ZELAL

ZELAL

Moderatör
15.04.2010
Korgeneral
83.595
Hakkında

  • Kripto para yatırımlarına başlamadan önce en önemli konu elbette borsa seçimi. Dünya üzerinde kripto para işlemleri yapılabilecek sayısız borsa bulunuyor. Özellikle son dönemde yerli borsaların sayısı da bir hayli artmış durumda. Fakat ne yazık ki her borsa güvenilir demek mümkün değil. Bu yüzden ince eleyip sık dokumak gerekiyor.

    Şu an tüm dünyada işlem hacmi bakımından en büyük ve en çok tercih edilen borsaların başında Binance geliyor. Fakat yerli borsalar arasında yer alan Btcturk ve Paribu da oldukça başarılı. Peki 3 borsa arasından yatırım yapmak için hangisini tercih etmeli ve avantajları neler?

    Binance

    Binance 2017 yılında Çin’de kurulmuş olan ve daha sonra merkezini Hong Kong’a taşıyan, dünyanın en güvenilir kripto para borsalarından biridir. Coinmarketcap listelerine göre işlem hacmi bakımından birinci sırada yer almaktadır. 2017 yılında altcoin piyasalarında yaşanan ani yükselişler, pek çok kripto borsasının bunun üstesinden gelememesi ve üyelikleri durdurması ile sonuçlanmıştır. Binance ise bu süreci iyi yönetmiş ve bu süreç içerisinde kendisini daha da geliştirmiş şekilde çıkmıştır. Bu yüzden de piyasanın güvenini kazanmış, kısa süre içerisinde dünyanın en büyük borsası haline gelmiştir. Söz konusu dönemde hiçbir Binance yatırımcısı herhangi bir mağduriyet yaşamamıştır.

    Eğer daha önce herhangi bir borsada yatırım yapmadıysanız ve kendinize yatırım yapmak için en uygun kripto para borsasını arıyorsanız, bu durumda Binance’ten başlamak sizin için çok daha faydalı olacaktır. Binance Global üzerinde çok daha fazla altcoin listelenmekle birlikte, para çekim işlemlerini daha kolay ve sorunsuz şekilde halletmek için Binance TR üyeliği de alabilirsiniz. Elbette Paribu ve Btcturk gibi borsaların da kendilerine göre avantajları bulunuyor.

    BtcTurk

    Btcturk, 1 Temmuz 2013 tarihinde kurulmuş olan köklü kripto para borsalarından biri. Kerem Tibuk tarafından kurulan borsa, Türkiye’nin ilk, dünyanın ise dördüncü kripto para alım satım platformu. Bu açıdan bakıldığında Btcturk’ün ne kadar güvenilir bir borsa olduğu anlaşılabilir. Platform üzerinde ileri seviyede bir güvenlik altyapısı kullanılmakta ve uluslararası bağımsız denetim şirketleri tarafından düzenli olarak denetimlere tabi tutulmaktadır. Btcturk üzerinden Türkiye’de anlaşmalı olunan bankalar aracılığıyla, istenilen vakitlerde Türk Lirası olarak para çekim işlemi yapılabilir. Aynı zamanda karşılaşılan herhangi bir sorunda 7 gün 24 saat hizmet veren destek hattından yardım talep edilebilir.

    Btcturk’ün 2021 yılının ikinci yarısı itibariyle 1 milyon kullanıcıya aşmış durumdadır. Yapmış olduğu sponsorluk anlaşmaları ve spor dünyası içerisindeki yatırımları ile, Türkiye’nin en büyük ve en güvenilir kripto para borsalarından biri haline gelmeyi başarmıştır. Binance gibi yurtdışı merkezli borsaları tercih etmeyen ve yerli bir borsa kullanmak isteyen yatırımcılar için son derece ideal bir ortamdır. Çünkü para çekim işlemlerini gerçekleştirmek, Binance gibi yurtdışı merkezli borsalara göre çok daha kolaydır.

    Paribu

    Paribu, 14 Şubat 2017 tarihinde kripto para alım satım işlemlerini başlatan yerli bir kripto para borsasıdır. Sahip olduğu 4 milyonu aşkın kullanıcı ile Türkiye’nin en çok bilinen ve en çok tercih edilen borsasıdır. Paribu ile ilgili en çok karşılaşılan şikayetlerden biri, kripto paraların ani yükselişlerinde ya da ani düşüşlerinde yaşanan bağlantı sorunları ve sistemin yavaşlamasıdır. Hatta bazı zamanlarda bazı kripto paraların alım satım işlemleri kapatılmaktadır. Bu durumun altyapısal bir sorun mu olduğu, yoksa bilinçli olarak mı gerçekleştirildiği bilinmiyor. Paribu ve Btcturk mukayese edildiğinde, Btcturk’ün daha kurumsal ve daha şeffaf bir yapıda olduğu söylenebilir.

    Binance mi, Btcturk mü, Paribu mu Daha İyi?
    Aslında bu soruya “hepsinin kendisine göre avantajları var” demek en doğru cevap olacaktır. Peki nedir bu avantajlar? Öncelikle tüm bu borsaların komisyon oranlarını değerlendirmek gerekiyor. Özellikle büyük ölçekli yatırımlarda komisyon oranları karlılığı ciddi anlamda etkiliyor. Bu yüzden bir kripto para borsasında yatırım yapmaya başlamadan önce komisyon oranlarını mutlaka bilmek gerekiyor. Tüm borsalarda komisyon oranları 30 günlük işlem hacmine göre belirleniyor. Karşılaştırmasını yaptığımız üç borsanın komisyon oranları şu şekilde:

    Binance: Hem piyasa yapıcılar için, hem de alıcılar için yüzde 0,10’luk sabit bir komisyon oranı bulunuyor. Eğer bir başkasının referans kodu ile üye olduysanız yüzde 10, elinizde BNB bulunduruyorsanız da yüzde 25’lik bir komisyon indirimi kazanıyorsunuz.
    Btcturk: 30 günlük işlem hacmi 1 milyona liraya kadar olanlarda; piyasa yapıcılar için yüzde 0,10, alıcılar için 0,18 komisyon oranı bulunuyor. Eğer 30 günlük işlem hacmi 1 milyonun liranın üzerinde ise bu rakamlar piyasa yapıcılar için 0,08 ve alıcılar için de 0,16 oluyor.
    Paribu: Bu üç borsa arasında en yüksek komisyon oranlarına sahip olan Paribu’da ise 30 günlük işlem hacmi 100.000 TL’ye kadar olanlar için; piyasa yapısı 0,25 ve alıcı ise 0.35 komisyon ödüyor. 1 milyon TL’ye kadar işlem hacmi bulunanlar için; piyasa yapıcılar da alıcılar da 0.15 komisyon ödüyor. Ve son olarak işlem hacmi 1 milyon TL ve üzerinde olanlar için komisyon oranları, piyasa yapıcılar için 10 ve alıcılar içinse 15.
    Komisyon oranları bakımından bir karşılaştırma yapıldığında, en iyi borsanın Binance olduğu görülebiliyor. Bu 3 borsa arasında komisyon oranları bakımından en kötü olan borsa ise Paribu. Dolayısıyla yatırımlarınızda düşük komisyon ücretleri ödemek istiyorsanız Binance ya da Btcturk tercih edebilir, eğer komisyon oranlarını önemsemiyor ve yalnızca en fazla kullanıcının tercih ettiği borsaya yönelmek istiyorsanız da Paribu’yu tercih edebilirsiniz.

    Binance, Btcturk ve Paribu Güvenilir mi?

    Binance şu an dünyanın en güvenilir kripto para borsası olarak gösteriliyor. Bu yüzden gözünüz kapalı şekilde üye olabilir ve kripto para yatırımı yapmaya başlayabilirsiniz. Eğer tercihiniz yerli bir borsadan yana olacaksa, bu durumda Paribu ve Btcturk de Türkiye’nin en güvenilir kripto para borsalarıdır. Bu yüzden yerli borsalara da gönül rahatlığı ile üye olabilir ve hemen yatırım yapmaya başlayabilirsiniz.

    Borsa seçimi kripto para yatırımlarında büyük önem taşıyor. Bu yüzden güvenilir bir borsa ile çalışmak çok ama çok önemli. Özellikle son dönemde ülkemizde meydana gelen kripto para borsalarının kapanması ve yatırımcılarını mağdur etmesi olayları, borsa seçiminin önemini bir kez daha hatırlattı. Bu olaylar yalnızca Türkiye’ye özgü olaylar değil, benzer olaylar dünyanın farklı ülkelerinde de yaşandı ve hala da yaşanmaya devam ediyor. Bu yüzden yatırımlarınızı kaybetmemek ve kötü sonuçlarla karşılaşmamak adına mutlaka güvenilir bir kripto para borsası tercih etmeniz gerekiyor.

    Eğer kripto para yatırımlarına yeni başlayacaksanız, bizim önerimiz Binance kullanmanız. Üstelik varlıklarınızı Binance TR sistemine aktararak anlaşmalı bankalar üzerinden rahatça çekebilirsiniz. Fakat bu, Paribu ya da Btcturk kullanmayın anlamına gelmiyor. Eğer yerli bir borsa kullanmak isterseniz, yatırım yapmak için Türkiye’de tercih edilebilecek en iyi iki borsa Paribu ve Btcturk. Tercih sizin!
#06.08.2022 19:11 3 0 0
  • Burun Tıkanıklığına Ne İyi Gelir?

