli hallerde diş dolgusu yaptırmalarında da sakınca olmadığını kaydeden Gürgan, ışıklı dolgu sırasında kullanılan ışının radyasyon olmadığını bildirdi.
4 Gökkuşağı Alabalığı, herbiri 200 g ağırlığında
4 tarhun otu dalı
3 yemek kaşığı zeytinyağı
4 yemek kaşığı tereyağı
Tuz
Limon suyu
1 tutam Kotányi köri harcı
1 tutam Kotányi chili biberi
1 miktar Worchestershire sosu
4 limon dilimi
Süslemek için biraz dereotu
Tarifi:
Tarhun otunu içi temizlenmiş alabalığın içerisine dağıtın.
Teflon bir tavada zeytin yağını kızdırın ve hazırladığınız alabalığını iki tarafıda kızarana kadar bekleyin. Alabalıkları alıp tabağa yerleştirin.
Tereyağınıtavadaki et suyu ile eritip içerisine tuz, limon suyu, köri harcı, çili biberi ve Worchestershire sosunu katınız.
Hazırladığınız baharatlı tereyağı sosunu Alabalık üzerine dağıtarak döktükten sonra limon dilimleri ve dereotu ile süsleyin. Patates ile servis ediniz.
Aöf Sosyoloji Dersleri - Aöf Felsefe Konu Anlatımı - Pozivitizm Nedir - Analitik Felsefe - Çözümleyici Felsefe - Felsefe Soru ve Cevaplar
S-1 Sezgicilik nedir? Bu akımın kurucusu ev önemli temsilcisi kimdir hakkında bilgi veriniz. Pozivitizm (olguculu) nedir? Analitik Felsefe (çözümleyici felsefe) nedir?
C-1 Sezgicilik: Doğru bilginin kaynağının sezgi olduğunu savunan anlayışa entuisyonizm denir. Bu akıma göre bilme konusunda sezgi akıldan daha üstündür. Sezgiyle varlığı içten içe duyup kavrayarak apaçık bir şekilde anlarız. Bu akımın kurucusu ve önemli temsilcisi Henğri Bergson ’dur.
Hengri Berkson;
- 1982’de Nobel Ödülünü almıştır. Paris’ de öğrenimini tamamlamış,orijinal felsefesini kurmuştur.
- Sezgicilik yada Bergsonculuk denilen felsefe, temelde bir değişim felsefesidir.
- Değişim, sadece bilinçli varlık olan insan için değil, bütün gerçeklik içindir.
- Varlığın kendisini oluşturan süredir.
Pozivitizm (olguculuk) Bu akımdan ilk söz eden kişi Saint Simon olmakla birlikte, akımı sistemli bir felsefe dalı haline getiren Aguste Comte’dur. Doğru bilgi olguların bilgisidir. Görüşünü savunan akıma pozivitizm denir. Doğru bilgi nasıl sorusunu sorarak yani deney ve gözlem yaparak ulaşabiliriz. Olgu; Deney ve gözleme tabii tutulabilen yada ölçülebilen olay ve varlıklara olgu denir.
Analitik Felsefe - Çözümleyici Felsefe Mantıkçı emprizm yada yeni pozivitizm olarak ta anılır. Temsilcileri arasıdan Ludwiğ Wittgenstein, Morite Schlich, Hans vardır.
Bu felsefe temelde dil çözümlemelerine dayanır. Bu akıma göre felsefenin görevi; bilimlerin dili çözümlemek kavram yapısına kurmak ve yöntemlerini mantıksal bir temele oturtmaktadır. Bu akımın gerçekleştirildiği dil çözümlenmeden sayesinde mantık bilimine .............. dil adı verilir.
S-2 Pragmatizm (Faydacılık) nedir? Fenomoloji (Görüngü Bilim) hakkında bilgi veriniz.
C-2 Pragmatizm (Faydacılık) ; Doğru bilginin ölçütünün fayda olduğunu savunan akıma pragmatizm denir. Pragma; iş,eylem yada davranış anlamlarına gelir. Bu akımın temsilcileri arasında Peirce, William James ve John Dewey
Bu akım doğruya yaşamın çeşitliliği içinde aradığı ve her felsefe fayda ölçüsünde yaklaştığı için plüralist(çokçu) bir akımdır.
Fenomoloji (Görüngü Bilim); Bu akımın kurucusu Edmund Husserl en önemli temsilcisi ise Max Schelerdir. Bu akıma göre asıl varlıklar fenomenler değil özlerdir. Doğru bilgide fenomenlerin değil özlerin bilgisidir.Bu akıma göre doğru bilgi olan özün bilgisine ancak iki aşamalı bir teknikle ulaşılabilir. Bunlar paranteze alam ve özü algılama aşamalarıdır.
Paranteze alma; bu aşamada söz konusu varlığa ait olarak o güne kadar edindiğimiz bütün bilgileri ve öz yargılarımızı o varlıktan ayırırız. Yani varlığı bütün niteliklerinden soyutlarız.
Özü algılama ; Birinci aşamadan sonra varlıktan geriye tek bir şey kalmıştır. Oda özdür. Öz artık kendini bilimden saklayacak durumda değildir. Yani öz artık bilim tarafından açıkça kavranır.
S-3 Bilim Felsefesi nedir? Bilimin felsefenin konusu oluşu hakkında bilgi veriniz. Bilime farklı yaklaşımlar nelerdir?
C-3 Bilim Felsefesi ; Bilimin konusunu, ulaştığı sonuçları ve yöntemlerine ele alıp sorgulayan felsefe alanına bilim felsefesi denir.
Bilimsel felsefe ; Bilimdeki hızlı ve başarılı ilerleyişten esinlenerek, bilimsel düşünüş modellerinin felsefeye uygulanmasına denir.
Bilimin Felsefenin Konusu Oluşu; Newton fiziğinde ortaya çıkan bazı hatalar ve geçersizlikler insanların bilime duydukları güven ve saygıyı azalttı. İşte bu durum bilimin yeniden düzenlenip sorgulanması ihtiyacını ortaya çıkardı. İşte bilimde felsefenin konusu haline bu ihtiyaçtan dolayı gelmiştir.
Bilime Farklı Yaklaşımlar Şunlardır; * Ürün olarak bilim * Etkinlik olarak bilim
Ürün Olarak Bilim • Bu yaklaşıma göre bilim; Bilim adamlarının bilimsel bilgi diye ürettikleri ürünlerin toplamından ibarettir.
• Bu yaklaşıma göre bilim; Tamamen rasyonel bir etkinliktir. Yani bilim adamı duygu ve düşüncelerini yaptığı işe asla yansıtmamalıdır.
• Bu yaklaşıma göre bilim; Basitten mükemmele doğru düz bir çizgi üzerinden ilerler.
• Bu yaklaşıma göre bilim; Yuvarlandıkça büyüyen bir kar topuna yada hazine sandığına benzer.
• Bu yaklaşımın temsilcileri; H. Reichenbach, R. Karnap ve CG Hempel yer alır.
Etkinlik Olarak Bilim • Bu yaklaşıma göre bilim; bilim adamları bir topluluğun bir etkinliğidir.
• Bu yaklaşıma göre bilim; her bilim adamı bir toplum içinde yaşar. Aynı zamanda içinde yaşadığı çağın ve toplumun kültürel ve çağdaş değerlerinden etkilenir.
• Bu yaklaşıma göre bilim, bir paradigmadan diğerine değişerek ilerler.
• Paradigma; Belli bir dönem içinde geçerli olan doğayı ve toplumu algılayış tarzına paradigma denir.
• Bu anlayışın temsilcileri arasında Thomas Kuhn ve Stephen Toulmin yer alır.
S-4 Bilime Klasik görüş açısından Bakış nasıldır? Bilimi niteleyen özellikler nelerdir? Bilimsel yöntemin özellikleri hakkında bilgi veriniz.
C-4 Bilime Klasik görüş açısından Bakış;
a. Klasik görüş açısından bilim;
• Bilimin konusu nesnel gerçekliktir. (Realite) Amacı ise bu realiteyi anlaşmak ve açıklamaktır.
• Bilim tamamen rasyonel (akılcı) bir etkinliktir.
• Her bilimin amacı ve yöntemi farklıdır Ancak bütün bilimler eninde sonunda tek bir bilime indirgenecektir.
• Bilim sürekli gelişen bir hazine sandığı gibidir. Yanlışlar sürekli ayıklandığı için bu hazine sandığının değeri sürekli artar.
• Bilimlerin bugün için çözemedikleri bazı sorular olabilir. Fakat er yada geç bilim bütün soruları çözecektir.
b. Bilimi niteleyen özellikler;
* Bilim olgusaldır. * Bilim mantıksaldır. * Bilim genelleyicidir. * Bilim objektiftir. *Bilim eleştiricidir.
Bilimsel yöntemin özellikleri;
Yöntem; amaca ulaşmak için izlenen yola yöntem denir. Bilimsel yöntemin aşamaları aşağıdaki gibidir.
Olgu ---- gözlem---- varsayım --- deney --- teori---yasa
Tasvir Aşaması Açıklama aşaması
Tasvir Aşaması; Bu aşamada incelenecek konu belirlenir, sınırlandırılır ve benzerinde barındırılır. Daha sonra gözlem yapılarak konuyla ilgili bilgi toplanır. Bu bilgilerden yararlanılarak varsayımlar kurulur daha sonra bu varsayımların doğru olup olmadığını anlamak için dengeler yapılır.
Açıklama Aşaması; Bir olayın nedeni ortaya koymaktadır. Bu aşamada varsayımla deneylere kesinleşir ve teori adını alırlar. Teorilerin matematiksel bağıntıya dönüştürülmüş haline ise yasa denir.
- Bilimsel Açıklama; Öndeyinin özellikleri bilimsel açıklama olayı nedenini; öndeyi ise olayın nasıl gerçekleşeceğini ifade etmektedir. Öndeyi; Bilimsel açıklamalardan yararlanılarak olabilecekleri önceden tahmin etmeye denir. Öndeyinin insan hayatı için büyük önemi vardır. Buluş; Bilimsel yöntem kullanarak olgular arasındaki neden sonuç ilişkilerini ortaya koymaya buluş denir. Bilimsel doğrulama; Ulaşılan genel açıklamaların olgulara uygunluğunun denetlenmesine denir.