    Soğan
    Deniz Suyu
    Limon
    Buhar Banyosu
    Karbonat
    Sirke
    Zencefil Çayı
    Nane Yağı
    Lavanta Yağı
    Zeytinyağı



    Özellikle burun tıkanıklığı ateş yapıyorsa kesinlikle ihmal edilmemelidir. Tıp literatüründe bir hastalık olarak tanımlanmasa da burun tıkanıklığı, ağızdan nefes almaya zorladığı için ağız kuruluğuna, ağız kokusuna, tat alma bozukluğuna yol açar. Bunun yanı sıra boğaz enfeksiyonlarına, yüksek tansiyona ve hatta cinsel sorunlara kadar pek çok rahatsızlığın tetikleyicisi olabilir.

    Burun tıkanıklığı horlama probleminin de en önemli nedenleri arasında yer alır. Horlaması ile ün salmış insanların kronik burun tıkanıklığı problemi yaşadıkları yadsınamaz bir gerçektir. Hem tıp dünyası hem de alternatif tıp, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen burun tıkanıklığına çözümler sunar.
#31.01.2023 17:36 2 0 0
  • Üçlü salgın başladı: Covid, Grip ve RSV! 'Hastalığın yaptığı etki bir ayı geçebiliyor’
    Üst solunum yolu hastalıkları, mevsim geçişinin yaşandığı bu günlerde sık görülmeye başlandı. 'Üçlü salgın' adı verilen; Covid-19, grip ve solunum yoluyla bulaşan RSV nedeniyle pek çok kişi hastaneye başvuruyor. Özellikle grip ve RSV’nin aynı anda görülmesi ise oldukça tehlikeli. Peki neden bu yıl böyle bir salgın yaşanıyor?

    Üst solunum yolu hastalıkları dendiğinde akla ilk ‘influenza A’ yani ‘grip’ geliyor. Ancak solunum yolu rahatsızlıklarına yol açan tek virüs grip değil. Okul çağındaki çocuklarda görülen, solunum yoluyla hızlı bir şekilde bulaşan ve yetişkinlerde de rastlanılan RSV (Solunum sinsityal virüsü) de en az grip kadar bulaşıcı bir virüs…

    Yapılan uluslararası analizlere göre, dünyada 'triple epidemi' yani 'üçlü salgın' adı verilen; Covid-19, grip ve RSV virüsünün bu kış çok ciddi şekilde artış göstermesi bekleniyor. Bu üç virüsteki salgının artmasına bağlı sağlık sistemlerinde zorlanmaların yaşanacağına yönelik analizler de bulunuyor.
    SALGIN AMERİKA’DA BAŞLADI

    ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) açıkladığı verilere göre bu sezon şimdiye kadar en az 1,6 milyon kişi grip oldu. 13 bin kişi hastaneye kaldırıldı ve 730 kişi hayatını kaybetti. Mevcut hastaneye yatış oranı pandemi öncesi sezonda gözlemlenenin yaklaşık beş katı.

    CDC’nin Ulusal Bağışıklık ve Solunum Hastalıkları Merkezi direktörü Dr. Jose Romero, “ABD’de şu an yaşlılar ve 5 yaşından küçük çocuklar büyük riskle karşı karşıya. Grip dışında RSV’de de önemli bir artış var. Bir de bunlara Covid-19 da eklenince, üçlü salgın hastanelerdeki yükü git gide artırıyor” dedi.

    CDC Sağlık ve İnsan Hizmetleri Departmanı'nda üst düzey bir yetkili olan Dawn O’Connell de “Artan RSV ve grip vakası ile devam eden Covid-19 yükü bu kış bazı zorluklarla karşılaşmamıza neden olabilir” ifadelerini kullandı.

    'GRİP BU YIL ÇABUK YAYILIYOR VE ÇOK UZUN SÜRÜYOR'

    Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu “Şu an üçlü salgın başlamış durumda. Covid-19 zaten dolaşımını sürdürüyor. Fakat hem grip hem de RSV normal bir grip salgınından daha ağır gidiyor. Ayrıca uzun süre devam ediyor. Enfeksiyon geçse bile ardından ikincil bakteriyel enfeksiyonlar meydana geliyor. Hastalığın yaptığı etki bazen bir ayı da geçebiliyor" dedi. Akkoyunlu şöyle devam etti:

    “Grip zaten her yıl potansiyel tehdit ama RSV bu yıl çok farklı. Normalde yüzde 10-15 civarında üst solunum enfeksiyonundan sorumluyken şu anda çok daha yoğun bir artış yaptığını görüyoruz. Bu hem insan topluluklarının davranışsal değişikliğinden hem de savunma sistemimizin maalesef bunları unutmasından kaynaklı ortaya çıkıyor."
#28.12.2022 20:12 2 0 0
  • Brokoli ile yapabileceğiniz en güzel salatalardan biri
    Brokoli Salatası (Kış Salatası) Tarifi İçin Malzemeler

    1 orta boy brokoli (500 gr)
    2-3 adet közlenmiş kırmızı biber
    4 adet kornişon
    Yarım kutu konserve mısır (100 gr)
    1 çay bardağı ırı çekilmiş ceviz (Küçük bardak)
    1 çay bardağı nar taneleri (Küçük bardak)
    Küçük tutam ince kıyılmış maydanoz
    Küçük tutam ince kıyılmış dereotu
    Sosu için:
    Zeytinyağ (Yarım çay bardağı)
    1 limonun suyu
    1 çay kaşığı tuz
    1 ezilmiş sarımsak

    Brokoli yıkayıp minik çiçeklere ayırın.
    Az tuzlu suda 4 dakika kadar haşlayıp suyunu süzüp soğuk su ile şoklayın(rengin yemyeşil kalması için)
    Haşlanmış brokoli ve ince doğranmış ayıklanmış tüm diğer malzemeleri bir kaseye alın.
    Sosunu ayrı bir kapta karıştırıp salata ile buluşturun. Hemen afiyetle tüketebilirsiniz ???? deneyeceklere şimdiden kolay gelsin
#13.12.2022 19:14 2 0 0
  • Son dakika haberi: Asgari ücret zam oranı için milyonların gözü kulağı bugünkü toplantıda. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Türk-İş Başkanı Atalay ve TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol'u ağırlayacak. Kritik toplantı öncesi dün Beştepe'deki sürpriz zirve dikkat çekerken, Bakan Bilgin'in "Enflasyonun tahribatı devam ediyor, bunu dikkate alacağız." açıklaması sonrası ise asgari ücret zam tahminleri peş peşe geldi. İşte olası zam oralarına göre yeni asgari ücret tablosu...
    Asgari ücret zammıyla ilgili son dakika haberleri gelmeye devam ediyor. 2023 asgari ücreti ne kadar olacak? sorusuna yanıt arayan milyonlar dün Beştepe'de gerçekleşen sürpriz zirveyi yakından takip etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati kritik konuları ele almak üzere Külliye'de toplandı. Kritik toplantıda 2023 asgari ücret zammının ele alındığı belirtilirken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, asgari ücret zammıyla ilgili dikkat çeken bir mesaj verdi.
    SON DAKİKA | BAKAN BİLGİN'DEN ASGARİ ÜCRET MESAJI: ENFLASYONUN TAHRİBATI...

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Bilgin, asgari ücret zammıyla ilgili yaptığı açıklamada "İşçilerimiz, Türkiye'nin emekçileri şundan emin olsunlar, onları enflasyona ezdirmeyeceğiz. Enflasyonun tahribatından koruyacak bir düzenlemeyi geçen sene yapmaya çalıştık, yüzde 50 zam vererek. O yetmedi hemen onun üzerine aritmetik olarak yüzde 80'in üzerinde, kümülatif olarak yüzde 94 küsur zam verdik ama enflasyonun tahribatı devam ediyor. Dolayısıyla bunu dikkate alan bir düzenleme yapacağız." ifadelerini kullandı.
    ASGARİ ÜCRET ZAM TAHMİNLERİ

    Beştepe'deki kritik zirve ve Bakan Bilgin açıklamaları milyonların asgari ücret için heyecanlı bekleyişini artırırken, tahminler de peş peşe gelemeye devam ediyor.

    Son olarak gazeteci Ahmet Hakan'ın sunduğu Tarafsız Bölge programında "Asgari ücret ne kadar olacak? Zam oranı tahminleri neler?" sorularına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
    Gazeteci Zafer Şahin, Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, Eski Devlet Bakanı Masum Türker ve DSP Genel Başkan Yardımcısı Onur İste'nin konuk olarak katıldığı programda, net güncel asgari ücret olan 5.500 TL referans alınarak hesaplanan muhtemel asgari ücret zamları tartışıldı.

    ASGARİ ÜCRET İÇİN YÜZDE 30-60 ARASI ZAM MASADA

    6 farklı senaryonun konuşulduğu yayında asgari ücret zammının yüzde 30 ve yüzde 60 arasında olabileceği hesaplanırken, yani maaşın 8 bin 800 TL olabileceği iddia edildi.

    Peki asgari ücret yapılacak olası zam oranlarına göre ne kadar olacak?

    Buna göre eğer asgari ücrete;

    yüzde 30 zam gelirse olası maaş; 7.150 TL,

    yüzde 35 gelirse; 7.425 TL,

    yüzde 40 gelirse; 7.700 TL,

    yüzde 45 gelirse; 7.975 TL,

    yüzde 50 gelirse; 8.250 TL,

    yüzde 60 gelirse; 8.800 TL olacak.

    Vatandaştaki beklentilere ilişkin konuşan Gazeteci Zafer Şahin ise, "8 bin ile 8.500 TL arasındaki rakamı piyasa satın almış gibi duruyor." dedi.
    2022 Ocak ayında gerçekleşen yüzde 50 zamla net 4 bin 253 lira olan asgari ücret, Temmuz ayında yapılan 30'luk zamla birlikte net 5 bin 500 liraya yükselmişti.
    TÜM GÖZLER BUGÜNKÜ TOPLANTIDA

    Milyonların heyecanla beklediği pazarlık görüşmeleri ise bugün başlıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, bugün Türk-İş Başkanı Atalay ve TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol ile saat 14.00'te bir araya gelecek.
    Axess'ten yılda 21.600 TL'ye varan chip-para!Akbank
      

    "BİRLİKTE TAKVİME KARAR VERECEĞİZ"

    Bakan Bilgin konu hakkında yaptığı açıklamada, "Biz davet ettik. Türk-İş Başkanı Atalay ve TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol ile bir görüşme yapacağım. Görüşmede, asgari ücret konusunda yapılacak toplantıyı organize edeceğiz. Birlikte takvime karar vereceğiz" ifadelerini kullandı.
    ASGARİ ÜCRET NASIL BELİRLENİYOR?

    Asgari ücreti, yasa gereği işçi, işveren ve hükümetten 5'er temsilci olmak üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirliyor. Komisyon, yeni asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında dört kez toplanıyor. Bakanlıktaki ilk toplantının ardından Komisyon, işçi, işveren ev sahipliğindeki toplantıların ardından son toplantısını tekrar bakanlıkta yapıyor. Bakanlığın belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp, oy çokluğuyla karar veriyor. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağladığı kabul ediliyor.
#01.12.2022 08:22 2 0 0
  • Namaz, kulun Allah’a en çok yakınlık kazandığı bir ibadettir.

    Bu niteliğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a.v) bu ibadeti “en hayırlı amel” (İbn Mâce, Taharet, 4) olarak tanımlamış, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir.(Tirmîzî, Salât, 188)

    Bu sebeple namazın terk edilmesine izin verilmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber “Kim namazı kasten terk ederse Allah’ın himayesi ondan uzak olur.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI. 421) buyurmuştur.

    Namaz ibadetinin rükünlerinin neler olduğu Kur’an ve Sünnette belirtilmiş ve nasıl uygulanacağı da bizzat Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından sözlü ve pratik olarak ortaya konulmuştur. Bu rükünler iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rüku, secde ve ka’de-i ahiredir. Allah Teala “Gönülden boyun eğerek Allah için namaza kalkın.” (Bakara, 2/238)
    “Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” (Hac, 22/77) buyurmuştur. Hz. Peygamber (s.a.v.) de; namaz kılmayı öğrettiği bir sahabiye, sonunda nasıl teşehhüd yapacağını gösterdikten sonra “Bunu da yaptığında namazın tamam olur.” buyurmuştur. (Tirmîzî, Ebvabü’s-Salât, 226)

    Bu rükünlerden herhangi birinin mazeretsiz olarak terk edilmesi halinde namaz sahih olmaz. Ancak dinimizde sorumluluklar, kulun gücüne göre belirlenmiş (Bakara, 2/286); gücü aşan durumlar için kolaylaştırma ilkesi getirilmiştir. (Bakara, 2/185) Namazın rükünlerinden herhangi birini yerine getirmeye engel olan rahatsızlıklar da kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre;

    Namazı normal şekli ile ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse için asıl olan namazını oturarak kılmaktır. Böyle bir kişi namazını kendi durumuna göre diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana ya da kıbleye doğru uzatarak kılar.

    Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabiye şöyle buyurmuştur:

    “Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere kıl.” (Buhari, Taksiru’s-Salat, 19)Ayakta durabilen ve yere oturabildiği hâlde secde edemeyen kimse namaza ayakta başlar, rükudan sonra yere oturarak secdeleri ima ile yapar.

    Ayakta durabildiği hâlde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişi namaza ayakta başlar, secdeden sonra namazını oturarak tamamlar.

    Ayakta durmaya ve rüku yapmaya gücü yettiği hâlde yere oturamayan kimse, namaza ayakta başlar, rükudan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir şey üzerine oturarak ima ile eda eder.

    Ayakta durmaya gücü yetmeyen, yere de oturamayan kimse namazı tabure, sandalye ve benzeri bir şey üzerine oturarak rüku ve secdeleri ima ile yerine getirir.

    Kul Rabbine ibadet ederken hem özde samimi olmalı hem de dinin belirlediği şekil şartlarını tam olarak yerine getirmeye özen göstermelidir. Özen ve hassasiyet eksikliğinden dolayı Rabbine karşı sorumlu olacağı bilincinde olmalıdır. Bu sebeple namazını tabure, sandalye ve benzeri şeyler üzerinde kılan müminin ileri sürdüğü mazeretleri kendisini vicdanen rahatlatacak boyutta olmalıdır.
    Namazı asli şekline uygun olarak kılmaya engel olmayacak hafif bedeni rahatsızlıklar, bu konuda meşru mazeret olarak görülmemelidir.

    Öte yandan, dini açıdan zorunlu ve meşru bir sebep bulunmadıkça camilerde sandalyede namaz kılmak, göze hoş gelmeyen bir görüntü ortaya çıkarmakta ve cemaat arasında tartışmalara sebep olmaktadır. Özellikle üzerinde namaz kılmak amacı ile camilerde sıralar halinde sabit oturakların yapılması, cami doku ve kültürüyle bağdaşmamaktadır. Bu sebeple hastalık ve özürlülük gibi herhangi bir rahatsızlığı bulunan kimselerin, zorunlu olmadıkça namazlarını sandalyede değil, yere oturarak kılmaları uygundur.

    Sandalye veya tabure kullanımı konusunda, özür sahipleri için şu seçenekler gösterilebilir:

    1. Kıyamda ve rükûda tadil-i erkân üzere bulunamayan birisi, secdeyi ve teşehhüt miktarı oturuşu tadil-i erkân üzere yapabiliyorsa, secdesi ve oturuşu için sandalyeye ruhsat verilmez. Bu kişi kıyam ve rükûdan yapamadığı herhangi birisi veya her ikisi için sandalye desteği alabilir. Fakat secdeyi ve oturuşu tadil-i erkân üzere yerde yapması farzdır.

    2. Kıyamı ve rükûu ayakta tadil-i erkân üzere yapabilen, ama özrü dolayısıyla secdeyi ve teşehhüt miktarı oturuşu tadil-i erkân üzere yapamayan birisi ise, ayaklarını uzatarak bir şekilde alnını secdeye koyabiliyorsa, secdesini yerde yapar. Oturuşu da kıbleye doğru dilediği gibi oturarak yapar. Eğer alnını secdeye koymasına özrü engel teşkil ediyorsa, bu kişi secdesini ve oturuşunu nasıl kolayına geliyorsa öyle (oturduğu veya yattığı yerden) yapabilir.

    3. Kişi altı rükünden hangisini tadil-i erkân üzere yapamıyor ve hangisinde sandalye desteğine ihtiyaç duyuyorsa, sadece o rüknü sandalye desteğinde yapmasına ruhsat vardır. Yapabildiği diğer rükünler için sandalye kullanmasına ruhsat verilmez, onları tadil-i erkân üzere yapar.

    4. Kişi yaslanmadan namaz kılamayacak derecede hasta veya yaşlı ise yaslanarak namaz kılabilir. Gücü yeten birisinin bunu yapması mekruhtur.

    5. Yerin çamur olması, kafilenin beklememesi, binek hayvanın huysuz olup kaçması,.. gibi durumlar, yere inmemeye özür olarak gösterilmiştir. Bu noktadan bakılınca yerde oturmakta veya ayakta durmada zorlanan birisinin sandalyede namaz kılmasının bir sakıncası olmadığı söylenebilir.

    6. Namaz kılarken huzurlu olmak da çok önemlidir. Eğer otururken ızdırap çekiyorsa, sandalyede daha rahat edecekse, sandalyede oturarak namaz kılabilir.

    Namazın içinde altı rükün vardır. Yani namazın altı ana çatı, namazı namaz yapan altı ana davranış vardır. Bu altı ana davranışın her birisi için de ayrı ayrı tadil-i erkân, yani düzgün yapma kuralları söz konusudur. Bu ana davranışlar, bu kurallarla namaz rüknü olma hüviyeti kazanırlar. Bu açıdan bu kurallara uymak, yani tadil-i erkân, Şafiî ve Malikî Mezhepleri ile Hanefî Mezhebinden İmam-ı Ebû Yusuf’a göre farz; İmam-ı Azam ile İmam-ı Muhammed’e göre ise vaciptir. Bu rükünler ve bu rükünlerdeki tadil-i erkân keyfî olarak ihmal edilmez. İhmal edilirse namazın sıhhati zarar görür. Daha açık bir ifadeyle, bu altı rükünden birisi eksik olursa ya da tadil-i erkân üzere olmazsa namaz, namaz olmaz!Güç yetirilemeyen rükün veya tadil-i erkân olduğunda ise, acziyet derecesinde, bu rükünlerin yerine getirilme yükümlülüğün veya tadil-i erkân yapma zorunluluğu kalkar. Bu durumda namaz kılan kişi, o rükün adına güç yetirebildiğini, güç yetirebildiği bir tadil-i erkân yaklaşımı ile yapar. Çünkü Kur’ân’ın kesin bir düsturudur ki, “Allah hiçbir kimseye güç yetiremediği bir yük yüklemez!”(Bakara, 2/286) Güç yetirilemeyecek teklif dinimizde gelmemiştir.