Bilimsel kuramın teorinin özellikleri
Kuram; Varsayımların deneylerle test edilerek doğrulanmış hallerine teori denir. Teoriler belli bir çağda yaşayan bilim adamlarının çoğunluğu tarafından kabul edilen genel açıklamalardır.
Kuramların Özellikleri;
• Kuramlar yaratıcı aklın ürünüdürler.
• Her kuram belli bir konuyla sınırlıdır.
• Kuramlar birer genel açıklamalar bütünüdür. Öyle ki açıklamalar kendi içinde tutarlıdır.
• Kuramlar tek bir konuyla ilgiliyken; dünya görüşü ise varlığa bir bütün olarak her yönüyle ele alır.
• Dünya görüşüne ait önermelerin doğru yada yanlış herhangi bir doğruluk değeri yoktur.; kuramsal önermelerin ise doğru yada yanlış mutlaka bir doğruluk değeri vardır.
Klasik Görüşe Göre yapılan Eleştiriler • Klasik görüş bilim adamı sadece bilgi üreten bir makine değildir. İçinde yaşadığı çağın ve toplumun değerlerinden etkilenir.
• Bütün bilimler eninde sonunda tek bir bilime indirgenmesi mümkün değildir. Aksine zamanla yeni bilim dalları ortaya çıkacaktır.
• Bilimin sürekli mükemmelleşen bir hazine sandığı oldu fikride doğru değildir. Çünkü bilimsel sonuçlar zamanla değişir. Hem de bu değişim evrimsel değil devrimsel değişimdir.
• Bilimin er yada geç bütün soruları çözmesi mümkün değildir.
S-5 Varlık felsefesi nedir? Konusu nedir? Varlık felsefesinin en önemli sorusu nedir? Bilime ve Felsefeye göre varlık nedir?
C-5 Varlık Felsefesi; Varlık var mıdır? Varlık nedir? Varlığın özü nedir? ......vb. soruları ele alıp sorgulayan felsefe alanına varlık felsefesi denir.
Bu ünitedeki en önemli soru; “gerçek varlığın ne olduğu” sorusudur. Bu soruya üç faklı yanıt gelmiştir;
1. Yanıta göre; gerçek varlık tözdür. Töz; var olmak için hiçbir şeye ihtiyaç duymayan temel varlıktır.
2. Yanıta göre; gerçekte var olan insan düşüncesinden bağımsız, somut varlıklardır. Örneğin; masa, kalem, vb.
3. Yanıta göre; gerçekte varolan insan düşüncesine bağlı olan soyut varlıklardır. Örneğin sayılar, geometrik,
Bilime Göre Varlık;
• Bilim için varlık bir problem değildir.
• Bilimler, varlığı birbiri ile ilişlileri içinde ele alır. Neden- Sonuç ilişkilerini bulmayı amaçlar.
• Bilimler varlığı parçalayarak ele alıp inceler.
Felsefeye Göre Varlık;
• Felsefe için varlık bir problemdir.
• Felsefe, varlığın ne olduğunu ve kaynağını anlamaya çalışır.
• Felsefe varlığı bütünüyle ele alıp inceler.
a) Metafizik – Ontoloji ; Ontoloji varlık bilgisi anlamına gelir.(onta-loji) varlık felsefesi MÖ 600 yıllarda ortaya çıkmıştır.Bu dönemde varlık nedir? Varlığın özü nedir? Vb. gibi sorulara cevap aranmıştır.
Metafizik; felsefenin varlık felsefesi bölümünde ele alınan bir alandır. Metafizik kelime anlamı olarak fizik ötesi anlamını ifade eder fakat şu şekilde tanımlanırlar.
Metafizik ;Varlığın, algısal boyutunun dışında kalan kısmını inceleyen alana metafizik denir. Metafiziğin varlık ile ilgili temel soruları; - Varlık nedir? – varlık var mıdır? – Varlık yoksa yokluk nedir? – Ben var mıyım? – Ruh var mıdır?
Varlık var mıdır? sorusuna farklı yaklaşımlar sunulmuştur. Bu konuda öznel idealistler ve realistler farklı düşünür. Öznel idealistlere göre; varlıklar insan bilincine bağlı olarak varken, Realistler için bu tam tersidir.
Aöf Sosyoloji Dersleri - Aöf Felsefeye giriş Ders Notu - Aöf Felsefe Konu Anlatımı
PİRRON
Elealı Pirrhon (M.Ö 365-275) kuşkuculuğun kurucusudur. Sokrates gibi oda hiç yazmamıştır. Düşüncelerini öğrencileri aracılığı ile tanıyoruz. Hekim Sextus Empiricus, Pirrhoncu betimlemelerde kuşkucu öğretileri özetlemiştir.(M.Ö 3. Yy)
Pirrhon’a göre evrendeki her şey aynıdır. Değişik bir şey yoktur. Evren ne düşünce ile kavranabilir ne de üstüne bir yargıya varılabilir. Hiçbir tutanağımız yoktur, hiçbir tarafa yönelemeyiz. Gerçeği doğrudan doğruya bilemediğimize göre, gerçek üstüne yargılardan sakınmalıyız.
Kuşkuculuğun ahlaksal sonuçları da vardır: madem dünya da değişik bir şey yoktur, duygu ve isteklerimizi de yok etmeliyiz. Ölümdeki duygusuzluğa isteksizliğe ulaşmalıyız. Kurgusal düşünceyi ve sonuçlar çıkarma eylemini de ortadan kaldırmalıyız. Bundan dolayı Pirrhon hiç yazmamıştır.
TİMON
Pirrhon’un ardılı Timon, bununla birlikte grek mantığının görüş noktasından, karşılık vermenin çok güç olduğu ve zekayla ilgili kimi kanıtlar ileri sürdü. Gerkler yönünden tek kabul edilmiş mantık, tümdengelimseldi. Bütün tümdengelimse Eukleides gibi, apaçık sayılan genel ilkelerden başlamak zorunda idi. Timon bu tür ilkeler bulma olanağını kabul etmeli. Böylece her şey başka bir şeyin yardımıyla belgelenebilecek. Ve bütün kanıt ya dönel (circular), ya da bir hiçten sarkan bitimsiz bir zincir olacaktır. Her iki durumda da hiçbir şey saptanamaz. Görebildiğimiz denli, bu kanıt, orta çağlara egemen olan Aristoteles felsefesini kökünden koparmıştır.
Günümüzde bütünüyle kuşkucu olmayan kişilerce savunulan kimi kuşkuculuk biçimlerini, eski çağın kuşkucuları görememişlerdi. Onlar, görüntülerden kuşkulanmamışlar ya da kendi kanılarınca, yalnızca görüntülerle ilgili dolaysız bilgimizi dile getiren önermeleri kuşkulu bulmamışlardır. Timon’nun yapıtlarından çoğu yok olmuştur. Elimizde bulunan iki parça bu noktayı açıklayacaktır. Bunlardan biri “görüntünün tümüyle geçerli” olduğunu söyler, öbüründeyse şunlar okunmaktadır: “bal tatlıdır” demem, “bal tatlı görünür”. “balın tatlı olduğunu ileri sürmeyi hayırlıyorum. Onun tatlı göründüğünü bütünüyle evetlerim” derim.
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" Dersi Ders Notları.
elma marmeladı nasıl yapılır - elma marmeladı tarifi - marmelat tarifi - marmelat nasıl yapılır - Alman usulü marmelat - raventli marmelat
MALZEME
450 ml alan 3 kavanoz için:
700 g ravent,
1 yeşil kabuklu elma (Granny Smith, yaklaşık 200 g),
6 çorba kaşığı limon suyu,
200 ml elma suyu,
600 g pratik reçel şekeri.
Yapılışı:
1. Raventi ayıklayın, uçlarını, kesin. Raventleri ve elmayı yıkayarak kurulayın. Raventleri kıyın. Elmadan 3 dilim kesin, gerisini kıyın. Raventi ve elmayı elma suyu ile birlikte uygun bir tencereye koyun, kapağını kapatın, kısık ateşte 5-8 dakika haşlayın (raventin yumuşamış olması gerekir).
2. Pişmiş meyveleri mikserle 5 püre haline getirin yaklaşık 500 g. 5 çorba kaşığı limon suyu katın. Püreyi soğumaya bırakın.
3. Püreyi şeker ile bir tencereye dökün ve bir taşım kaynatın, kısık ateşte devamlı karıştırarak yaklaşık 4 dakika kaynatın. Kaynama sırasında üstünde oluşan köpüğü alın. Marmeladı kaynar su ile çalkalanmış 3 kavanoza bölüştürün, 1'er elma dilimi yerleştirin. Kavanozları kapatın.
biftek nasıl pişirilir - peynirli biftek nasıl yapılır - italyan usulü biftek - patatesli biftek - fırında biftek - permesanlı biftek
MALZEMELER
4 adet kalin biftek(herbiri yaklasik 200 gr agirliginda)
1 adet domates
1 paket mozzarella
8 yaprak feslegen
Tuz karabiber ve yag
Patates icin:
6 adet patates
5 yemek kasigi krema
1 yumurta
125 gr rendelenmis peynir (kasar yada parmesan)
YAPILIŞ TARİFİ
Bifteklerin her iki tarafini tuzlayip biberleyin,kizgin yagda yalnizca birkez(!)
cevirmek uzere 5 dakika kadar kizartin.
Etleri tavadan alip,herbir etin uzerine,bir adet domates dilimi,bir adet mozzarella dilimi ve iki yaprak feslegen yerlestirin.
Etleri bir firin tepsisine alin ve peynirler kizarana
kadar,yaklasik 5 dakika pisirin.
Patatesleri biraz haslayin.Haşlanan patatesleri soyun ve ince ince
kesin,firin tepsisine dizin.Krema,yumurta,tuz ve karabiberi karistirin
patateslerin uzerine dokun.
Daha sonra patateslerin uzerine arta kalan
peyniri dizin.Onceden isitilmis firinda yaklasik 30 dakika kadar
pisirin.
peynirli pasta nasıl yapılır - peynirli hazır pasta - labne peynirli pasta - peynirli kek - labneli kek
MALZEMELER:
1 adet hazır kakaolu yuvarlak kek
KREMA İÇİN:
2 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı nişasta
1 çay bardağı toz şeker
1 kutu LABNE pastörize taze peynir (200 gr.)
KEKİ ISLATMAK İÇİN:
1 çorba kaşığı nestcafe
7,5 kahve fincanı su
ÜZERİ İÇİN:
Yarım çorba kaşığı kakao
YAPILIŞI:
1- Alüminyum olmayan bir tencerede 2 kaşık un, 1 kaşık nişasta, 1 çay bardağı şeker azar azar süt ilavesi ile ezilir.