    Ashab-ı Kiramdan İmran İbn-i Husayn anlatıyor:

    Bevasir hastalığına tutulmuştum. Peygamber Efendimiz’e (asm) namazı nasıl kılacağımı sordum. Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki:

    “Namazı ayakta kıl. Buna gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üstüne yatarak kıl.”

    Nesâî’de Hadis-i şerife şu ilâve vardır:

    “Buna da gücün yetmezse sırt üstü yatarak kıl. Allah hiçbir kimseye gücünün yereceğinden fazlasını yüklemez.” (Buhârî, Taksir, 19; Tirmizî, Mevâkît, 157; Ebû Dâvud, Salât, 175; Zeylaî, Nasbu’r-Raye, II/175)

    Namazda nasıl oturulacağına gelince; Hanefî Mezhebine göre, oturabiliyorsa teşehhüdde oturduğu gibi oturur. Bu şekilde oturamıyorsa dilediği gibi oturur.

    Malikî Mezhebine göre, secdeler ve teşehhüd halleri dışında bağdaş kurarak oturması menduptur.

    Hanbelî Mezhebine göre, rükû ve secde hâli dışında bağdaş kurarak oturması sünnettir. Dilediği gibi oturması da caizdir.

    Şafiî Mezhebine göre ise, oturarak namaz kılan kimsenin secde ve teşehhüt hâli dışında ayaklarını altına sererek oturması sünnettir. Bu şartlarla oturmaya gücü yetmeyen kimse ise, dört mezhebe göre de dilediği gibi oturur.

    Oturarak namaz kılan kimse rükû ve secde yapabiliyorsa yapar; yapamıyorsa ima ile yapar. Bu durumda secde için yaptığı ima, rükû için yaptığı imaya göre biraz daha eğimli olur ki bu vaciptir. Ayakta durabildiği halde oturmaya ve rükû ve secde yapmaya gücü yetmeyen kimse ise, rükû ve secde için, ayakta iken ima eder. Bu durumda yine secde için, rükû için eğildiğinden biraz fazlaca eğilir.

    İslâm hukukçuları farz ve nâfile namazlarda, ayakta duramayacak derecede hasta olandan kıyâmın düştüğü konusunda görüş birliği içindedir. Delil; İmrân b. Husayn’dan nakledilen ve mealini verdiğimiz hadistir. Kırâatın bir kısmını, bir âyet bile olsa, ayakta yapabilene, bu kadar ayakta durmak gerekli olur.

    Oturarak namaz kılmada rükû ve secdeler güç yettiği ölçüde yapılır. Eğer belin eğilmesi mümkün değilse veya sakıncalı olacaksa, başıyla imâ yapar. İmâda baş secde için rükûdan biraz daha fazla eğilir. Böylece ikisi birbirinden ayrılmış olur.

    Rükû ve secdelerde tam eğilemeyen veya basıyla imâ yaparak namaz kılan kimsenin, secde için yüksek bir şey koymasına gerek yoktur. Hatta bu, hadisle yasaklanmıştır.

    Câbir b. Abdillâh (r.a)’tan rivayete göre, Hz. Peygamber bir hasta ziyaretine gitmiş namaz kılarken, önüne koyduğu bir yastık üzerine secde yapmaya çalıştığını görünce, yastığı almış ve şöyle buyurmuştur:

    “Gücün yeterse toprak üzerinde namaz kıl. Bu mümkün değilse imâ ile kıl ve secdeni rükûundan daha fazla eğilerek yap.” (Zeylaî, a.g.e., 2/175 vd.).
    Hasta oturamazsa sırtı üstüne yaslanarak yatar, ayaklarını kıbleye doğru getirerek rükû ve secdeleri imâ ile yapar. Yüzü kıbleye gelecek şekilde yanı üzerine yaslanarak imâ yapsa bu da yeterli olur.

    Çoğunluk İslâm hukukçularına göre ise, başı ile îmâ yapamayan kimse gözü ile (taraf) hatta kalbiyle imâ yaparak namazını kılar. Aklı başında olduğu sürece namazını kazaya bırakamaz
#01.12.2022 08:18 2 0 0
  • Bir gün Hazreti Peygamber (s.a.v) Efendimiz, ashabıyla mescit’te otururken Cebrâil Aleyhisselâm geldi ve şöyle dedi:

    Ey Muhammed! Hakk Teâlâ sana selâm gönderdi ve bu duayı sana verdi. Ki bu duayı senden önce hiç bir peygambere vermedi.

    Ey Muhammed! Her kim bu duayı okursa veya üzerinde taşırsa, kıyamet günü kabirden kalkacak burağa binecek, hattâ mahşer halkı “Bu hangi peygamberdir?” diye hayretler içinde kalacaktır. O sırada nidâ edilir: “Bu bir peygamber değildir. Dünyada iken Miftahul Cennet duasını okudu. Hakk Teâlâ bu kerameti ona bahşeyledi. Ve rıdvân cennetlerini ona açtı.”

    Her kim bu duâ’yı okursa nurdan tahtlar üzerinde oturur.
    Akrabalarına şefaatçi olur.
    Bu duâ’yı yanında taşıyan kimse hasta ise şifa bulur.
    Borçlu ise gayb hazineleri ona açılır.
    Okuyanın bağışlanması için melekler Allâhü Teâlâ’ya niyaz ederler.
    Bir hacet için okunursa Allâh’ın izni ile isteği kabul olunur.
    Yoluculuk esnasında bu duâ’yı yanında götürenler kaza ve belalardan muhafaza olunurlar.
    Bu duâ’yı okuyanlar ve üzerinde taşıyanlar halkın yanında aziz olurlar.
    Bu duayı okuyan kimse yoksulluk yüzü görmez!
    Hazreti Ali (k.v) buyuruyor ki: “Bir zalimden kurtulmak için bu duayı okuyan, feraha erer”.

    Miftahul Cennet Duası

    Bismillahirrahmanirrahim

    Ve ilâhüküm ilahün vâhid lâ ilâhe illâ hüver rahmanür rahîm.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Ve kul rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîni ve eûzu bike rabbi en yahdurûni.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Kul rabbi enzilnî münzelen mübâreken ve ente hayrul münzilîn.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbic’alnî mükîmes salâti ve min zürriyetî Rabbenâ ve tekabbel duâ.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes semî’ul alîm.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrate a’yünin vec’alnâ lil müttekîne imâmâ.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbişrah lî sadrî ve yessir lî emrî vahlül ukdeten min lisânî yefkahû kavlî.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve in lem tağfirlenâ ve terhamnâ le nekûnenne minel hâsirîn.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbenâ etmim lenâ nûrena vağfirlenâ, inneke alâ külli şey’in kadîr.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbenâ efrığ aleynâ sabran ve teveffenâ müslimîn.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbenâ fağfir lenâ zûnubenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrül vârisîn.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbenağfir lenâ ve li ıhvâninellezîne sebekûnâ bil îmân.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Rabbenâsrif annâ azâbe cehenneme inne azâbehâ kâne garâmâ.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Ve kul rabbirhamhümâ kemâ rabbeyânî sagîra.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Fe se yekfîke humullâhu ve huves semîul alîm.
    Allâhümme edhılil cennete lâ ilahe illallâh, Muhammedün Rasullullah.
    Yâ Hayyü Ya Kayyumü Yâ Zel celali vel ikram
    Bi rahmetike Yâ Erhame’r rahimiyn.

    Anlamı:

    Sizin ilahınız, tek bir ilahtır. O’ndan başka gerçek ilah yoktur. O dünyada herkese, ahirette sadece mü’minlere rahmet eden tek Allah’tır. {Bakara:163}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    De ki: ‘Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım. {Mü’minun:97}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen indirenlerin en iyisisin” de. {Mü’minun 29}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et! {İbrahim:40}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    ‘Ey Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve soylarımızdan göz aydınlığı olacak kimseler ihsan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl!’ derler. {Furkan:74}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    Ey Rabbim! Benim göğsümü geniş let. işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü anlayabilsinler. {Taha:25-28}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizleri affetmezsen ve bizlere acımazsan hüsrana uğrayanlardan oluruz. {A’raf:123}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    Ey Rabbimiz. Üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür. {Araf:126}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    Ya Rabbi! Bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür. {Al-i İmran:193}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür

    “Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın. {Enbiya:89}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    . “Ey Rabbimiz! Cehennem azabını bizden uzaklaştır; çünkü onun azabı gerçekten pek korkunç ve süreklidir!” derler. {Furkan:65}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    “Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı. {İsra:24}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür.

    Allah yeter ve o, her şeyi duyandır, bilendir. {Bakara :137}

    Allahım bizi cennetine koy. Allah’tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah’ın Rasulüdür

    Ey daima diri (Hayy) olan ve her şeyin varlığı elinde olan (Kayyum) olan Allahım!