2- Sütün tamamı konur, karıştırarak pişirilir. Kaynayıp koyulaşınca ateşten alınır.
3- 1 kutu LABNE pastörize taze peynir ilave edilip kaymak tutmaması için karıştırarak soğutulur.
4- 1,5 kahve fincanı suda 1 çorba kaşığı nestcafe eritilir.
5- Kakaolu kekin iki parçası nestcafeli su ile nemlendirilir.
6- Kekin alt Parçasına peynirli kremanın yarısı sürülür. Diğer parça üzerine kapatılır.
7- Kremanın arta kalanı kekin üzerine sürülüp üzerine kakao elenir.
dolama börek nasıl yapılır - peynirli yufka böreği - peynirli börek tarifi
Malzemeler:
3 adet yufka
1 çay bardağı sıvıyağ
2 çay bardağı süt
1 adet yumurta
İçi İçin;
Yarım kalıp beyaz peynir
yarım demet maydanoz
Yapılışı:
Yufka tezgaha yayılır, üzerine süt, yumurta ve sıvıyağ karışımı gezdirilir, ezilmi,ş peynir ve kıyılmış maydanozdan oluşan için üçte biri yufkanın tam ortasına uzunlamasına konur, yufka ortadan katlanır, sonra rulo yapılır, yağlanmış tepsisini ortasına kendi etrafında döndürerek yerleştirilir, kalan yufkalara da aynı işlemler uygulanır, önceki yufkanın devamından etrafına sarılır, kalan sıvı karışım üzerine sürülür, önceden ısıtılmış 185 derece fırında pembeleşene kadar pişirilir.
Aöf Türkçe Matematik Bölümü - Aöf Tm Dersleri - Aöf Çalışma Ekonomisi
P
Senedin Peşin değeri
İ
Zaman
n
İskonto oranı
S
Vadeli Değeri
Basit İç İskonto
P = S / (1 + i x n )
Örnek:Bir işletme paraya olan ihtiyacı nedeniyle elindeki vadesine 3 ay kalmış,750 milyon vade değerli senedi bankaya kurdurmak istiyor.Bankanın uyguladığı iskonto oranı % 55 olduğuna göre senedin peşin değeri nedir?
S = 750 P = S / ( 1 + 0.55 x 3/12)
P = 659.340.659
n = 3/12
i = % 55
p = ?
Örnek: 92 gün vadeli,100 milyon nominal değerli bir hazine bonusu için yapılan ihale sonundan belirlenen iskonto oranı % 56 olmuştur.İç iskonto satışa sunulan bu hazine bonosu için satış fiyatı ne olacaktır.?
S = 100.000.000 P = 100/ 0.56 x 92/365
P = 87.630.846
n = 92/365
i = %56
p = ?
Örnek: Bir işletme paraya olan ihtiyacı nedeni ile elinde vadesine 9 ay kalmış 400.000.000 TL cade değerli senedi bir bankaya kırdırmak istiyor.Bankanın uyguladığı iskonto oranı % 30 olduğuna göre senedin peşin değeri nedir?
P = ? P = 400/ (1 + 0.30 x 9/12 )
P = 326.530.612.000
S = 400 milyon
i = % 30
n = 9 / 12
Örnek :A İşletmesi elindeki vadesine 4 ay kalmış 800 milyon vadeli senedi bankaya kırdırmak istemektedir.Bankanın uyguladığı basit iskonto oranı % 60 olduğuna göre,senedin peşin değerini bulunuz.
S = 800 P = 800 / ( 1 + 0.60 x 4 / 12 )
P = 666.666.667
i = 0.60
n = 4 / 12
P = ?
Örnek : 92 gün vadeli 100 milyon nominal değerli hazine bonusunun alındıktan 25 gün sonra satılmak istenmektedir.( İç iskonto yöntemi ile,yıllık iskonto % 50 ),
NoT: Alındıktan 25 gün gün sonra satılacağı için 92 – 25 = 67 vadesine 67 gün kalmıştır.
P = 100.000.000 / ( 1 + 0.50 x 67 / 365 )
P = 91.635.456
Örnek: 9 ay vadeli 900 milyon TL nominal değerli bi senedi % 40 iskonto oranıyla ve iç iskonyo yöntemiyle kırdırılması durumuunda senedin peşin değeri ne olur?
S = 900 900 / ( 1 + 0.40 x 9 / 12 )
P = 692.307.692
i = % 40
n = 9 / 12
Basit Dış İskonto
Not: Vadeli değer üzerinden olursa,dış iskonto yöntemine göre hesaplanır
FORMÜL
P = S ( 1 – i x n )
Örnek: Bir işletme elindeki vadesine 3 ay kalmış 750 milyon vade değerli senedi kırdırmak istiyor.Bankanın uyguladığı iskonto oranı % 55 olduğuna göre dış iskonto yöntemine göre ne kadar olur?
S = 750 P = S ( 1 – i x n )
n = 3 / 12 P = 750 ( 1 – 0.55 x 3 / 12 )
i = % 55 P = 750 ( 0.8625 )
P = 646.875.000
P = ?
Örnek : 10 Ay vadeli, 750 milyon nominal değerli bir senedin % 40 iskonto oranıyla ve dış iskonto yöntemine göre kırdırılması durumunda peşin değer ne olur ?
P = ? P = 750 ( 1 – 0.40 x 10 / 12 )
S = 750 P = 750 ( 0.3333333 )
P = 500.000.000
n = 10 / 12
i = % 40
Örnek : 600 milyon Tl lik 6 ay vadeli senedin % 40 faiz oranından dış iskontoya göre peşin değeri nedir?
S = 600 P = 600 ( 1 – 0.40 x 6 / 12 )
P = 480 Milyon
i = 0.40
n = 6 / 12
p = ?
Örnek:A işletmesi vadesine 6 ay kalmış 300 milyon vade değerli senedi bankaya kırdmırmak istiyor.Bankanın uyguladığı basit iskonto oranı % 10 oduğuna göre senedin vadeli değer üzerinden hesaplandığında sonuç ne olur?
Not:Vadeli değer üzerinden dediği için dış iskonto yöntemi kullanılır.
Aöf Türkçe Matematik Bölümü Dersleri - Aöf Çalışma Ekonomisi - Aöf Finansal Yönetim - Finansman Nedir
Finansman: İşletmenin ihtiyacı olan fonların sağlanmasıdır.
Finansal yönetim: İşlemenin ihtiyacı olan fonların sağlanarak uygun varlıklara yatırılmasıdır.
Sermaye bütçelemesi: Sermayenin uzun süreli varlıklara yatırılmasıyla ilgili kararlar sürecidir.
Finans: Kişi yada kurumların faydalanabileceği para,fon ya da sermaye anlamına gelir.
Finansal yönetimin 3 tane genel amacı vardır.
1-Karı en yükseğe çıkarmak
2-Pay başına gelirleri en yükseğe çıkarmak
3-İşletmenin piyasa ( Pazar ) payını en yükseğe çıkarmak
Finansal yönetimin fonksiyonlarını 3 başlık altında toplamak mümkündür.Bunlar
1-Yatırım kararları
2-Finansman kararları
3-Dividant kararları
1-Yatırım Kararları
Finans yöneticisinin vereceği kararlardan hemen hemen en önemlisi yatırım kararlarıdır.İşletmeler sahip oldukları kıt kaynaklarını,çeşitli seçenekler arasında en uygun olanı seçerek kullanmak durumundadır.İşletmeler faaliyet özelliklerine bağlı olarak çok sayıda kısa ve uzun vadeli reel ve finansal varlıklara yatırım yapmak durumundadırlar.Sermayenin uzun süreli varlıklara yatırımı ( Sermaye Bütçelemesi) bu kararın en önemli rolü olup,gelecekte sağlanacak faydalar için seryameyenin uzun süreli yatırılmasını gerekli kılmaktadır.Yatırılan sermayenin sağlayacağı faydalar,gelecekle ilgili ve kesinlikle bilinmediğinden risk içerirler.Uzun süreli yatırımlarla ilgili risk,süre uzun olduğu için daha da artmaktadır.Dolayısı ile yatırımlardan beklenen getiri ile bu yatırımın taşıdığı risklerin birlikte ele alınması zorunludur.
Reel yatırımlara örnek olarak,makinalar,binalar,araç-gereçler gösterilebilir.
Reel olmayan yatırımlara ise teknik uzmanlık,patent,marka örnek gösterilebilir.
2-Finansman kararları
İşletmelerin faaliye geçebilmesi,faaliyetlerini devam ettirebilmesi için,çok sayıda varlıklara ihtiyaçları vardır.Dolayısı ile finans yöneticisinden,işletmeye gerekli olan varlıklara yönelik olarak fon ihtiyacını belirlemesi ve bu ihtiyacın en iyi şekilde nasıl finanse edileceğini ortaya koyması,gerekli fonların nereden,nasıl ve ne zaman karşılanacağına ilişkin kararları alması beklenir.
İşletmeler borçlanarak ya da öz sermaye kanalıyla kaynak sağlayabilirler.İki kaynak arasında temel farklılık; borçlanma durumunda işletmelerin,zarar bile etseler faiz ve anapara ödeme yükümlülüğü altında olmalarıdır.Genelde borçla finansmanın en önemli avantajı faizin gider olarak vergiden düşülebilmesidir.
Hisse senedi yoluyla finansmanda ise,faiz ve anapara ödemei gibi zorunlu bir ödeme söz konusu değildir.Faaliyetlerden kar elde edildiği halde,genel kurul kararıyla karın dağıtılmaması mümkündür.Ayrıca hisse senetlerinde vade olmadığı için anapara ödemesi gibi bir durumun olmaması nedeniyle hisse senedi yoluyla finansmanın riski borçla finansmana göre daha düşük olmaktadır.
Finansal yönetim; gerekli sermayenin ne kadarının borçla,ne kadarının öz sermaye ile finanse edileceği yanında,borçlanmanın ne kadarının kısa vadeli,ne kadarının uzun vadeli olacağına da karar vermelidir.Kısa ve ve uzun vadeli finansmanın bankalardan ya da finansman bonosu,tahvil gibi finansal varlıklarla tasarruf sahiplerinden sağlanabilir.İşletmenin niteliğine,ekonominin koşullarına bağlı olarak çeşitli finansman seçeneklerinin maliyeti ve riski farklılık gösterebilir.
Finansal yönetime düşen görev,çeşitli seçenekleri risk ve maliyet açısından karşılaştırarak işletmeye en uygun gelecek bir bileşimi oluşturabilmesidir.
Önemli:İster kısa vadeli,ister uzun vadeli yatırımlar olsun kararlar daima yatırımın riski ile getirisi karşılaştırılarak verilmelidir.Daha riskli yatırımlardan daha fazla getiri beklenmelidir.
3-Dividant kararları
Finansal yönetimin üçüncü önemli karar alanı da dividant ya da kar payı dağıtımı ile ilgilidir.Dividant kararları,faaliyetlerden sağşanan karların ne kadarının işletmede ne kadarının ortaklara dağıtılacağı ile ilgilidir.Yine kar dağıtım politikası belirlenirken,kar dağıtılması sonucunda işletmenin azalan fonu yerine sağlanacak ilave fonların maliyetinin ne olacağı gibi durumların analiz edilmesi gerekir.Kar dağıtımında halka açık olan ve halka açık olmayan anonim şirketlerde sermaye piyasası kanuna göre bazı farklılıklar söz konusudur.
Gerek finansmanla ilgili karalar,gerekse yatırımla ilgili kararlar,ancak işletmenin içsel ve dışsal kaynaklardan sağlayacağı çok sayıda analiziyle alınabilir.Dolayısı ile finans yöneticisinin,finansal öngörülerde bulunma,finansal piyasalardaki artan kısa ve uzun dönemli fonların etkilerini değerlendirme,yatırım alternatiflerinin işletmenin değeri üzerindeki potansiyel etkilerini araştırma,dividant politikalarını ve sermaye yapısını oluşturma,fiyatlama politikasını değerlendirererek bunun işletmenin satışları ve karları üzerindeki etkilerini saptama,potansiyel birleşme ve satın almaları analiz etme ve zaman zaman da uluslar arası iş fırsatlarını değerlendirme gibi her geçen gün artan,çok sayıda fonsiyonu vardır.Finans yöneticinsin;işletmenin halka açılmasında,işletmenin tamamının ya da bir bölümünün satılmasında,mali açıdan yeniden organizasyonunda,konkordata önerilerinin kabulü ya da konkordata teklif edilmesinde,işletmenin tasfiye edilmesinde ve benzeri periyodik olmayan durumlarda da sorumluk alanı gelişmektedir.Görüldüğü gibi finans yöneticilerinin etkin kararlar verebilmek için çok değişik alanlarda temel bilgilerinin olması gerekir.Bu nedenle finans fonksiyonu,küçük işletmeler dışında belirli büyüklüğe ulaşmış pek çok işletmede belirli alanlarda uzmanlaşmış çok sayıda kişilerce yerine getirilmelidir.
Yukarıda belirtilen yüm bu finansal kararlar işletmenin piyasa değerini etkileyecektir.İşletmenin,piyasa değerini maximum yapmak amaçlanıyor ise,karar verilirken kararın işletmenin piyasa değerine olan etkisi düşünülmelidir.
Karın ne kadar dağıtılması gerektiği konusunda karar verilirken,karın işletmede kullanılmsıyla sağlanacak karlılıkla,ortaklara dağıtılması durumunda ortakların tatmini karşılaştırılır.
Finans yöneticisi: İşletmelerde yatırım ve finansman kararlarından sorumlu olan kişidir.
Finans yöneticinin ve Muhasebecinin Tipik Sorumlulukları * Banka ilişkileri
* Nakit yönetimi
* Finansman
* Kredi Yönetimi
* Dividant kararları
* Sigorta
* Emeklilik fonlarının Yönetimi * Mali tabloların hazırlanması
* İç Denetim
* Muhasebe
* Bordro işlemleri
* Kayıtların korunması
* Bütçelerin Hazırlanması
Ülkemizde işletmelerin büyük bölümünün küçük aile şirketi özelliği göstermesi nedeniyle haznedar ya da fon yöneticisi yerine,finansman müdürü,kontrolör yerinede muhasebe müdürü terimleri kullanılmakta ve bu iki fınksiyo aynı kişinin sorumluluğunda yerine getirilmektedir.Bu fonksiyonların aynı kişilerin sorumluğunda gerçekleştirilmesi durumuunda bu kişilerin bağlı olacağı tepe finans yöneticisi olmaktadır.Tepe Finans yöneticisi genellikle genel müdürü yardımcısı düzeyindedir.
Sabir varlıklara yatırım kararı ya da sermaye bütçelemsi faaliyetlerinden fon yöneticisi,muhasebe müdürü ya da tepe finans yöneticisi sorumludur.Ancak önemli yatırım projeleri,üretim,pazarlama ar-ge gibi alanlarda çok yakından ilişkilidir.Bu durumda bu alanlarda çalışanların da sermaye bütçelemesi faaliyetlerine katılmaları gerekmektedir.
Kar dağıtımı gibi kararlarda, yasa ve geleneklere göre yönetim kurulu ya da genel kurul kararı gerekmektedir.Yönetim kurulları,küçük ya da orta ölçekli yatırım harcamalarıyla ilgili kararları yöneticilere bırakabilmektte,ancak büyük ölçekte yatırım harcamalarında böyle bir durum söz konusu olmamaktadır.
Finansal Yöneticinin Görevleri
Finansal yönetici genel olarak fonların bulunması ve bunların harcanması yani yatırımı ile ilgilenmektedir.Kısaca para ile ilgili tüm işler finansal yönetimin faaliyetleri arasındadır.
Ayrıca;
Çağdaş finans yöneticisinin Görevleri:
* İşletmenin fon kaynaklarının bileşimine karar verme
* İşletmenin büyüklüğü ve gelecekteki büyüme hızını tespit etme
* Üretim miktarının,maliyetlerin ve satış fiyatının belirlenmesi
Günümüzde Finansal Yönetimin Amaçları:
*İşletmenin yatırım yapacağı varlıkların seçimi
* Varlıklar yatırılacak fon miktarının belirlenmesi
* Yatırılacak fonların nasıl ve hangi kaynaklardan sağlanacağının kararlaştırılması
* Finansal analiz,planlama ve denetim yapma
* Yatırım kar ve risk analizleri yapma
* Yeni yatırım alanlarının araştırılması
Finansal yöneticinin görevlerini oluşturmaktadır.Örneğin; Pazar alanlarının araştırılması,dağıtım kanallarının belirlenmesi gibi pazarlama biriminiilgilendiren konular ile,üretim planlaması,mal dağıtım politikası gibi işlevler ve muhasebe birimini ilgilendiren Finansal Tabloların hazırlanması Finansal yöneticinin denetiminde değildir.
Finans fonksiyonunu etkileyen etmenler:
Aşağıda bulunan etmenler,işletmenin fonlarını bulma,bu fonları kullanma ve koruma işlevini daha önemli hale getirmektedir.
* İşletmenin büyümesi (büyüme ile birlikte ihtiyaç duyulan fonların bulunması ve yönetimi daha da önem kazanmıştır.)
*Rekabetin artması ( Rekabetin artması firmaların kar marjlarını daraltmıştır)
*Enflasyonun artması ( İşletmelerin çalışma sermayelerinin yetersiz jakmasına yol açmıştır.Enflasyon dönemlerinde ayıca ; gerçek olmayan aşırı karlar oluşur,yatırımın politikaları ölçüsüzleşir,yabancı kaynağa talep artarve uzun dönemli kaynak arzı daralır.
*Bazı sektörlerin öneminin artması ( Önemi artan sektörlerde finasns fonksiyonu daha önem kazanmıştır)
* Taşıma ve haberleşmenin hızlanması (Firmaları ek bir giderle karşı karşıya bırakmıştır)
* Genel Ekonomi politikasındaki değişmeler (Bu politika özellikle faiz oranlarının yükselmesine neden olmuştur.
İşletmenin amaçları
* Mal ve hizmet üreterek toplum refahını arttırmak
* İşletmede istihdamı sürekli kılmak
* İşletmenin sürekliliğini sağlamak
* Üretimi ve satışları arttırmak
* İşletmenin Pazar payını arttırmak
* İşletmenin büyümesini sağlamak
* İşletmenin karını maximum yapmak
* İşletmenin değerini maximum yapmak
Yukarıda sayılan amaçlardan ilk üçü sosyal amaçlar olarak nitelendirilirken,diğerleri son iki amaca hizmet ederler.Sosyal amaçlar daha çok vakıf,dernek,KİT gibi kurumlar için öncelikli amaç olabilmektedir.Özel işletmeler için ekonomik amaçlar öncelikli olup,sosyal amaçlar ikinci derecede gözetilen amaçlar olmaktadır.
Karı En Yükseğe çıkarma Amacı ( Kar maksimizasyonu ) Kar maksimizasyonu amacının en önemli iki eksikliği Zaman ve Risk faktörlerini dikkate almamasıdır.
Günümüzde klasik “ kar maksimizasyonu yerine,çağdaş ve bu amacın eksikliklerini tamamlayan “ işletme değerini maksimum yapma,hissedarların servetini ya da varlıklarını maksimum yapma” şeklinde ifade edilen amaç,nihai amaç olarak benimsenmektedir.
İşletmenin Piyasa değerini Maksimum yapma Amacı ( Değer maksimizasyonu )
İşletmenin cari piyasa değerini maksimize etme ya da hissedarların varlıklarını maksimize etme,işletmenin gelecekte beklenen gelirlerinin şimdiki değerinin maksimum edilmesi anlamındadır.
Piyasa fiyatı : Hisse senetlerinin piyasadaki arz ve talebe bağlı olarak belirlenen fiyatıdır.
Finansal Yönetim ve İlişkide Bulunduğu Disiplinler
Muhasebe: Finans yöneticisi karar vermede sık sık muhasebe verilerinden faydalanır.Genellikle muhasebeciler,geleceği öngörmede ve geçmişi değerlendirmede yönetime yardımcı olacak verileri ve finansal raporları hazırlamaktan sorumludurlar.
Finans yöneticinin başlıca ilgi alanı işletmenin nakit akışlarıdır.Nakit akışları finanslama ve yatırım kararlarının uygunolup olmadığını ortaya koyan en önemli faktördür.Nakit akışlaının saptanmasında ise muhasebe verilerinden faydalanmak gerekmetir.