    Ey azamet ve ikram sahbi olan Allahım!

    Bize merhamet et, Ey merhametlilerin en merhametlisi!
#01.12.2022 08:16 2 0 0
  • Bazı insanlar dağınıklıktan hoşlanırken bazıları ise toplu ve düzenlidir. Toplumda hep derli toplu olmanın bizim için normal olduğu aksettirilir. Peki dağınık olmak psikolojik bir rahatsızlık göstergesi midir? Bazı durumlarda dağınıklık ya da aşırı toplu olma davranışları kişilik özellikleri ya da psikolojik durum hakkında bazı fikirler verebiliyor.

    Dağınıklık anormal bir durumun göstergesi midir?


    Evinizi dağınık gördüğünüz zaman bu durum sizi rahatsız etmiyorsa ve biraz sonra toplarım diyorsanız ya da dağınıklık olduğu halde başka işinizi halledebiliyorsanız bu durum sadece karakter özellikleriniz ve kişisel tercihlerinizden kaynaklanıyor demektir. Dağınıklık sizi rahatsız ediyor ama daha sonra yaparım diye toplamaya başlamıyorsanız da bu durum da normaldir. Küçücük bir dağınıklık bile sizi rahatsız ediyor ve içinizi daraltmaya kadar gidiyor hatta o dağınıklıkta başka işlerinizi halledemiyor ve aklınız hep o karmaşıklıktaysa hemen etrafı toplamaya kalkışıyorsanız bu bir sorunun işaretidir. Toplu ve düzenli bir insansanız ve birden dağınık olduysanız depresyon belirtisi olabilir. Tam tersi, dağınık olan bir insansanız ve aniden düzenli ve tertipli olduysanız da bu depresyon işaretidir. Çünkü depresyon kişiyi etkisi altına aldığı zaman, kişi kendinde etrafı derleyip toplamak ya da günlük rutin temizliğini yapmak için gerekli enerjiyi bulmakta zorlabilir. Bu gibi depresyon durumlarını uzman bir psikologa giderek halledebilirsiniz.

    Dağınık olmanın avantajları

    Yaratıcılık artar

    Araştırmalara göre, kişinin derli toplu bir yerde çalışması onun toplumun beklentilerinden etkilenmiş bir ruh halinde olmasına sebep olabileceğinden, yaratıcılığı kısıtlayabiliyor. Aksine, dağınık ve kendine özgü bir ortamda çalışmak, toplumsal normlardan bağımsız bir ortam hissi yarattığı için yaratıcılığı körüklüyor.

    Yeni şeyler deneme isteği

    Albert Einstein, masasının epey karman çorman olmasıyla da tanınırdı. Ona sorulduğunda, “dağınık bir masa dağınık bir zihnin işaretiyse, o zaman boş bir masa neyin işareti olabilir?” diye cevap vermiş ve dağınık masasını savunmuştu. Araştırmalar da bunu doğruluyor. Zihnin dolu olması, ortalığın da biraz dağılmasına sebep olabilir ancak yeni şeyler deneme, cüret etme heyecanına da sebep oluyor.

    Dağınık olmanın dezavantajları

    Cömertlik azalıyor

    İlginçtir ki, bir araştırmada dağınık bir ortamda olan kişilerin bağış yapma isteğinin azaldığı sonucuna varıldı. Dağınıklık, bir şekilde kişide daha tutumlu olma hali yaratıyor.

    Kurallar rahatsız eder

    Kendi dağınık-düzenine alışan kişiler, farklı düzen kurallarına uyulması gereken yerlerde daha fazla sıkılıp bunalabilirler. Örneğin ergenlik çağında odası daha dağınık olan gençler, okulda daha fazla sıkılan ve rahatsız olanlardır. Veya eviniz çok dağınıksa ve buna alıştıysanız, işyerinizdeki düzen zorunluluğu sizi herkesten çok rahatsız edebilir.

    Sağlıksız tercihler

    Aynı araştırmada, dağınık bir ortama alışkın kişilerin sağlığa faydalı seçimler yapma iradesinin de azaldığı ortaya çıkarıldı. Yani dağınıklığa alışırsanız, abur cubur ve hareketsiz yaşama da alışmanız fazla uzun sürmeyebilir.


    Selda Haberal
#22.11.2022 17:55 2 0 0
  • Çocukların ağlaması anneler ve babalar için oldukça zorlayıcı olabiliyor. Özellikle 2 yaş sendromu gibi dönemlerde hiç susmadan saatlerce ağlama sorunu ortaya çıkabiliyor. Bu ağlamalara yapılan yanlış müdahaleler çocuğun karakterini etkiliyor. Eski çocuk dadısı Laura Amies çocukların ağlamasını en uygun şekilde yatıştırmak için yapacağınız yöntemleri belirtti.


    Çocuklar istedikleri şeyler yapılmadığında çok uzun süre boyunca ağlayabiliyor. Bu durum hem ebeveynleri hem de çevreyi rahatsız ediyor. Çocuklarının daha çabuk sakinleşmesini isteyen ebeveynler çözümü tablette buluyor. Ancak ağlayan çocuğa tablet verilmesi ortadaki sorunu daha büyük bir sorun haline getiriyor. Ağlayınca tablet alacağını bilen çocuk bu davranışı yineliyor. 39 yaşındaki eski dadı Laura Amies, ağlayan bir çocukla başa çıkmanın yolunun onlara tablet vermektense ilk aşama olarak çocuğunuza sarılarak onları duygusal olarak sakinleştirmek olduğunu söyledi.
    ZAMAN TANIYIN



    İkinci aşama olarak ağlayan çocuğunuza her istediklerini elde edemeyeceğini anlaması için zaman vermektir. İstediğini hemen vermek çocukların sorunları tekrar etmesine neden olmaktır. Çocuğunuzun her istediğini elde edemeyeceğini anlaması için ona zaman tanıyın. Dadı üçüncü ve son aşamanın çocuğunuzu üzen şeyden onu uzak tutmanız gerektiğini belirtiyor. Laura, "Bu aşama çok zor, pek çok insan çocuğunun ayrılma aşamasına geçmesine izin vermiyor. Fakat önemli çünkü o aşamaya ne kadar çok varırlarsa, o kadar fazla sabır, esneklik, hoşgörü ve anlayış geliştirirler.”
#10.11.2022 20:27 2 0 0
  • Biberiye yağının saçınıza ihtiyacı olan uzunluğu ve gücü vermesine izin verin! Saç dökülmesi, kepek, erken beyazlama gibi saç problemleriniz mi var? Biberiye yağı kurtarıcınız olabilir. Son yıllarda piyasada satılan saç bakım ürünlerinin içeriğine dikkatli baktığınızda içeriğinde biberiye yağının ana madde olduğunu göreceksiniz. Biberiye yağının saç ve cilt için faydalı olduğu düşünülmektedir.

    Biberiye, kendine has kokusu, iğne benzeri yaprakları, pembe, mavi veya mor renkli güzel çiçekleri olan bir çalıdır. Bu bitki, yüzyıllardır gıda ve ilaç olarak kullanılıyor.

    Ancak son zamanlarda, temel olarak uçucu bitki bileşiklerinin yağ şeklinde ekstraksiyonu olan uçucu bir yağ şeklinde popüler hale geldi. Uçucu yağlar, kokusu ve aroması da dahil olmak üzere bitkinin "özünü" yakalamayı amaçlar.


    BİBERİYE YAĞININ SAÇA ETKİSİ

    Araştırmalara göre biberiye yağı, anti-inflamatuar özelliklere sahiptir. Sinir büyümesini destekler ve kan dolaşımını iyileştirir. Bu özelliklerinin bir sonucu olarak biberiye yağı saç derisindeki kan dolaşımını artırır ve saç köklerinin kan akışını kaybetmesini ve dökülmesini engeller. Biberiye ayrıca kafa derinizdeki sinirleri iyileştiren ve canlandıran Karnosik asit içerir. Saç büyümesini teşvik etmenin yanı sıra, kepek, kuru veya kaşıntılı saç derisi ve erken beyazlama gibi sorunlarla da baş etmek iyidir.


    BİBERİYE YAĞI SAÇ İÇİN NASIL KULLANILIR?

    DOĞRUDAN SAÇ DERİNİZE UYGULAYIN

    4-5 damla biberiye esansiyel yağını bir damlalık yardımıyla saç derinize koyun ve saç derinize nazikçe masaj yapın. Saç derinizdeki kan akışını artırmak ve dolayısıyla saç büyümesini desteklemek için dairesel hareketlerle masaj yapın. Biberiye yağını 5 damladan fazla uygulamayın çünkü fazlası saç derinizin kaşınmasına neden olabilir. Uçucu yağların çok daha az miktarlarda kullanılması gerekiyor.


    BAŞKA BİR YAĞ İLE KARIŞTIRIN

    Biberiye yağının doğrudan uygulanmasının tüm saç derinizi kaplamaya yetmediğini düşünüyorsanız, hindistancevizi yağı, badem yağı, amla yağı gibi normal yağlarınızla karıştırabilirsiniz. Sadece 4-5 damla biberiye yağı ekleyin. Taşıyıcı yağa dökün, saç derinize masaj yapın, en az bir saat bekletin ve ardından hafif bir şampuanla durulayın.
    ŞAMPUANINIZ VEYA SAÇ KREMİNİZ İLE KARIŞTIRIN

    Saçını yağlamayı pek sevmeyen biriysen, senin için bir alternatifimiz var. Günlük kullandığınız şampuan veya saç kreminize birkaç damla biberiye yağı ekleyebilir ve bununla saçınızı yıkayabilirsiniz. Bu, saçınızı yağlama sürecinden geçmek zorunda kalmadan biberiye yağının faydalarını sağlayacaktır!
#10.11.2022 20:22 2 0 0
  • Göz altı morlukları nasıl giderilir sorusuna gelmeden önce göz altı morluklarının neden kaynaklandığını tespit etmek gerekiyor. Genetik, yorgunluk, uykusuzluk, stres, ekrana fazla bakmak, sigara kullanmak, yaş, güneşe maruz kalmak, demir eksikliği gibi nedenler göz altı morluklarının oluşmasında etkili rol oynuyor.

    Makyajla kapatılmaya çalışılan göz altı morlukları çok daha ciddi ve yaşlı görünüme neden oluyor. Birçok kadın göz altı morluklarından kurtulmak için göz altına ışık dolgusu yaptırıyor. Ancak bu uygulamadan önce evde deneyeceğiniz basit ve doğal tarifler bulunuyor. İşte göz altı morluklarını gideren öneriler


    SÜT

    Göz altı morluklarını kısa sürede kendi cilt renginize döndürmek için, süt kullanabilirsiniz. Temiz bir pamuk ile soğuk sütü morlukların olduğu bölgeye uygulayın. 10 dakikanın ardından ılık su ile yüzünüzü yıkayın. Morlukların, normal cilt rengine döndüğünü göreceksiniz.
    MAYDANOZ

    Detoksların içerisinde sık sık yer verilen maydanoz, C ve K vitamini bakımından oldukça zengindir. Özellikle vitamin eksikliği nedeniyle ortaya çıkan morlukları giderme konusunda da etkilidir. Maydanozları doğrayıp sıcak suda bekletin. Su ılıklaştığında pamuk yardımıyla göz altlarına uygulayın. Bu şekilde 10 dakika bekletin ve ardından durulayın. Maydanoz hem morluklara, hem de şişliklere iyi gelmektedir.
    BADEM YAĞI

    Cilt nemlendirme denildiğinde en çok tavsiye edilen besinlerden biri de badem yağıdır. Gece yatmadan önce temiz bir pamuğu badem yağına batırın. Ardından pamuğu göz altlarına koyun ve bekletin. Sabah uyandığınızda yüzünüzü mutlaka ılık suyla yıkayın. 1 hafta düzenli kullanımda sağlıklı bir cilde kavuştuğunuzu göreceksiniz.
    ÇAY POŞETİ

    Kan damarlarını genişleten poşet çay, hem göz altı morluklarına, hem de göz ağrılarına iyi gelmektedir. Yeni kullandığınız bir poşet çayı kenarda bekleterek ılıtın. Ilıklaşan poşet çayı göz altlarına koyarak 15 dakika bekletin.
    PATATES

    Göz ağrıları ve göz altı morlukları denildiğinde ilk akla gelen besinlerden biri de patatestir. Kolay uygulama için kabukları soyulmuş patatesleri orta kalınlıkta doğrayın ve gözlerinizin üzerinde 15-20 dakika bekletin. Alternatif olarak temiz bir tülbent ile patateslerin suyunu çıkartabilirsiniz. Pamuğu patates suyuna batırdıktan sonra göz altı morluklarına sürün ve 15 dakika bekleyin. Ardından ılık su ile durulayabilirsiniz.


    SALATALIK

    İçeriğinde %96 oranında su bulunan salatalık, göz altı derisine yeterli miktarda sıvı verir. Salatanın kabuklarını soyun ve suyunu çıkartın. Temiz bir pamuk ile salatalığın suyunu göz altına sürün. Bu işlemi bastırmadan, zarif hareketlerle yapmaya çalışın. Bunun dışında soğuk salata dilimlerini göz ve göz altlarında bekletebilirsiniz.
    HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI

    Bir yemek kaşığı hindistan cevizi yağı ve bir yemek kaşığı badem yağı karıştırılır ve bu karışımı bir kaba alın. Sabahları oluşan göz altı morlukları ve şişliklerin üzerine masaj yaparak uygulayın. 20 dakika bekleyin ve ılık suyla durulayın.
    ALOE VERA

    Evinizde de yetiştirebileceğiniz aloe vera bitkisinin cilt sağlığı üzerinde çok büyük etkileri vardır. Yüzyıllardan beri de göz altında oluşan torba ve morluklar için kullanılır. Bitkiden keseceğiniz bir dalın içindeki aloe vera jeli göz altlarınıza masaj yaparak uygulayın ve bir süre beklettikten sonra durulayın.
    ELMA KABUKLARI

    Elma kabuklarını soyup göz altlarınızda bekletebileceğiniz gibi elmanın suyunu sıkıp pamuğu elma suyuna batırarak da göz altlarınız da bekletebilirsiniz. Elma cilt sağlığı için oldukça faydalıdır.
    SOĞUK KOMPRES

    Soğuk damarlarda büzüşmeye neden olur ve kılcal damarlarınızın geri çekilmesini sağlar. Soğuk kompresi birçok şekilde uygulayabilirsiniz. İlki temiz bir havlu ya da bezi buzlu suya batırarak gözünüze bir dakika boyunca bastırmanız. İkinci yöntem ise buzlukta beklettiğiniz kaşığın dış yüzeyini göz altlarınızda 1 dakika bekletmeniz. Üçüncü yöntem ise bakım ve güzellik marketlerinde bulabileceğiniz jel göz bantları. Bu jel bantları buzlukta tutuyorsunuz ve istediğiniz zaman çıkarıp gözünüze takabiliyorsunuz.
#10.11.2022 20:18 2 0 0
  • Konu: Castella Kek
    Dünyanın En Yumuşak Pandispanyası- Castella Kek Tarifi İçin Malzemeler

    1 çay bardağından 1 parmak eksik toz şeker
    1 çay bardağından 1 parmak eksik un
    Yarım çay bardağı sıvı yağ
    Yarım çay bardağı süt
    5 adet yumurta (Akları ve sarıları ayrılacak)
    1 paket vanilya
    1 fiske tuz
    Dünyanın En Yumuşak Pandispanyası- Castella Kek Tarifi Nasıl Yapılır?

    Öncelikle süt ve sıvı yağı bir kaba alıp ocakta 1-2 dk ısıtalım. Isınan süt ve yağı genişçe bir kaba aktarıp üzerine eleyerek un ilave edelim. Güzelce karıştıralım.
    Sonrasında yumurta sarılarını ekleyip tekrar karıştıralım. 1 paket vanilya ekleyelim homojen bir kıvam alana kadar karıştıralım. Bu karışımı kenara alalım.
    Diğer bir kapta yumurta aklarını bir fiske tuz ekleyip mikser ile çırpmaya başlayalım. Üzerine toz şekeri yavaş yavaş 3-4 seferde ekleyerek çırpmaya devam edelim. Koyu kremşanti kıvamını alana kadar çırpma işlemine devam edelim.
    Hazırladığımız bezeyi diğer yumurta sarılı karışıma 3-4 defada olacak şekilde yavaş yavaş ekleyelim. Spatula yardımıyla alttan üste köpüğü söndürmeden iyice yedirelim. İpek gibi kek hamuru oluyor göreceksiniz????
    Hazırladığımız kek harcını yağlı kağıt serdiğimiz borcama boşaltalım. Üzerini düzleyip hava kabarcıklarının çıkmasını sağlayalım.
    Borcamı fırın tepsisine yerleştirelim. Fırın tepsisine de borcamın yarısına gelecek şekilde kaynar su ilave edelim.
    Bu şekilde tepsiyi önceden ısıtılmış 150 derecelik fırına verip 45-50 dk pişirelim. Üzeri iyice kızaran kekimizi artık servise hazır edebiliriz. İster pandispanya ister kek olarak afiyetle tüketebilirsiniz❤️
#10.10.2022 19:48 2 0 0
  • Palamut Buğulama Nasıl Yapılır?
    İçin Malzemeler

    8-10 dilim palamut
    2 diş sarımsak
    2 adet soğan
    3-4 yemek kaşığı sıvı yağ
    1 tutam maydanoz
    1 tutam dereotu
    Limon dilimleri
    1 kavanoz domates sosu veya 2-3 adet domates
    1 çay kaşığı tuz
    Marine için;
    Yarım çay bardağı zeytinyağı
    1 çay kaşığı pul biber
    1 çay kaşığı toz biber
    1 tatlı kaşığı kekik
    yarım çay kaşığı karabiber

    Palamut Buğulama Nasıl Yapılır?