Küçük ya da orta boy işletmelerde muhasebe ve finansman görevleri aynı kişiye ya da bir gruba verilebilmektedir.Bu durumda yukarıda ayrılmış görevleri açık olarak görmek zordur.
İktisat: İktisatta finansal yönetimle ilgili iki alan mikro ekonomi ve makrı ekonomidir.Mikro ekonomi işletmelerin,bireylerin ve ailelerinin iktisadi kararlarıyla ilgilenir.Makro ekonomi ise ekonomiyi bir bütün olarak ele alır.
Tipik olarak bir işletme, ekonominin genel durumuyla çok yakından ilgili olup,yatırım için para ve sermaye piyasasına bağlıdır.Dolayısı ile fnans yöneticisi,kredinin elde edilebilirliliği ve fonların maliyetine,parasal politikaların nasıl etkileyebileceğini anlamak ve bilmek durumundadır.Aynı zamanda finans yöneticisi,mali politikalarda ve mali politikaların ekonomiye etkileri konusunda da uzmanlaşmış olmalıdır.
Finans yöneticisi mikro ekonomiden,özellikle uzun vadeli yatırım kararları almada,nakit,stok ve alacakların yönetiminde faydalanır.
Pazarlama,üretim ve Kantitatif Yöntemler: Finansal yönetim ile ona ikinci derecede fonksiyon gören disiplinler pazarlama,üretim ve kantitatif yöntemlerdir.Bu disiplinler,finans yöneticisinin günlük kararlarıyla dolaylı olarak ilgilidir.Örneğin,finans yöneticisinin pazarlamada yapılacak yeni ürün geliştirmelerinin ve yeni pazarlama yöntemlerinin,işletmenin öngörülen nakit akışlarına ve sermaye harcamalarına ekkilerini düşünmesi gerekir.Benzer şekilde,üretim sürecindeki değişikliklerin gerektireceği sermaye harcamalarını değerlendirmek durumundadır.Nihayet karmaşık yönetim problemleri analiz etmede,kantitatif yöntemlerden gittikçe artan bir biçimde faydalanılmaktadır.
Finansal Yönetim ve İşletmelerin Hukuki Yapıları
İşletmeler kuruluş aşamasında istedikleri yasal türü seçebilirler.Ancak hukuki şeklin seçiminde bazı yasal sınırlamalara da uyulması gerekmektedir.Söz konusu sınırlamaların bir kısmı işletmenin yer aldığı işkolu ve faaliyetlerin niteliği ile ilgilidir.Örneğin,ülkemizde bankaların,sigorta şirketlerinin,sermaye piyasası aracı kuruluşlarının anonim şirket şeklinde kurulması gibi bir sınırlama söz konusudur.
Karın dağıtımı,vergi tahakkuku,alacaklılara karşı sorumluluk,faaliyet sonuçlarının açıklanması,son sağlama miktarı ve şekli gibi konularda alınacak kararlar işletmelerin hukuki yapısı ile doğrudan ilgilidir.
Bireysel İşletmeler ( Ferdi Teşebbüsler )
Bireysel işletmeler tüzel kişiliği bulunmayan ve üçüncü kişilere karşı ortakların tüm varlığı ile sorumlu olduğu bir girişim türüdür.Bireysel işletmelerin kuruluşu için yazılı bir sözleşmeye gerek duyulmadığı gibi,belirli sermaye tabanı da aranmamaktadır.Bireysel işletmelerde kişiler tüm mal varlıklarıyla sınırsız şekilde sorumlu olduğundan kredi bulunması daha kolay olabilmektedir.Bununla birlikte alınan kredi geri ödenmez ise,alacaklı tüm kişisel varlık üzerinde hak sahibi olacaktır.Ancak bu tür işletmelerde tüm kararlar tek bir kişi tarafından alındığından,hatalı karar alma olasılığı artmaktadır.
Ortaklıklar:
Ortaklıklar şahıs ve sermaye ortaklıkları olarak iki grupta toplanabilir.Adi ortaklıklar,kollektif ortaklıklar,komandit ortaklıklar şahıs, Limided ve anonim ortaklıklar sermaye ortaklıklarıdır.
Adi Ortaklıklar:
Adi ortaklıklar,iki yada daha fazla kişinin herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın yalnızca sözlü bir anlaşma ile geçici ya da sürekli olarak kurdukları ortaklık( şirket ) türüdür.Bu tür ortaklıkların en önemli avantajı düşük maliyetlerle ve kolayca kurulabilmesidir.
Adi ortaklıkların dezavantajları bireysel işletmelerin dezavantajlarına benzer.Bireysel işletmeler gibi,ortakların da sınırsız sorumlulukları vardır.İşletmenn finsansal krize girmesi durumunda her ortak kendi payı ile değil,işletmenin tüm borçlarından sınırsız olarak sorumludur.
Kollektif Ortaklıklar ( Kollektif Şirketler )
Kişilerin belirli şekil şartıyla ve belli unvan altında oluşturdukları bir ortaklık türüdür.Tüzel kişiliği de olan bu ortaklık türünde ortaklar,şirketin borçlarından dolayı tüm varlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar.Alacaklılar,ortaklığın borçlarından dolayı ortaklardan dilediğine karşı,yasal yollara başvurabilirler.Dolayısıyla bu tür ortaklıklar genellikle birbirlerini iyi tanıyan kişiler tarafından kurulduklarından,bu tür ortaklıklıklara şahıs ortaklıkları denir.
Şirketin ömrü,ortaklar arasındaki anlaşmaya bağlıdır.Bu ortaklık türünde de fon sağlama olanağı,ortaların elde edebilecekleri olanakların toplamı kadardır.Ticaret kanunu’na tabi olan kollektif ortaklıklarda ortaklar tacir sıfatını kazanırlar.
Adi Komandit Ortaklıklar:
Ticari bir şirkette ortaklardan bir kısmı aynen şahıs şirketlerinde olduğu gibi sınırsız ve müteselsilen sorumluluk yüklenirken,bir kısmı da yanlızca koydukları sermaye kadar sorumluluk ( sınırlı sorumluluk ),yüklenmeleri durumunda adi komandit ortaklık türü ortaya çıkmaktadır.Bu şirket türünde sorumluluğu sınırsız olanlar şirketin yönetimini elinde bulundurduklarından kollektif şirkete benzer ve önemli avantaj ve dezavantajlarına sahipolabilir.Ancak bu tür şirketlerde toplanabilecek fon miktarı,sınırlı sorumlu ortak sayısı arttırılarak,kollektif ortallığa göre daha kolay arttırılabilir.
Sermayesi paylara bölünmüş Komandit ortaklıklar:
Sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklık adi komandit ortaklığa benzer Tek farkı sınırlı sorumlu ortaklar olarak bir ya da birkaç kişinin daha yer almasıdır.Adi komandit şirketlerde sınırlı sorumlu ortakların payları yanlızca sözleşmede yer alır ve sermayeye karşılık olarak herhangi bir pay senedi vermez.
Bu tür ortaklık türü de yukarıda belirtilen ortakların sakıncalarını taşımaktadır.Sınırlı sorumluluğun,ortak bulmada araş olarak kullanılması fazla bir yarar sağlayamamaktadır.Çünkü ortaklık gerçekte sınırsız sorumlu ortakların aralarındaki anlaşmaya bağlıdır.
Limidet ortaklıklar ( Şirketler )
İki veya daha fazla gerçek ve tüzel kişi tarafından bir ticaret ünavanı altında kurulan,orakların sorumluluğu,koydukları veya koymayı tahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı ve esas sermayesi belirli olan ticari ortaklık tipine limited ortaklık denir.Limited ortaklıklar en az 2,en çok 50 ortak arasında kurulabilir.Ortaklara sermaye payları için pay senedi ( hisse senedi ) verilmez.Ortağın koyduğu sermaye devir ve miras hariç bir bütündür.Sermaye arttırmak ya da ortakların sorumluluklarını genişletebilmek için,ortakların oybirliği gereklidir.Limited ortaklıklar hisse senetleri gibi tahcilde ihraç edemezler.
Limited ortaklıklarda,ortaklar yanlızca koydukları sermaye ile sorumlu olduklarından,tüm varlıklarını riske atmak istemeyenlere önemli bir ortaklık türü olarak görülmektedir.
Anonim Ortaklıklar ( Anonim Şirketler )
Limited ortakılarda olduğu gibi anonim ortaklıklarda da ortaklığın sermayesi paylara bölünmüştür.bu paylar ( hisseler ) kıymetli evrak hükmündeki hisse senetleriyle temsil edilirler.Sermayenin paylara bölünmesi ve hisse senetleriyle temsil edilmesi bunların örgütlenmiş ya da örgütlenmemil piyasalarda kolayca el değiştirmesine olanak sağlamaktadır.Anonim şirletlerin iktisadi önemi,bu özelliklerinden kaynaklanmaktadır.Şirketler açısından küçük sermaye paylarının bir araya gelmesiyle büyük sermayelerin sağlanması,yatırımcılar açısından da riskin küçük ve yalnızca yatırılan sermaye payı ile sınırlı olması,bu şirket türünün seçiminde en büyük etken olmaktadır.
Anonim şirketler ani yada tedrici olarak kurulabilirler.Sınırlı sayıda ortakla kurulan anonim şirketler ani şekilde kurulurken,halka açık olarak kurulmak istenen anonim şirketler tedrici olarak kurulurlar.Tedrici kuruluşun çok sayıda formaliteleri vardır.Günümüzde halka açık olarak kurulan anonim ortaklıklar, TTK ya göre değil,SPK(sermaye piyasası kanunu) na göre kurulduklarından kuruluş formaliteleri az da olsa basitleştirilmiştir.
Organize piyasalar: Resmi bir piyasa yerinin olduğu,devletin gözetimi ve denetimi altında olan piyasalardır.Ülkemizde TTK ya göre anonim ortaklık”bir ünvana sahip,ana sermayesi paylra bölünmüş olan ve borçlarından dolayı yalnız mal varlığı ile sorumlu olan ortaklık” olarak tanımlanmaktadır.Ortaklık ticaret bakanlığının izni ile kurulup,ticaret sicilinde tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanırlar.
Halka açık ortaklıklar :,
Anonim ortaklıklar halka kapalı ya da halk açık olabilir.Az ortaklı anonim ortaklıklara aile şirketleri yada kapalı şirketler denilir.Bir şirketin halka kapalı ya da açık olarak tanımlanmasında yalnızca ortak sayısı değil diğer özellijlerin de ele alınması gerekir.