    Tavada palamut buğulama için öncelikle dilimlenmiş palamutlarımızın üzerlerindeki kanın gitmesi için 5-10 dakika kadar soğuk suda bekletelim.
    Ardından palamutlarımızı nazikçe yıkayalım, suyunu süzerek karıştırma kabına alalım.
    Üzerine zeytinyağı, kekik, toz kırmızı biber, karabiber ve pul biberi ekleyerek güzelce karıştıralım. Dilerseniz bu şekilde birkaç saat bekleterek balıklarınızı marine edebilirsiniz.
    Soğanlarımızın kabuklarını soyalım ve piyazlık olacak şekilde doğrayalım.
    Uygun bir tavaya sıvı yağı alalım, üzerine doğranmış sarımsak ve soğanları ekleyerek kavuralım.
    Pembeleşen soğanların üzerine domates sosunu ilave edelim ve karıştıralım. Eğer domates sosu kullanmak istemezseniz 2-3 adet domatesi rendeleyerek de hazırlayabilirsiniz.
    Kaynayan sosumuzun üzerine tuz, doğranmış dereotu ve maydanozu ilave ederek karıştıralım.
    Kaynayan sosun üzerine palamutları yan yana dizelim.
    Kapağını kapatalım ve 4-5 dakika orta ateşte kontrollü bir şekilde pişmeye bırakalım.
    Sürenin sonunda maşa ile palamutları ters çevirelim ve tekrar kapağını kapatarak 4-5 dakika daha pişirelim.
    Son olarak aralarına limon dilimleri yerleştirerek ocaktan alalım. Kısa sürede hazırlayabileceğiniz sebzeli tavada palamut buğulamamız servise hazır. Afiyet olsun!
#10.10.2022 19:42 2 0 0
  • Taze Fasulye Diblesi Tarifi'nin Malzemeleri

    1 kilo taze fasulye
    1 su bardağı pirinç
    1 büyük domates
    1 büyük soğan
    1 yemek kaşığı tuz
    2 kaşık tereyağı
    Yarım Türk kahvesi fincanı sıvı yağ
    Taze Fasulye Diblesi Tarifi'nin Yapılışı
    Fasulyeleri ayıkladıktan sonra 1 cm. inceliğinde doğruyoruz.
    Yıkadıktan sonra yıkama suyuyla birlikte pişireceğimiz tencereye yerleştiriyoruz.
    Üzerine yemeklik doğradığımız soğanı, küp doğradığımız domatesi, pirinci ve tuzunu da ekliyoruz.
    Sonra tencerenin dip kısmına inmeden üst tarafından doğru karıştırıyoruz.
    Ocağa koyarak 5-10 dakika harlı ateşte, daha sonra kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
    Eğer fasulyeniz sertse yarım su bardağı su koyarak pişirebilirsiniz.
    Piştikten sonra başka bir tavada eritilen tereyağı ve sıvı yağı üzerine gezdirerek altını kapatıyoruz. Afiyet olsun…
#10.10.2022 19:39 2 0 0
  • 0
    Oyuncu / yönetmen yardımcısı, senarist. Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. 1992 yılı İstanbul doğumlu. Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunu. Aynı zamanda tiyatro oyuncusu ve yönetmen yardımcısı olan Nazlı Pınar Kaya, kamera önü oyunculuğa 2014 yılında Yetim Gönüller dizisiyle başladı. Şimdiye dek Bulutların Ötesi, Küçük Kıyamet, Küçük Gelin ve Yetim Gönüller gibi diziler ile Selam Bahara Yolculuk ve Sonsuz Aşk gibi sinema filmlerinde oynadı.
    Kapatby ReklamStore
    Nazlı Pınar Kaya, 2020 yılında Zümrüdüanka ve Gönül Dağı dizilerinde rol aldı. Yeni projelerde yer almayı sürdürmektedir. 2022’de Seni Kalbime Sakladım dizisi senaryo ekibinde yer almıştır.

    Görev Aldığı Bazı Tiyatro Oyunları:

    Çağrılmadan Gelen / Oyuncu - 2014
    Çılgın Cenaze / Yönetmen Yardımcısı - 2013
    Şekerpare / Oyuncu - 2013
    Harput'ta Bir Amerikalı / Oyuncu - 2012

    Senaryosunu Yazdığı Film ve Diziler:

    Seni Kalbime Sakladım (Burcu Yılmaz ile, TV Dizisi 2022)

    Rol Aldığı Film ve Diziler:

    Gönül Dağı (Cemile, TV Dizisi 2020)
    Zümrüdüanka (Oya Arsoy, TV Dizisi 2020)
    Şahane Hayatlar (Ayşe, Sinema Filmi 2020)
    Hababam Sınıfı Yeniden (Sinema Filmi 2019)
    Tütün (Kısa Film 2017)
    Kalbimdeki Deniz (Figen Yılmaz, TV Dizisi 2016-2018)
    Hayatımın Aşkı (Duru Cerrahoğlu, TV Dizisi 2016)
    Sonsuz Aşk (Sinema Filmi, 2016)
    Selam: Bahara Yolculuk (Sinema Filmi 2015)
    Yetim Gönüller (Yasemin, TV Dizisi 2014)
#03.10.2022 22:47 2 0 0
  • Ayak kokuları en rahatsız edici kokular arasında bulunuyor. Ayak kokusuna neden olan en büyük etkenler arasında ayakkabının kokusu yer alıyor. Saatlerce ayakkabının içinde kalan ayak bu kokuları içine hapsediyor. Bu sebeple dayanılmaz kokular oluşuyor. Birçok insan ayak kokusu nedeniyle toplum içerisinde ayakkabısını çıkarmaktan utanıyor. Oysa ki ayakkabı kokuların çözmek için çok kolay yöntemler bulunmaktadır.

    AYAKKABI KOKUSU NASIL GEÇER?
    KARBONAT


    Ayakkabı kokusu karbonat ile yok edilebilir. Kullanılan yaygın doğal çözümlerden biri olan karbonat koku baskılayıcı özelliktedir. Gece ayakkabılarınızın içine serpiştireceğiniz karbonat sayesinde sabah kokular yok olur. Silkeleyerek ayakkabınızın içindeki karbonatı temizleyebilirsiniz.
    ADAÇAYI VE LAVANTA

    Bazı doğal bitkilerin de koku giderici özelliği bulunmaktadır. Örneğin adaçayı ve lavantadan faydalanabilirsiniz. Portakal ya da greyfurt kabukları da benzer etkiyi sağlar. Bu bitkileri geceden ayakkabınızın içine koyarsanız hem ayakkabınızdaki kötü kokular kaybolur hem de ayakkabınız ekstradan daha güzel kokmaya başlar.
    BEBEK PUDRASI

    Bebek pudrası da karbonat gibi koku giderici özelliğe sahiptir. Yine geceden ayakkabılarınızın içine dökeceğiniz pudra sabaha kötü kokuların kaybolmasını sağlar. Pudra genel olarak terlemeyi de azalttığı için ve genelde kokunun nedeni ayağın çok terlemesi olduğu için ayakkabınızı giymeden önce ayaklarınıza dökeceğiniz bir miktar pudra da önlem açısından iyi bir uygulamadır.
    ÇAY AĞACI YAĞI

    Çay ağacı yağı da koku giderici doğal bir yağdır. Ayakkabınızın içine birkaç damla dökeceğiniz çay ağacı yağı kötü kokuların giderilmesine yardımcı olur. Ayrıca çay ağacı yağının sterilize edici özelliği de bulunmaktadır.
    SU VE SİRKE

    Ayakkabı kokusu nasıl giderilir sirke kullanımı da tercih edilen yöntemler arasındadır. Yarı yarıya sulandırdığınız sirkeyi bir püskürtme kabına koyup ayakkabınızın içine bu sıvıdan sıkabilirsiniz. Sirkeli su hem kokuyu giderir hem de ayakkabınızın içini temizlemiş olur. Sirkenin kokusunu gidermek için ise ikinci adım olarak ayakkabılarınıza güzel kokan bitkilerden koyabilirsiniz.

    TALAŞ

    Birer avuç talaşı peçeteye veya kağıt havluya sarıp top yaparak ayakkabılarınızın içinde 1 gün bekletmeniz de kötü kokuların azalmasına yardımcı olabilmektedir.
    POŞET ÇAY

    Çayın nemi emme özelliği vardır bu yüzden ayakkabı kokusu poşet çay ile de giderilebilir. Makasla ufak bir kesik attığınız çay poşetini ayakkabınızın içinde bir gece bekletirseniz kötü kokudan kurtulabilirsiniz.
    KAHVE

    Ayakkabı kokusunu ne alır sorusunun kesin cevaplarından biri de kahvedir. Kahve koku emici özelliğe sahiptir. Küçük kaplarda ya da hava alan keselerde Türk kahvesini ayakkabınızın içinde bir gece bekletmeniz yeterlidir.
    PATATES

    Ayakkabı kokusu patates ile de giderilebilmektedir. Çiğ patatesi soyun ve ince dilimler halinde doğrayın. Ayakkabınızın içinin patates suyuyla bozulmaması için ince peçete koyabilirsiniz. Patatesleri ayakkabılarınızın içinde bir gece bekletip çıkarttıktan sonra birkaç saat havalandırmaya bırakın.
    TERLETMEYEN ÇORAPLARI TERCİH EDİN

    Çoraplarınızı terletmeyi az yapan ve ter emici özelliği olan kumaşlardan seçmeniz ayakkabı kokusunun da otomatik olarak önüne geçmenizi sağlayacaktır.
#24.09.2022 18:02 2 0 0
  • Derz temizliği - Derz temizliği nasıl temizlenir


    Fayans arası sıklıkla pislenen ve oldukça rahatsız edici görünen alanlar arasında bulunuyor. Buraları temizlemek için çeşitli yöntemler denense de istenilen sonuçları elde etmek zorlu olabiliyor. Ancak evde yapılan bazı karışımlar derzlerde bulunan kirleri anında çıkartıyor. Siz de evinizde bulunan malzemelere göre aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz. Derz aralarını derinlemesine temizlemek için sıktığınız temizleyicinin üzerinden kullanılmayan bir diş fırçası ile geçebilirsiniz.

    FAYANS ARALARINI TERTEMİZ YAPACAK YÖNTEMLER
    ELMA SİRKESİ

    Elma sirkesi neye iyi gelmiyor ki fayans temizliği konusunda da başarısız olsun diyebilirsiniz. Elma sirkesi çoğunlukla mutfakta ve doğal tedavilerde kullanılmaktadır. Elma sirkesi, içeriğinde yer alan asit seviyesi nedeniyle banyo ve tuvaletlerinizdeki fayans aralarını kusursuz bir şekilde temizler. 1/2 fincan elma sirkesini (125 ml), 1/2 fincan su (125 ml) ile seyreltin. Bir süngeri bu karışıma batırın ve fayans derzlerini ovalamaya başlayın. Yüzey tamamen beyazlayıncaya kadar bu işlemi uygulayın. Temizleme işlemi sona erdiğinde soğuk suyla değil, ılık suyla durulamanızı tavsiye ederiz.
    LİMON SUYU

    Limon suyu günümüzde saç sağlığı, cilt bakımı gibi birçok problemin üstesinden gelmek için uygulanan doğal yöntemlerin başında gelmektedir. Aynı zamanda limon suyundaki sitrik asit fayans derzleri arasındaki boşluklarda küf ve bakteri üremesini durdurmaya yardımcı olan bir bileşendir. Banyo ve mutfak fayanslarına uygulandığında sadece kiri çıkarmakla kalmaz, aynı zamanda kir ve lekelerin oluşumunu da engeller. Yarım fincan taze limon suyunu 1/4 fincan ılık su ile seyreltin. Evde kullanmadığınız eski bir sprey şişesine doldurduğunuz bu karışımı fayans derzlerine püskürtün ve bir sünger yardımıyla ovun. Tüm kiri temizleyene kadar devam edin ve ardından durulayın. Bu işlem sayesinde fayans aralarındaki kir ve lekelerle savaşmanın yolunu bulmuş olacaksınız.
    KARBONAT

    Günümüzde her evde fayans temizliği için satılan deterjanlara ulaşabilirsiniz. Bu deterjanları ev temizliği için sıkça karbonat ile karıştırabilirsiniz. Bir kaba 3 ölçü karbonat, 1 ölçü çamaşır suyu dökün. Fayansın üzerine biraz su serpiştirin. Ardından bütün yüzeye bir fırça yardımıyla karışımı yayın. Yarım saat kadar bekleyin. Ardından karışımı bir sünger yardımıyla alın ve fayansları iyice durulayın. Sert ve antifungal etkisi sayesinde fayans derzlerinin kirlenmesine neden olan küf kalıntılarını giderir. Aynı zamanda kötü kokuları ve bakterileri de etkisiz hale getirir.
    KABARTMA TOZU VE SİRKE

    Kabartma tozunun ev temizliğinde kullanılabileceği uzun zamandır bilinen bir bilgidir. Sirkenin gücüyle birleştiğinde ise mutfak ve banyo derzlerinizi beyazlatma işleminde mucizeler yaratabilir. 6 su bardağı su, yarım fincan kabartma tozu, 3 limon ve bir sirkenin çeyreğini karıştırarak elde ettiğiniz çözeltiyi fayans aralarına dökün. Döktükten sonra fayans aralarını fırça ile ovmaya başlayın. Sonrasında ise 45 dakika bekleyerek su ile tamamen durulayın. Böylece kir ve su lekelerinden tamamıyla kurtulduğunuzu gözlemleyeceksiniz.
    BEYAZ SİRKE
    Ev temizliği konusunda sıkça başvurduğumuz doğal temizlik ürünlerinden birisi de beyaz sirkedir. Mutfak ve banyo fayanslarınızın temizliğinde de gönül rahatlığıyla beyaz sirke kullanabilirsiniz. İçeriğinde bulunan doğal asit nedeniyle küf ve su lekelerinin üstesinden kolayca gelecektir. Yarım fincan beyaz sirke ile 1/4 fincan ılık suyu karıştırın. Daha sonra elde ettiğiniz çözeltiyi bir sprey şişesine boşaltın ve derzlere püskürtün. 10 ila 15 dakika beklettiğiniz karışımı daha sonra bir sünger veya fırça yardımıyla ovalayıp ılık suyla durulayın. Eğer lekeler beklediğinizden daha inatçıysa beyaz sirkeyi su ile seyreltmeden tekrar ovalamanızı öneriyoruz.

    MADEN SUYU

    Maden suyu özellikle cilt bakımında kadınların tercih ettiği bir bakım yöntemidir. Bu başarılı ürünü fayans temizliğinde de kullanabileceğinizi biliyor muydunuz? Yedi bardak su, bir su bardağı maden suyu, bir fincan limon suyu ve bir fincan beyaz sirkeyi karıştırıp kendi ev temizliği malzemenizi evinizde kolaylıkla hazırlayabilirsiniz. Bu karışım sayesinde mutfak ve banyonuzdaki fayans derzlerinizdeki kararmalardan kurtulacaksınız.

    KARBONAT VE OKSİJENLİ SU
    Günümüzde oksijenli suyu çok fazla amaçla kullanıyoruz. Fazlası zarar olan bu ürün, fayans derzleri ve benzeri yüzeyleri beyazlatmak için en çok tavsiye edilen ürünlerden bir tanesidir. Banyonuzdaki veya tuvaletinizdeki fayans aralarında kalan su ve sabun lekelerini temizlemek için oksijenli suyu karbonat ile birlikte kullanmanızı öneriyoruz. 1/4 fincan oksijenli su ile yarım fincan karbonatı karıştırarak yarı katı bir macun elde edin. 10 dakika beklettikten sonra ılık su ile durulayın. Eğer bu işlemi uyguladıktan sonra fayanslarınızdaki lekelerden kurtulamazsanız beyaz sirke ile üstünden geçin. Bu yöntem ile mutfak ve banyo fayanslarınızın derzlerindeki kararmalardan kurtulacaksınız.

    ÇAMAŞIR SUYU
    Uzun zamandır kadınlar ev temizliğinde detay işlemlerde diş fırçası kullanıyor ve bundan büyük oranda verim elde ediyor. Şimdiye kadar bahsettiğimiz temizlik işlemlerinde ovma kısmını derz araları için diş fırçasıyla uygulayabilirsiniz. Fayans arası temizliği için bir diğer kullanacağınız yöntem ise çamaşır suyu uygulamasıdır. Çamaşır suyunu aralara dökerek sonrasında ise diş fırçası veya halı fırçası yardımıyla biriken kirleri temizleyebilirsiniz. Bu noktada dikkat etmeniz gereken noktalardan en önemlisi çamaşır suyunu sulandırmadan kullanmak olacaktır.
#24.09.2022 17:57 2 0 0
  • Tavuklu Bostan Kebabı Tarifi İçin Malzemeler
    2 adet patlıcan
    2 adet tavuk but
    1 adet soğan
    2 adet biber
    1 adet domates
    1 yemek kaşığı salça
    1 tatlı kaşığı pulbiber
    1 tatlı kaşığı tuz
    Yağ
    Sosu için;

    1 tatlı kaşığı salça
    1.5 su bardağı su

    Tavuklu Bostan Kebabı Tarifi Nasıl Yapılır?

    Patlıcanları halka halka doğrayalım yağda kızartalım.
    Tavaya yağı alalım soğan ve biberi küp küp doğrayıp ekleyelim.
    Kavrulunca haşlanmış didiklenmiş tavuğu,rendelenmiş domatesi,salçasını baharatlarını da ekleyip kavurmaya devam edelim.
    Patlıcanları tepsiye dizelim ortasına biraz bastıralım hazırladığımız harçtan yerleştirelim.
    Salçalı suyu hazırlayıp üzerine gezdirelim.
    Yarım saat kadar 180 derecede fırınlayalım.
#24.09.2022 17:35 2 0 0
  • Elma Sirkesi Nasıl Kullanılır?
    Elma sirkesi gargara olarak kullanınca bakteri kaynaklı ağız kokusu sorunlarını da ortadan kaldırır.
    Kükürtlü sabunla birlikte kullanıldığında elma sirkesi egzama tedavisinde de etkili olur.
    Elma sirkesi temizlik için de kullanılır. Kireç izi kalmış cam bardakları sirkeli suda birkaç saat bekletince fark kolayca görülür. Tencerelerdeki kireç tabakaları da aynı yöntemle temizlenebilir. Elma sirkesiyle gümüşler parlatılır, kararmış kaşıklar ışıltıya kavuşur.
    Leke çıkarıcı özelliğiyle beyazları yıkarken bir çay bardağı elma sirkesi katarak daha etkili sonuçlar elde edilir. Tüller, güneşlikler daha aydınlık, lekesiz olur.
    El örgüsü halıları temizlemede elma sirkesi ve bebek şampuanı kullanarak pırıltılı temizlik ve hoş bir koku elde edebilirsiniz.
#24.09.2022 17:25 2 0 0