Ortak sayısı yanında pay sahipliğinin devredilip devredilmeği,kuruluş şeklinin halkın da katılımını sağlayacak biçimde olup olmadığı,hisse senetlerinin borsaya kota edilip edilmediği, yönetimin bir ya da birkaç ana pay sahibi tarafından yapılıp yapılmadığı gibi özellijlerinde dikkate alınması gerekir.
Ülkemizde SK ya göre hisse senetleri kanundaki prosedür dahilinde halka arz edilen şirketlerle,ortak sayısı 250 ‘yi aştığı belirlenen şirketler halka açık şirket olarak kabul edilir.Halka açık Şirketler SPK ya göre tabi olmakta ve SPK nun denetimine girmektedir.
Hisse senedinin nonimal değeri,tescil edilen ve bilançoda sabir bir kalem olarak gösterilen sermayenin hisse sayısına bölünmesiyle bulunur.
Kayıtlı sermaye sistemi: Esas itibari ile sermaye arttırımı sistemi olup,sermayenin daha az formaliteyle arttırılabileceği bir limittir.Sadece halka açık Şirketler geçebilir.
Kayıtlı sermaye arttırımı tavanı tamamen SPK nın taktirine bırakılmıştır.Kayıtlı sermaye sistemine geçecek şirketlerin belirli bir başlangıç sermayelerinin olması gerekir.
* Enflasyon fonların aşınmasına neden olarak çalışma sermayesinin yetersiz kalmasına neden olur.
* Planları ve bütçeleri uygulama rakamları ile karşılaştırarak,varsa sapmaları ortaya çıkarma ve düzeltici önlemleri lma sürecine,FİNANSAL DENETİM adı verilir.
* Finansal yöneticilerin önceden hangi varlıklarla fon oluşturulacağı ve fonların hangi kaynaklardan sağlanacağı konusundaki karar verdikleri sürece FİNANSAL PLANLAMA adı verilir.
* İşletmeye ait paranın toplanma ve harcanmasını üzerine alan görevliye HAZNEDAR adı verilir.
* Kar planlaması,sermaye bütçelemesi ve finansmanda yararlanılacak maliyet standartları için planları hazırlamak ve yürütmekten KONROLÖR sorumludur.
* Hisse senedi ihraç etmek,finansmanla ilgili kararlardan biridir.
* Sabit varlıklara yatırım sermaye bütçelemesi kapsamındadır.
* Kar pay,hisse senedinin getirisidir.
* İşletmelerin birincil amacı İŞLETME DE?ERİNİN MAKSİMİZE EDİLMESİDİR.Yani işletmenin değerinin arttırılması amacıdır.
* İşletmelerin finansmanında uzun vadeli kaynaklara ağırlık verilmesinin sonucu,RİSK DÜŞMESİ dir.
* Halka açık anonim şirket kayıtlı sermaye sistemine geçebilir.Ancak Halka kapalı Anonim şirket,Limited ŞTİ, ve kollektif şirketler kayıtlı sermaye sistemine geçemezler.
* Halka açık şirketlerde tahvil çıkarma sınırı,Ödenmiş sermaye ve yedek akçeler toplamıdır.
*Sermayenin uzun süreli varlıklara yatırılması ile ilgili kararlar sürecine SERMAYE BÜTÇELEMESİ denir.
*Yatırım kararları verilirken yatırımın RİSK ve GETİRİSİ ne bakılır.
*Kısa vadeli yabancı kaynaklar uzun vadeli yabancı kaynaklara göre daha RİSKLİ dir.Yani,işletme finansmanda uzun vadeli yabancı kaynak kullanırsa RİSK DÜŞER.
* Uzun vadeli yatırım kararları,kısa vadeli yatırım kararlarına göre daha RİSKLİ dir.Bunun sebebi,uzun süreli varlıklara büyük tutarlarda harcama yapılması,bu tür yatırım kararlarından kolay vazgeçilmemesi,kolay revize edilememesi,vadenin uzun olması ve belirsizliğin artmasıdır.Bu nedenerle sermaye bütçelemesi yapılır.
* Dividant kararları,kar dağıtma veya dağıtmama kararlarıdır.
* Finans Yöneticisi ( Haznedar ) Fonu bulur ve harcar,yani işletmenin yatırım ve finansman kararlarından sorumludur; muhasebeci ( Kontrolör ) bu fonksiyonların etkin kullanılıp kullanılmadığını kontrol eder.Görevleri de bu çerçevede tanımlanır.Örneğin iç denetim muhasebecinin görevi iken,nakit yönetim finans yöneticisinin görevidir.
* Mal ve hizmet üreterek toplum refahını arttırmak,işletmede istihdamı sürekli kılmak,işletmenin sürekliliğini sağlamak işletmenin SOSYAL AMAÇLARI arasında yer alır.
* İlk defa fonların kullanımı,yani bilanço aktifleri ile uğraşılması,aynı zamanda kantitatif yöntemlere ağırlık verilmesi,sermaye bütçelemesi problemlerinde iskonto edilmiş nakit akışları tekniğinin uygulanması 1940-1950 li yıllarda söz konusu olmuştur.
* Halka açık A.Ş lerde tahvil çıkarma yetkisi Yönetim Kuruluna verilmiştir.
* Eğer işletmenin piyasada hisse senedi satılıyorsa işletmenin değerini hisse senedi piyasa değeri belirler.
* Makine alımı, bankaya para yatırılması,vadeli satış yapılması,hisse senedi ve hammadde alışlarına göre daha risklidir.Çünkü,makine alımı uzun süreli yatırım kararlarından biridir.Uzun süreli yatırım kararları kısa süreli yatırım kararlarına göre belirsizlik nedeniyle daha risklidir.
* Kısa vadeli banka kredileri, tahcil ihracı,uzun vadeli banka kredileri,hisse senedi alışı ve otofinansmana göre daha risklidir.Çünkü Kısa vadeli finansman kaynakları,uzun süreli finansman kaynaklarından faiz,enflasyon,vade riski,toplu ödeme etkenlerinden dolayı daha risklidir.Oto Finansman karların dağıtılmayarak işletmede alıkonulmasıdır ve özkaynakta finansman türüdür..
* Kar maksimizasyonunn birincil,normatif amaç olarak benimsenmesinin en önemli EKSİK YANI,Risk ve zaman Faktörünün dikkate alınmaması olarak kabul edilir.Çünkü kar maksizmisazyonu amacı,geleceğin belirsizliğini yani zaman faktörünü ve buna bağlı olarak riski dikkate almamaktadır.Aslında karın mutlak karmı,fiktif karmı olduğunun açıklanamaması,karlılık ölçüsünün belirsiz olması,hissedarların çıkarlarına ters düşmesi ve kar maksimizasyonunda toplam karın mı,kar marjınınmı dikkate alınacağının belirlenememesi de eksik yanlarını ifade eder.Ama bu iki unsur yani Risk ve Zaman faktörünü dikkate almaması en önemli eksik yanı olarak tanımlanır.
* Piyasa değeri maksimizasyonu,işletmelerin en normatif amacı olarak tanımlanır.Çünkü piyasa değeri maksimizasyonhem hissedarların çıkarlarını hem işletmenin tüzel kişilik olarak çıkarlarını,hem de kamu yararını korur.Aynı zamanda zaman ve risk faktörünü dikkate alması en birincil amaç olarak tanımlanmasını sağlar.
* İç denetim muhase müdürünün ( Konrölör ) görevlerinden birisidir.Çünkü muhasebe müdürü,yani kontrolörün görevi fonların etkin biçimde kullanılıp kullanılmadığının kontrolünü yapmaktır.İç denetim bu temel görev içinde tanımlanır.Nakit yönetimi,kredi yönetimi,Finansman ve Emeklilik fonlarının yönetimi,Finans yöneticisinin yani haznedarın görevleri olarak ifade edilir.
* Kişi yada kurumların yararlanacağı para,fon ya da sermayeye FİNANS adı verilir.En çok karıştırılan yanıt Finansmandır.Dikkat etmeliyizki Finans ihtiyacın kendisi,Finansman ise sağlanmasını ifade eder.
* İşletme için gerekli olan fonların sağlanmasına FİNANSMAN adı verilir.
* Sermayenin dolaşım hızının artması,İşletmenin büyük ölçekte faaliyette bulunmaları,Faiz ve döviz dalgalanmalarının artması ve piyasalarda rekabetin artması Finansal yönetimde 1980’li yıllardan sonra meydana gelen gelişmelerdendir.Ancak Kar marjlarının artması bu dönemde meydana gelen bir gelişme değildir.Çünkü 1980’li yıllardan sona işletmelerin çok çeşitli ürünler üretmesi,AR-GE faaliyetlerinin artması,işletmeler arası birleşmenin artması gibi sebeplerle rekabet fazlalaşmış ama tam tersi kar marjları azalmıştır.Rekabet artarsa kar marjları daralır.
* İşletmelerin gelecekte beklenen şimdiki değerinin maksimize edilmesine PİYASA DE?ERİ MAKSİMİZASYONU adı verilir.Değer maksimizasyonu,gelecekte beklenen nakit çıkışlarının şimdiki değerinin minimize,gelirlerin ise maksimize edilmesinin bir sonucudur.
* Sermaye Bütçeleşmesinin yatırım kararları içinde kısa süreli yatırım kararlarına göre daha önemli olmasının nedeni Uzun vadeli yatırım karalarının riskinin yüksek olmasıdır.Çünkü,sermaya bütçelemesi uzun süreli varlıklara yapılacak yatırımlar ile ilgili kararlar sürecidir.Vade uzadıkça,yatırım kararlarında risk ve Belirsizlik artar.Bu da daha fazla önem gösterilmesi gerekek yatırım kararı olarak ifade edilmesini sağlar.
* İşletme eğer riskinn düşmesini istiyorsa,yatırım kararlarının finansmaınında TAHVİL İHRAÇ ETME yolunu seçmelidir.Çünkü,İşletmeye ortak alma ve Otofinansmana gitmek İşletme riskini ortalama kılar ve özkaynakla finansman yollarıdır.Kısa vadeli banka kredisi kullanmak ve finansman bonosu (kısa vadeli borçlanma senedi ) İhraç etmek kısa vadeli finansman yollarıdır ve işletme risklerini arttırır.Tahvil ise ( Uzun vadeli borçlanma senedi ) uzun vadeli finansman yoludur ve riski düşürür.
* İşletme için gerekli olan fonları belirlenmesi,bu fonların nereden,nasıl ve ne zaman karşılanacağının kararlaştırılmasına FİNANSMAN KARARLARI adı verilir.
* Sabit aktif,stok,alacak,nakit gibi aktiflerin dağılımında optimizasyonun ön plana çıktığı,matematiksel modellerin uygulanmaya başlandığı dönem 1960 ‘lı yıllardır.
* Sermaye piyasası kanunu hükümlerine göre,Halka Açık Anonim şirketlerin ortak sayısı 150 den fazla olmak zorundadır.
* Riske göre düzeltilmiş modellerin uygulanmaya başlandığı dönem 1970’li yıllardır.
* İşletme için gerekli olan fonların sağlanması ve bunların uygun varlıklara yatırılması işlemine FİNANSAL YÖNETİM adı verilir.
* Finans yöneticilerinin geleceği öngörmede ve geçmişi değerlendirmede yardımcı olacak verileri ve finansal raporların hazırlanmasında gerekli olan bilgileri sağladığı disiplin,MUHASEBE dir.
* Finans yöneticisinin uzun vadeli yatırım kararlarını almada,nakit stok ve alacakların yönetiminde faydalanacağı disiplin MİKRO İKTİSAT tır.
* İşletmenin reel varlıklara yatırım yapmasıyla ilgili faaliyerlerin bütününe SERMAYE BÜTÇELEMESİ adı verilir.
* Tahvil ihraç etmek,finansman kararlarından biridir.
* Muhasebe,finansal yönetimin birinci derecede ilişkili olduğu disiplinlerden biridir.
* Sözleşmenin yazılı ve sözlü olabileceği,tüzel kişiliğe sahip olmayan şirket türü ADİ ŞİRKET tir.
* İşletmeler finansmanda uzun vadeli yabancı kaynaklara daha fazla yer verirse,RİSK DÜŞER.
- Kısa vadeli finansman kararları uzun vadeli finansman kararlarına göre daha risklidir.
- Uzun vadeli yatırım kararları,kısa vadeli yatırım kararlarına göre daha risklidir.
- Kısa vadeli yatırım kararları işletmenin riskini azaltır.
- Uzun vadeli finansman kararları işletmenin riskini azaltır.
- Otofinansman ve hisse senedi ihracı özkaynakla finansman şeklidir.
-Kar dağıtım politikası,Alacaklılara karşı sorumluluk,vergi tahakkuku,fon sağlama işletmelerin hukuki yapısı ile ilgilir.Ancak Dönem karının hesaplanması hukuki yapısı içinde yer almaz.
*Anonim şirketler,tahvil çıkarma hakkına sahiptir.Ancak adi,limited,S.P.B şirket ve bireysel işletmeler tahvil çıkarma hakkına sahip değildir.
* Satış politikası,stok miktarı,günlük faaliyetler ve kasa ve bankadaki nakit durumu finans yöneticisinin görev alanına girer ancak personelin çalışma saatleri finans yöneticisinin görev alanına girmez.
*Bütşenin hazırlanması,muhasebe müdürünün yani kontrolörün görevidir.
* Faaliyetlerin sonucu oluşsan karın ne kadarının işletmede bırakılıp,ne kadarının ortaklara dağıtılacağının belirlemek için alınan kararlara DİVİDANT kararları adı verilir.
Yerköy Çakırlar Köyü Hakkında - Çakırlar Köyü Tanıtımı - Çakırlar Köyü Resimleri
Köy Muhtarı: OSMAN YİĞİT
Muhtarlık Erişim Bilgileri:
Telefon: 0 (354) 548 11 04
Çakırlar, Yozgat ilinin Yerköy ilçesine bağlı bir köydür.
Tarihi
Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.
Kültür
Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.
Coğrafya
Yozgat iline 62 km, Yerköy ilçesine 22 km uzaklıktadır.
İklim
Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.
Nüfus.:2000 - 135
Ekonomi
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
Altyapı bilgileri
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Kaynak: Yerelnet
Vikipedi
Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
Çekerek Çakırköy Köyü - Çakırköy Köyü Hakkında - Çakırköy Köyü Tanıtımı - Çakırköy Köyü Resimleri
Köy Muhtarı: Ali BOZKURT
Muhtarlık Erişim Bilgileri:
Telefon: (354) 468 10 08
Cep Telefonu: 05356914361
Çakırköy, Yozgat ilinin Çekerek ilçesine bağlı bir köydür.
Tarihi
Çakır Köyü halkı Oğuz boylarından Yıldız Han Kolu Beğdili türkmenlerindendir. İslamın ALEVİ yorumunu benimseyen Türkmen - ALEVİ inancını benimsemişlerdir.
Osmanlı yerleşim kayıtlarında Begdili Türmenleri ya da oğuz boyu olarak bahsedilir.
Arşiv kayıtlarında ise Şam Türkmenleri olarak kayıtlanır.
Coğrafya
Yozgat iline 117 km, Çekerek ilçesine 27 km uzaklıktadır.Köyü iki mahalleden oluşmaktadır. Aşağı ( YAYLALIK) ÇAKIR MAHALLESİ VE YUKARI ÇAKIR MAHALLESİ. Muhtarı tektir.Her iki mahallenin sakini aynı ailelerden oluşmaktadır.Yani Ata erkil aile yapısı hakim olduğu için aynı ailenin birkısmı yukarıda yaşarken diğer yarısı aşağıda yaşamktadır.Günün her hangi bir zamanında her iki hanede ve mahallede aynı ailenin iki yarısı yaşam sürmektedir.
İklim
Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.Karadeniz iklimi ile Karasal iklimin geçiş noktasının en yüksek yeri olan Bozok Platosunun en kuzeyini oluşturmaktadır.Çakır Tepesinin doruk noktası sayılabilecek bir yerde konuşlanan köy yazın serin geceleri soğuk,kışları sert ve soğuk bir iklim hakimdir.Su sorunu ve ulaşım sorunu vardır.Köyde taşımalı eğitim yapılmaktadır.Köy okulu kapanmıştır.Köy halkı nüfusunun çoğunluğu İstanbul'da yaşamaktadır. Yozgat İli Çekerek Kazası Çakır Köyü Kalkındırma Kültür ve Yardımlaşma Derneği çatısı altında İstanbul Merkezli bir derneği mevcut olup faaliyetlerini genelde İstanbulda sürdürmektedir.
Ekonomi
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır denilse de inanılması güç bir kelimedir.Çünkü Köy hiç bir varlığını nakted dönüştürecek gelir olarak alamadığı için olduğu gibi bırakarak İstanbul'a yerleşmiştir.İstanbul'da genelde Zeytinburnu,Büyükçekmece ve Avcılar İlçelerinde yerleşmiştir.
Altyapı bilgileri
Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol bozuk toprak yol olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Kaynak: Yerelnet
Vikipedi
Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
safra söktürewn şifalı bitkiler - safra söktürmek için bitkisel reçeteler - safa kesesi rahatsızlıkları için bitkisel çözümlerKARLSPAT TUZU (SUN'İ): Sabahları aç karna 1 bardak suda 1 vay kaşığı eritilip içilir.
LAVANTA ÇİÇEĞİ: 1 bardak kaynar suya, 8-10 gr çiçek konur, 10 dk bekletilir, günde 3-4 bar-ı l.ık içilir.
KOYUN OTU: 1 bardak kaynar suya, 2 kaşık bitki konur, soğu yunca süzülür, 1 günde tüketilir.
HUŞ AĞACI YAPRAĞI: 1 bar dak kaynar suya, 5-10 gr yaprak, püskül veya tomurcuk konur, so ğuyunca süzülür, günde 3-4 bar dak içilir.
MÜBAREK DİKENİ: 1 bardak suya, 100 gr bitki konur, 10 dk kaynatılır, günde 2-3 bardak içi lir.
AFRİKA BAMYASI (NAR ÇİÇEĞİ) ÇİÇEĞİ: Afrika bamyası çiçeği çay gibi demlendirilip içilir.
KEDİ AYAĞI: 1 bardak kaynar suya, 6 gr bitki konur, 10 dk bekletilir, yemeklerden önce 1 fincan içilir. 10 gün devam edilir. 10 gün ara verilir. Tekrar 10 gün daha kullanılır.
MİSVAK TOHUMU: Misvak ağacının tohumu çay gibi haşlanarak kullanılır.
ŞİMŞİR YAPRAĞI: 1 bardak su ya, 6-12 gr yaprak veya kök kabu ğu konur, 10 dk kaynatılır, ye meklerden önce 1 bardak içilir. YER ELMASI: Yer elması haşlanarak yenilir.
ÇİT SARMAŞIĞI: Çit sarmaşığı çiçekli dallan, bilhassa kökü toz haline getirilir, günde 2 defa 1 çay kaşığı içilir.
SABUN OTU KÖKÜ: 1 bardak suya, 12 gr kök konur, 10 dk kaynatılır, günde 2 bardak içilir.
1 bardak kaynar suya, 4-10 gr kuru maydanoz veya kökünden konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.
KEKİK YAĞI: Kekik yağından günde 2-3 damla şekerle yenilir.
NANE YAPRAĞI: 1 bardak kay nar suya, 8-10 gr kuru nane konur, 10 dk bekletilir, günde 2 de fa 1 bardak içilir. Nane yapraklan toz haline getiri lir, günde 3 defa 1 -4 gr içilir.
Nane suyundan günde 20-80 gr içilir.
BİBERİYE: 1 bardak kaynar su ya, 8-10 gr biberiye konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir. Biberiye toz haline getirilir, gün de birkaç defa 1-4 gr içilir.
saçları siyaha boyamak - sakallardaki beyazları boyamak - siyah saçlara doğal boyalarla sahip olmak - bitkilerle saçları siyaha boyamak - bitkisel saç boyama - saçları boyayan bitkiler - bitkilerle saç boyama
DIŞ OTU TOHUMU: 1 bardak suya, 10-20 gr tohum konur, 5-10 dk kaynatılır, bu su ile saç, sakal yıkanır.
ÇlTLENBlK: Çitlenbik yaprakla rı kaynatılır, bu su ile baş yıkanır.
MEŞE MAZISI: Mazı toz haline getirilir, sirke ile ıslatılır, bir müddet bekletilir, bu su ile saçla ra masaj yapılır.
ŞALGAM: Şalgam sıkılır, suyu ile saç sakal yıkanır.
ŞAKAYIK ÇİÇEĞİ: Şakayık çiçeği ile cevizin dış kabuğu (tof)u dövülür. Elde edilen su ile saçlar ovalanır.
SlRKE: 2 kilo sirke içerisinde 50 gr ceviz içi, 25 gr adaçayı, 25 gr selvi yaprağı, 50 gr meşe palamudu (parçalanmış) 50 gr defne yaprağı, 25 gr kök boya otu ko nur, meşe odunu yakılır, külün den 10 gr, asma çubuğu yakılır. Külünden 10 gr ilave edilir. 30 dk bekletilir, süzülür, dolapta muha faza edilir. Haftada 2 defa bu mayi ile baş yıkanır. Bittikten sonra 1 defa daha tekrarlanır.
REYHAN: Bir miktar reyhan tuzsuz tereyağı ile iyice pişirilir. Saç ve sakaldaki beyaz yerlere sürülür.
DEFNE TOHUMU: Defne tohumu kına ile kaynatılır, saçlara sürülür.
Aöf Adalet meslek eğitimi önlisans programı - Aöf temel bilgi teknolojileri soru ve cevapları - temel bilgi teknolojileri test soruları
1) Bilgisayar konusunda uzmanlık gerektirmeden kullanılabilecek olan bilgisayar programı aşağı-dakilerden hangisidir?
A) Paket Programlar
B) Derleyiceler
C) Donanım
D) Düzenleyiciler
E) Yorumlayıcalar
2) I. Klavye
II. Yorumlayıcı
III. Birleştirici diller
IV. Ekran
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri donanım birimi değildir?
A) Yalnız I
B) Yalnız III
C) I ve II
D) II ve III
E) II, III ve IV
3) Bilgisayarın herhangi bir anda işlemek duru-munda olduğu bilgilerin saklandığı belleğe ne ad verilir?
A) Yardımcı bellek
B) Programlanabilir bellek
C) Ana bellek
D) Silinebilir programlanabilir bellek
E) Rassal erişimli bellek
4) İnsan ve hayvan gücü hangi toplumsal gelişme aşamasında enerji kaynağı olarak kullanıl-maktadır?
A) Çağdaş
B) Bilgi
C) Avcı Toplayıcı
D) Sanayi
E) Tarım
5) I. Özetleme
II. Birleştirme
III. Saklama
Yukarındakilerden hangisi ya da hangileri, bilgi işlem sürecinin adımlarındandır?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) I ve III
6) Derleyiciler, aşağıdaki kategorilerin hangisinde yer alır?
A) İşlemci
B) Yazılım
C) Bellek
D) Giriş çıkış birimi
E) Donanım
7)
\"\"
Büro yazılımlarında standart araç çubuğu üzerinde bulunan ve yukarıdaki şekilde gösterilen düğmenin işlevi nedir?
A) Program penceresini kapatmak
B) Seçili öğeyi dosyaya yapıştırmak
C) Açık olan dosyayı saklamak
D) Yeni bir dosya açmak
E) Disketteki dosyayı silmek
8) Belirli bir probleme ya da uzmanlık alanına yönelik programlara ne ad verilir?
A) Uygulama yazılımları
B) Paket programlar
C) Uzmanlık yazılımları
D) Büro yazılımlar
E) Masaüstü yazılımlar
9) Açılan bir pencereyi masa üstünde başka bir yere taşımak için aşağıdakilerden hangisine tıklanarak seçili öğe sürüklenir?
A) Araç çubuğuna
B) Başlık çubuğuna
C) Kenarlıklara
D) Menü çubuğuna
E) Denetim menüsü kutusuna
10) Bilgi işlem sürecinde işlenen malzemeye ne ad verilir?
A) Mamul
B) Bilgi
C) Parametre
D) Veri
E) Kaynak
11) Bir bilgisayar sisteminin iki temel bileşeni aşağıdakilerin hangisinde tam ve doğru olarak verilmiştir?
A) Ana bellek ve işlemci
B) Donanım ve ana bellek
C) Yazılım ve işlemci
D) İşlemci ve donanım
E) Donanım ve yazılım
12) Klavyedeki hangi tuşa basarsak standart araç çubuğunun en sonunda yer alan yardım düğmesine bastığımız zamandaki aynı işlemi yapmış oluruz?
A) F1
B) F2
C) F3
D) F4
E) F5
13) Büro yazılımlarındaki Tümünü Seç komutunun klavye kısa yolu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ctrl+V
B) Ctrl+A
C) Ctrl+K
D) Ctrl+N
E) Ctrl+S
14) Aşağıdakilerden hangisi veri saklamada kulla-nılan birimlerden biri değildir?
A) Disketler
B) Mouse
C) Compact Disc
D) DVD
E) Sabit Diskler
15) Windows 2000 işletim sisteminde silinen nesne veya nesneler aşağıdakilerden hangisinde depolanır?
A) Denetim Masasında
B) Gezginde
C) Geri Dönüşüm Kutusunda
D) Arka planda
E) Yardımcı bellekte
16) Satır ve sütunların kesişmesi ile oluşan dikdört-gen kutucuklara ne ad verilir?
A) Değer
B) Formül
C) Hücre
D) Etiket
E) Fonksiyon
17) Büro yazılımlarındaki Yazdır komutunun klavye kısa yolu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ctrl+A
B) Ctrl+C
C) Ctrl+P
D) Ctrl+S
E) Ctrl+Z
Cevaplar
1. A
2. D
3. C
4. E
5. E
6. B
7. B
8. A
9. B
10. D
11. A
12. A
13. B
14. B
15. C
16. C
17. C
5) Bir madeni para 5 kez atıldığında 3 yazı ve 2 tura gelme olasılığı nedir?
a- 1/5
b- 3/5
c- 1/32
d- 8/32
e- 10/32
6) x, p=0,40 q= 0,60 olmak üzere Binom dağılmış bir tesadüfi değişkendir. Xin varyansı 2,4 ise n kaçtır?
a- 5
b- 10
c- 15
d- 24
e- 25
7) Aritmetik ortalaması 32, standart sapması 8 olan bir dağılımda X=22 değerinin dönüştüğü standart değerinin sağında kalan alan kaçtır?
a- 0.3943
b- 0.1057
c- 0.8943
d- 0.4152
e- 0.9863
8) Aşağıdakilerden hangisi, örneklem istatistiklerinden yararlanarak ana kütle parametreleri hakkında genelleme yapma sürecini ifade etmektedir?
a- Örneklem İstatistiği
b- İstatiksel Yorumlama
c- Ana Kütle Parametreleri
d- Örneklem Parametreleri
e- Rassal Parametreler
9) Anakütle ortalamasının %99.48 güvenle tahmin edilebilmesi için standart hatanın katsayısı ne olmalıdır?
a- 1.8
b- 2.0
c- 2.4
d- 2.6
e- 2.8
10) Bir meyve suyu fabrikasının üretim sürecinde 100 paket , rassal örneklem olarak seçilmiştir. Bu paketlerin ortalama hacmi 40 cl ve standart sapması 2 cl olarak hesaplanmıştır. Paketlenen meyve sularının ortalama hacmine ilişkin, yaklaşık olarak % 95 güven düzeyi için alt sınır değeri kaçtır ?
a- 39,723
b- 39.608
c- 38,621
d- 43.920
e- 40,277
11) Bir okulun eğitim sisteminde yapılan değişikliğin 65 olan genel ortalamayı 72 çıkartıp çıkarmayacağı araştırılmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
12) Ana kütle ortalamasının 40a eşit olup olmadığının araştırılmasında kullanılan 150 birimlik örneğin ortalaması 36, standart hatanın tahmini değeri 4 olarak bulunmuştur. Örnek ortalaması hangi standart değere dönüşür?
a--2
b--1
c-0
d-1
e-2
14) A ilacını kullanarak İyileşmeyen hastaların beklenen frekansı kaçtır?
a- 15
b- 45
c- 50
d- 22.5
e- 20
15) Aşağıdakilerden hangisi azalan bir fonksiyondur?
a- y = 2x - 5
b- 3y = 4x
c- y=6x-4
d- y = -x+2
e- y = 5
16)
x-------- y
2 --------4
4 --------3
6 --------2
8 --------1
Yukarıdaki seriler için toplam xy kaçtır
a- 200
b- 210
c- 40
d- 50
e- 60
17) Aşağıdaki korelasyon katsayısı değerlerinden hangisinde, serpilme diyagramındaki noktalar regresyon doğrusuna en yakın konumdadır?
a- 0,95
b- 0,20
c- 0
d- 0,25
e- 0,70
18) Bir araştırmada regresyon katsayıları (eğim), bxy= - 0.10 ve byx= 0.80 bulunmuş ise korelasyon katsayısı (r) kaç olarak hesaplanabilir?
a- 0.08
b- 0.28
c- -0.28
d- 0
e- -0.08
19) Bir malın fiyatı bir önceki yıla göre %40 artmıştır. Bu yıl ki fiyat 420 lira ise ,önceki yılın fiyatı nedir?
a- 300
b- 320
c- 400
d- 420
e- 550
20) 1989 yılını esas alan 1991 yılı indeks değeri kaçtır?
a- 50
b- 100
c- 150
d- 200
e- 250
21) 1992 yılı zincirleme indeks değeri kaçtır?
a- 100
b- 110
c- 115
d- 120
e- 125
22) Bir x değişeninin iki değeri x1=80 ve x2=96 olsun. x2'nin x1'e göre indeksi nedir?
a- 83,3
b- 82,1
c- 177,4
d- 120
e- 145
23) 4maddeye ve istenilen bir yıla ilişkin Paasche fiyat indeksi 120.15, Laspeyres fiyat indeksiyle 124.25 olarak hesaplanmıştır. Fisher fiyat indeksi aşağıdakilerden hangisidir?
a- 118,15
b- 122,18
c- 165,625
d- 148,759
e- 182,165
24) Zaman serilerindeki düzensiz değişmeler aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
a- Trend Bileşeni
b- Rassal Bileşeni
c- Mevsimsel Bileşen
d- Konjonktürel Bileşen
e- Kartezyen Bileşen
25) Bir mevsimsel değişmenin maksimum ve minimum noktası arasındaki yükseklik farkı aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
a- Dalga Şiddeti
b- Dalga Uzunluğu
c- Dalga Boyu
d- Dalga Eşitliği
e- Dalga Bileşeni
26) Zaman serilerinde etkisi mutlaka gözüken bileşen aşağıdakilerden hangisidir?